AB, çok geç olmadan laik Türkiye'ye sahip çıkmalı

Mutlaka dikkatinizi çekiyordur. Türkiye artık, Avrupa Birliği’nin gündeminde değil.  Ne Türkiye’nin lehinde, ne de aleyhinde konuşuluyor. Eskisi gibi demeçler uçuşmuyor. Oysa kısa süre öncesine kadar, Türkiye’yi AB’de tam üye olarak görmek istemeyen ülke liderleri veryansın ederlerdi. Ankara’nın Avrupalı olmadığından tutun, tam üyelik durumunda Avrupa’nın nasıl Türk işçileri tarafından işgal edileceğine dair örnekler sayılırdı.
Şu sıralarda derin bir sessizlik var. Arada bir çıkan ters sözlerin dışında, kimse ağzını açmıyor. Ancak, aman yanılmayın. Bu durum, Türkiye’nin Avrupa’daki imajının düzelmesinden kaynaklanmıyor.
Nedeni, Türkiye’nin kendi kendine büyük tuzaklar kazması ve birbirimizi yememizdir.
Türkiye aleyhtarlarının yapmak istediklerini, biz kendi kendimize yapıyoruz.
Gündemi öylesine iç politikaya endeksledik ve öylesine bir iç hesaplaşmaya girdik ki, gözümüz başka hiçbir şey görmüyor. Bırakın AB reformlarını, AB kriterlerine tümüyle ters işler yapıyor,  bir Avrupalının anlamasına imkan olmayacak bir kavga yaşıyoruz. İşin kötü yanı, bu mücadelenin kolay kolay da bitmeyeceği anlaşılıyor.
Hele final… İnsanları asıl korkutan da bu… Uzakta felaket senaryoları görülüyor… AKP ’nin kapanmasıyla çıkacak büyük kasırgayı mı istersiniz…Yoksa laikliğin referanduma konduğu bir Türkiye’yi mi ?
Seç seçebildiğini…
Türkiye’yi AB dışında tutmak isteyen bir Avrupalı olsanız, siz ne yaparsınız? Ankara zaten kendi kuyusunu kazarken, ikili ilişkilerinizi bozma pahasına hala bağırıp çağırır mısınız? Yoksa bu konuyu gündeminizden çıkarıp, Türkiye’nin kendini  batırışını uzaktan seyretmeyi mi tercih edersiniz ?

Bugün memnun olanlar yarın pişmanlık duyacaklar
Avrupa’da bazıları bugün , belki bu gelişmelerden çok memnunlar.
Ancak şu kadarını bilmelerinde yarar var ki, yarın çok pişman olacaklardır.
Gelişmeleri bir BM gözlemcisi gibi izlemek, sadece eleştiri yapmakla yetinmek ve umursamamak, Türkiye’yi AB dışında tutmakla kalmaz, ilerde Avrupa’nın başına önemli sorunlar çıkaracak bir Türkiye’nin doğmasına da yol açar.
Yaşam tarzı daha İslamileşen,  laikliği törpülenmiş veya derin bir istikrarsızlığa düşmüş olan bir Türkiye, Avrupa için bir tehlike oluşturur.  Avrupa ile sınırdaş konumda , Avrupa’da yaklaşık 3 milyon vatandaşının yaşadığı bir Türkiye, dışarıda da kalsa kolay kolay hazmedilemez. Böyle bir Türkiye’nin, İran, Irak ve Suriye ile birlikte bu bölgedeki dengeleri nasıl değiştireceğini hesaplamak dahi istemem.
İşte bundan dolayı, Avrupa uzun vadeli çıkarlarını hesap edebiliyorsa, seyirciliği biran önce bırakmalı ve laik Türkiye’ye sahip çıkmalıdır.

BJK ve GS bitti, FB artık şampiyon
Fenerbahçe, hafta sonu şampiyonluğunu ilan etti. Önce, Beşiktaş karşısında hakkıyla bir galibiyet aldı. Maça son derece soğukkanlı çıktı ve başından sonuna kadar bilinçli bir oyun sergiledi.
BJK’nin  ise, şahane bir seyirci karşısında ne yapmak istediği dahi anlaşılamadı. Maça çıktıkları gibi geri döndüler. Zavallı taraftar ise, onca desteğine rağmen, boynu bükük evine döndü. Böylece BJK’nin  şampiyonluk ümitleri tümüyle gömüldü.
GS’ın durumu daha acıklıydı.
Gaziantep, sarı kırmızılıları açıkça elinden kaçırdı. Bir GS’lı olarak ben takımımı bu kadar kötü, böylesine karmaşa içinde görmedim. Adeta, ne maçı almak, ne de şampiyonluk yarışını sürdürmek istiyormuş gibi bir görüntü içindeydiler.
Yazıklar olsun...
Futbolcular birbirlerine girmiş.
Teknik heyet yerden yere vuruluyor.
Yönetim ise, tribünden durumu seyrediyor.
FB’nin artık şampiyonluğu garanti... Yeter ki, kendilerini zafer sarhoşluğuna kaptırmasınlar.
 
 

DİĞER YENİ YAZILAR