Asıl, AKP bizden korksun

Laiklik konusunda duyarlı olan medya ve toplumun çeşitli kesimleri sinirli...Siyasiler gergin...Adalet mekanizması (özellikle savcı ve hakimler) telaşlı...Genelkurmay da kaygılı...Nedeni, AK partinin bir türlü önlenemeyen yükselişi.Önlemler alınıyor, bir türlü durdurulamıyor. Şimdi en son Tayyip Erdoğan saf dışı edilerek bir deneme daha yapılacak. Bakalım, sonuç verecek mi?Doğrusu, AK Partisine neden kızdığımızı bir türlü anlayamıyorum. Zira AKP, hiçbir şey yapmadan yükseliyor. Özel bir kampanyaları yok. Özel bir çaba harcamıyorlar. Özel bir mesajları yok. Sahaya sürdüğü isimleri öylesine ahım şahım değil. Din unsurunu özellikle kullanmıyorlar. Öbür tarafta da, Erbakan destekli Saadet Partisi var. yani dinciler için asıl çekim sahası AKP değil, Saadet partisi...Yani, milyonlarca insan, Tayyip Erdoğanı görüp "dini bütünlerde" buluşmak için AKPye koşmuyor. Ortada böyka birşey var. yoksa, daha iki gün önce kurulmuş .ir parti böylesine bir çekim merkezi olamazdı.AKP büyüyorsa, bunun başlıca nedeni onların becerisinden değil, diğer partilerin beceriksizliklerinden kaynaklanıyor. Toplumdan uzaklaşmaları, beklentileri karşılayamamaları en başta gelen etkenler. Toplum iktidar partilerine öylesine kızgın ve tepkili ki, mecliste olmayanı tercih ediyorlar. Bundan dolayı da, AKP durduğu yerde oy kazanıyor.Üstelik, bu çıkışı durdurmakta artık imkansızdır. Tayyipi silsek dahi AKP yükselecek, belki de oy artıracaktır. Ankarada telaş var. AKPNİN İNANDIRICILIK SORUNU VAR Oysa bilmeleri gerekir ki, Erkan Mumcu, Yaşar Yakış, Köksal Toptan gibi isimler veya başı açık birkaç egzantrik kadın transfer ederek, değiştiklerini ispatlayamazlar. Hala önemli bir inandırıcılık sorunları vardır ve uygulamayla göstermedikleri sürece, bu sorun çözülemeyecektir. AKPden rahatsızlık duyanlar, aday listeleri açıklanıncı haklı olarak daha da kaygılanır oldular. Zira AKP, eski tanıdık Milli Görüşçüleri ön plana çıkarttı. Anlaşılan, Saadetten oy koparmak için bu yolu seçtiler ve söyledikleri gibi "yeni bir yaklaşım ve söylemle" değil, eski bildiğimiz kadrolar ve daha "dikkatli konuşanlarla" iktidara yürümek istiyorlar. AKPDEN NEDEN KORKUYORUZ? Önce 28 Şubat, ardından da 11 Eylül, Türkiyeyi çok etkilemiştir. Türk kamuoyunun İslamcı akımlara bakışı büyük oranda değişmiştir.İnsanlar dini motifler değil, ekonomik gerekçelerle hareket etmektedirler.Önümüzde yepyeni bir manzara vardır.İşte bundan dolayı, AKP istediği kadar büyük bir oy oranı ile çıksın.isterse tek başına hükümet kurabilecek bir duruma girsin, Hiç farketmez.Bizler (yani laik-demokratik sistemi savunanlar) öylesine güçlü, öylesine örgütlü ve öylesine destekliyiz ki, , AKP ne kadar siyasi bir güç elde etse dahi, bu sistemi değiştiremeyecektir.Türk toplumu, laik-demokratik sistemini bozacak hiçbir harekete destek vermediği gibi, bir tehlike durumunda tepkisini koymaktadır.Artık rejimi korumak konusunda sadece Asekr değil, Sivil Toplum örgütleri de ön plana çıkmaktadır. Kadınlar seslerini duyurmaktadırlar.Türkiye artık eskisi gibi değildir, Türk toplumu da çok farklıdır. Benim üstünde durduğum diğer bir nokta da, AKPden neden bu kadar korktuğumuz, kaygı duyduğumuzdur. Neden siyasi yargılamalara başvurup sistemimizi zorluyoruz? İRTEMÇELİKİ YİNE BEKLERİZ İrtemçelikin üstün vasıflarıyla genç yaşta öne çıktığı, gösterişten uzak tarzı içinde çok kritik başarılara imza attığı mesleğine dönüşünden, "büyük" Büyükelçiler kuşağı sona ermekte olan Türk diplomasisinin son derece kazançlı çıkacağı kesin. Bunun yanısıra, Onun, önce Bakan, sonra da sade milletvekili olarak, üstelik tek başına ortaya koyduğu performansın iyice irdelenmesi ve örnek alınması itibar arayışındaki Türk siyaset kurumuna da çok şeyler kazandıracaktır. Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlunun, ANAPtan istifa etmiş olmasına rağmen, "Onun kalitesinde adam ABD Senatosunda bile yok" demek dürüstlüğünü gösterdiği İrtemçelike özellikle AB sürecinde yaptığı belirleyici unutulamaz. Kendisini ileride yine siyaset sahnemizde, hak ettiği konumlarda görebilmeyi umuyoruz. mbirand@attglobal.net İnsan hakları ve AB ile ilişkilerden sorumlu Devlet Eski Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik, birçok partiden aldığı çağrıları nazikçe geri çevirdi. "Mevcut koşullarda ülkeme hizmet açısından daha isabetli olacağını, orada daha verimli olabileceğimi değerlendirdim" diyerek evine, Dışişlerine dönüyor.

DİĞER YENİ YAZILAR