Bilanço değil, verdiği mesaj önemli

Emin olun, bu soruların yanıtları o kadar da önemli değildir. Vurulan kamplardaki PKK'lılar kaçmış dahi olsalar, önemli değildir.Doğrudur, bilanço daima merak edilir, ancak bu aşamada -yani daha ilk adımların atıldığı şu sıralarda- ağırlıklı değildir. Zira bu süreç daha yeni başlamıştır. Gidilecek yol uzundur.Bilanço, çok daha ilerde sorgulanacaktır.Şimdi önemli olan, bu harekâtın verdiği mesajlardır.Bu harekât her şeyden önce Türk kamuoyunu rahatlatmıştır. Bir süredir bekleniyor, sabırsızlanılıyor, ancak somut bir adım atılmıyordu. Kamuoyu giderek kabarıyor ve PKK'nın her cinayetinden sonra "Hadi, vurun artık. Ne bekliyorsunuz" diyenlerin sayısı artıyordu.TSK, doğrusunu yaptı.Heyecanlara kapılmadı. ABD ile anlaştı, bölgeye gereken mesajları yolladı ve vurdu.En önemlisi, bu harekât bir ilktir.Yeni başlanmıştır. Bundan böyle, gerektikçe yeni operasyonlar yapılacaktır.Kamuoyu tatmin olmuştur.Şehit kanlarının yerde kalmadığı ve kalmayacağı da ortaya konmuştur.Benim daha da dikkatimi çeken nokta, Genel Kurmay Başkanı'nın Pazar günü yaptığımız telefon konuşmasında, tüm harekâtı Genelkurmay'da komutanlarla birlikte çıplak gözle, baştan sona izleme imkânı bulduğunu söylemesiydi. Kendimi tutamayıp, "Nasıl yani, film seyreder gibi mi izlediniz?" diye sordum."Tabii, TSK artık böyle olanaklara sahip bir ordudur" yanıtını verdi.Heyecan içindeydi."Uzun zamandır ilk defa böylesine büyük ve böylesine başarılı bir harekât yapıldı" dedi.Hem Türk kamuoyunun, hem de Türk Silahlı Kuvvetlerinin böyle bir morale ihtiyacı vardı. Şimdi her kafadan bir ses çıkacak. Türk Silahlı Kuvvetlerinin "boş kampları, dağı taşı bombaladığını, PKK'nın bir zarara uğramadığını" söyleyenler çıkacak. Bazıları ise, "sivil halkın zarara uğradığını, yanlış yerlerin vurulduğunu" ileri sürecekler. Kaç kişinin öldüğü, ne sonuç alındığı konuşulacak, yani bilanço sorgulanacak. Bu harekâtın bence en önemli yanı, PKK ve Kuzey Irak'a verdiği mesajlardır.Tekrar edeyim...Aylardan beri bir şeyler bekleniyor, ancak bir türlü gerçekleşmiyordu. PKK ve Kuzey Irak yönetimlerinde de "Galiba heyecanlar yatıştı. ABD, Türkleri durdurdu" yorumları yapılır olmuştu. Sadece PKK ve Kuzey Irak değil, uluslararası kamuoyu da, askeri bir müdahale olasılığının azaldığı izlenimi içindeydi.Anlaşılan TSK, ABD'den gereken istihbaratı almış, hazırlığını tamamlamak için beklemiş.Zamanlaması da çok ilginç.Hafta sonu ve Bayram öncesi seçilmiş.Bu harekât, Genelkurmay Başkanı'nın bana söylediği, PKK'ya "artık Kuzey Irak'ta saklanacak ve kendini güvende hissedeceğin yerin yok" mesajını veriyor.Org. Büyükanıt " PKK artık bizim için BBG (Biri Bizi Gözetliyor) evindeymiş gibi bir konumda" dedi. Yani, Kuzey Irak PKK için eskisi gibi rahat hareket edeceği bir yer değil.Diğer mesaj, TSK'nın artık "kış geldi- kar yağdı" diye kışlasına çekilmediği, yaz veya kış olsun, harekâtlarını sürdürebildiği ile ilgili.Kuzey Irak'lılara verilen mesaj ise, bölgenin Amerika tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerine açıldığı ve Türkiye-ABD işbirliğinin somut şekilde uygulanmaya başlandığı şeklinde.Washington bu tutumuyla, Barzani'yi değil, Türkiye'yi tercih ettiğini gösterdi. Demek ki Bush-Erdoğan görüşmesi "bir uyutmadan" ibaret değilmiş, tam aksine, Amerika "PKK ortak düşmanımız" derken samimi davranmış.Bu harekât, sadece moralleri yükseltmekle kalmıyor, PKK terörüne karşı mücadelede, bölgedeki dengeleri değiştireceğini gösteriyor. PKK ve Kuzey Irak'a, daha önemli mesaj var Org. Büyükanıt'ın anlattıkları ve ajanslardan gelen haberler, açıklamalar bizlere olayın bir başka yanını da gösterdi.Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekleri çok artmış.Beni en çok ilgilendiren, Genelkurmay Başkanı ve komutanların harekâtı anında, canlı yayın şeklinde Ankara'daki merkezden izlemiş olmalarıydı. Bu olanağın sadece Amerikalılarda olduğunu sanıyorduk, oysa TSK' da da varmış. Artık TSK da gıpta edilecekler listesinde.Hava bombardımanı ve ardından uzun menzilli topçu ateşi, TSK'nın gücünü Kuzey Iraklılara öylesine net bir şekilde gösterdi ki, bundan böyle herkes adımını farklı atacak. TSK'nın yeteneği çok artmış... (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. ) mabirand@e-kolay.net