Bir insanın hayatına değdi mi?

Çok basit bir sorum var:Kostas İliakis adlı 37 yaşındaki gencecik bir pilotun hayatını kaybetmesine değdi mi? Bir aile söndü.Peki, sizler neyi ispat ettiniz?Uzun süredir böyle bir olayla karşı karşıya kalınacağını hepiniz, hepimiz biliyor ve bekliyorduk.Sonunda da oldu.Genç bir can kayboldu. İki ülkenin milyon dolarlık iki uçağı parçalanıp gitti.Sakın karşımıza geçip "Vatan sağolsun. Hayatımız vatana feda olsun" da demeyin. Zira bu olayın Vatan ile hiç ilgisi yok.İsteseydiniz, ey Türk ve Yunan politikacıları ve Komutanları, istemiş olsaydınız ve bir parça üzerinde dursaydınız bu olayı engelleyebilirdiniz.Bu olay ile neyi ispat ettiniz?Yunan Genelkurmay'ı, Ege üzerindeki hava sahasının 10 mil olduğunu mu ispat etti? Hayır.Çok iyi biliyorsunuz ki, karasuyu 6 mil iken, havada 10 millik saha sizin olmaz. Türkiye başta, kimseye bunu kabul ettiremezsiniz.Peki, Türkiye ne kazandı?Yunan karasuyunun 6 mil ile sınırlı kaldığını mı ispatladı?Hayır.Ankara da, Atina da Ege üzerindeki bu oyunu yıllardır oynuyorlar. Gencecik pilotlarımızın hayatını riske atıyorlar. Milyonlarca dolarlık uçakları tehlikeye sokuyorlar. Yunanlılar sırf kamuoylarına "Saldırgan Türklere dersini verdik... Hava sahamızı koruduk" diyebilmek, bizler de "Yunan genişlemesini engelledik" diye övünebilmek için, bu oyunu sürdürüyoruz.İsteseler, aynı iddialarını hiçbir riske girmeden, aynı oyunu insan hayatını tehlikeye atmadan da oynayabilirler.Türk Hava Kuvvetleri ayda 1 defa, hatta yılda 2-3 defa 6-10 sınırını delerek de iddialarını sürdürebilir.Önemli olan, bayrak göstermektir. Yüzlerce defa uçuş yaptığınız zaman daha haklı olunmuyor. Ha 1-2 defa veya 500 defa uçmuşsunuz birşey değişmiyor.Aynı şekilde, Yunan Hava Kuvvetleri de 1-2 defa bayrak göstererek, it dalaşına girmek yerine uzaktan izleyerek aynı sonucu elde edebilirdi. İddialarını devam ettirebilirdi.Türk ve Yunan diplomatları ve askerleri, Kostas İliakis'in ölümünden ders alıp harekete geçmeli ve bu genç adamın anısına 6-10 mil kavgasını ya bitirmeli, bitiremiyorlarsa da iddialarını birkaç uçuşla sınırlayarak sürdürmeliler.Bu olay hepimize bir ders olsun.Eğer hemen harekete geçilmezse, ilerde bu kazalar tekrarlanacaktır. O zaman, bakalım gerçek sorumlular ne yanıt verecekler.Kahramanlığın da yeri vardır, ancak böylesine bir savurganlığa kimsenin hakkı yoktur.Türk ve Yunan medyası, artık komikleşmeye başlayan milliyetçilik yarışını bir yana bırakıp, hükümetlere ve Genelkurmaş Başkanlarına baskı yapmalı. Bu saçma yarışa son verilmesi için harekete geçmeli.Türk ve Yunan Genelkurmay Başkanları, politikacı ve diplomatların yapamadıklarını yapmalı ve Ege'deki bu Rus ruleti oyununu ya durdurmalı veya tehlikeyi en alt sınıra indirecek bir yöntemde anlaşmalı.Hadi beyler hareketlenin...Boş yere gençlerimizi öldürmeyelim. * * * Bu yazımı Türk ve Yunan politikacılara, aynı zamanda Türk ve Yunan Genelkurmay Başkanlarına yazıyorum. Paul Wolfowitz Irak harekatının en önde gelen isimlerinden biri. Türkiye'yi en iyi tanıyan kişi. Tezkerenin reddedilmesinden sonra, Washington'daki havayı en sivri şekilde yansıtan isim. Wolfowitz, bugün Dünya Bankasının başında.Washington'da Sakıp Sabancı ödüllerinin dağıtıldığı gün onur konuğu idi. Ardından da karşıma oturdu ve ekonomi konuştu. Türkiye'de bizler piyasalarda krizden söz ediyoruz. Wolfowitz ise Türkiye'yi ekonomik açıdan güçlü görüyor. Tek kuşkusu, önümüzdeki seçimler."Seçim, seçimsizlikten çok daha iyidir. Ancak seçimler bizi daima kaygılandırır. Zira hükümetler seçim kampanyalarında gerçekçi olmayan sözler verirler. Umarım Türkiye'de bu durumla karşılaşmayız. "Peki, son dönemde en çok tartışılan cari açık Türkiye açısından bir tehlike durumuna girdi mi?Wolfowitz EVET diyor. Artık önlem alma zamanı. "Türkiye cari açığına dikkat etmelidir. IMF bu konuda Türkiye'ye yol gösteriyor. Cari açık büyüdü. IMF'te bu açığın büyümesinden dolayı kaygı duyuyor."Diğer bir tartışma konusu. IMF'li mi yaşayalım, yoksa Brezilya gibi IMF'e borcumuzu ödeyip IMF'siz mi yolumuza devam edelim?"Böyle yapıp belki kendinizi iyi hissedebilirsiniz. İşte başardım, diyebilirsiniz. Ancak, IMF'ten istediğiniz gibi harcama yapmak için ayrılmak istiyorsanız, bu yola gitmeyin. Disiplini sevmediğiniz veya disiplinden kurtulmak için IMF'e borcu ödeyip kurtulalım diyorsanız, yapmayın."Gelelim faizsiz bankacılığa veya İslami Bankacılık. Şimdiki yeni moda. Kapitalist sistemin tepesinde oturan Wolfowitz'e bunu sordum. Faizsiz bankacılık tutar mı?" Bence piyasalar buna karar verecektir. İnsanlar karar verecektir. Geçenlerde Endonezya'daydım. Konuştuğum kişiler genelde bu sisteme kuşkulu bakıyorlar. Çin'li Deng Cia Pung'un bir lafı vardır : Kedi ister siyah ister beyaz olsun. Önemli değildir. Önemli olan fareyi tutmasıdır, demiştir. Kominizm ile kapitalizmi karşılaştırırken söylemiştir. İslami Bankacılığıda göreceğiz. Bakalım fareyi yakalayabilecek mi? Yani insanlara para kazandırabilecek mi?"Bizim bu halimiz ne olacak? Kısa bir süre öncesine kadar petrolün variline 20-30 dolar ödüyorduk. Bugün 70 doları buldu. Yarın Amerika İran'ı vurursa, petrolün varili 100 doları bulursa Türkiye ne yapacak? Wolfowitz "daha kötü günlere hazır olun" diyor."Benim edindiğim izlenim şu ki, petrol ve gaza olan talep giderek büyüyecek. Avrupa, Çin, Hindistan ve Türkiye gibi büyüyen ülkelerin ihtiyaçları artıyor. Şimdiden kendimizi bugünkünden daha pahalı enerji fiyatına hazırlayalım. Artık ciddi şekilde enerji tasarrufunu düşünelim, yeni enerji kaynakları düşünelim." WOLFOWİTZ: CARİ AÇIĞA DİKKAT EDİN (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. ) mabirand@e-kolay.net