Bunca gerilime değdi mi?

Haftasonu yapılan tüm açıklamaları ve Başbakanın neden sinirlendiğini anlatan yorumcuları okudum. Başbakana yakın çevrelerle de uzun uzun konuştum ve tüm kavganın nedenlerini araştırdım. Doğrusunu söylemem gerekirse, olayın temelinde bu kadar basit nedenlerin yattığına inanamadım.Baktım ki, TÜSİAD'ın Başbakanı yerden yere vurma niyeti yokmuş. Sadece, kendilerini rahatsız eden bir kaç noktaya değinmek istemişler, o kadar. AKP iktidarından memnuniyetlerini de açıkça belirtmişler.Başbakan'ın bu kadar sert tepki göstermesinin altında da, ne ilginçtir, tamamen kişisel algılamaları yatıyormuş:"Ben bu kadar çaba harcıyorum. Kimselerin cesaret edemediği kararları alıyorum. Bu adamların şirketlerinin değerleri, bu önlemler sayesinde arttı ve şimdi de kalkmışlar beni eleştiriyorlar."Bu işler bu kadar basit mi?Bunca gerilime değdi mi?Kavganın temelinde önemli bir şey vardıysa, neden böylesine çabucak bitiverdi.Geriye dönüp baktığımızda, ne kazandık, ne kaybettik ?Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin Başbakanı ve Türkiye'nin önde gelen patronları, ellerine geçirdikleri istikrarı, yakaladıkları ekonomik rüzgarı hoyratça kullanıyorlar.Hiçbirimiz, bu ülkenin geçmekte olduğu sürecin farkında değiliz galiba.Ekonomi ne kadar düzelmiş olsa dahi, hala kırılganlığını sürdürüyor. En ufak bir çalkantıda, istikrarın bozulacağı yolundaki bir belirti, parayı hemen kaçırtacaktır. Tekrar enflasyon canlanacak, işsizliğin boyutları yeniden artmaya başlayacak ve Türkiye eski hasta yatağına geri dönecektir.Yazık değil mi?Bunca fedakarlığın, bunca çabanın boşa gitmesini göze alabilecek kadar hoyrat davranmanın ne gereği var?Türkiye kendi içinde ve dışında bir denge oluşturabilmiş ve uzun yıllardır özlediği bir ivme kazanmıştır. Buna sahip çıkmak zorundayız. Kişisel kaprisler veya yanlış tutumlarla bu ortamı kaybetmememiz gerekiyor.Sadece hükümet değil, patronlar da, medya da, geçen hafta yaşanan içi boş krizi iyi değerlendirmeli ve hoyratlığı bırakmak zorunda.Bu noktaya gelene kadar çok çektik.Şimdi kendi bindiğimiz dalı kesmemeliyiz. * * * Ben geçen hafta yaşanan gerilime hala bir anlam verebilmiş değilim. Göreceksiniz, önümüzdeki iki hafta süreyle Türkiye' de hiçbir kriz yaşanmayacak.Nedeni de son derece basit.Bu haftasonu yılbaşı.Cumartesi akşamına rastlamasına rağmen, yine de çoğumuzu meşgul edecek bir fırsat. İnsanlarımızın önemli bir bölümü için bir eğlence unsuru.Hemen ardından da Kurban Bayramı geliyor.Gündem değişecek.Başka konular ön plana çıkacak. Siyasi heyecanlar yatışacak. Rahat etmekten hoşlanmayanlarımız, Bayram'da ne yapacağını konuşacaklar. Farklı konuşmalar yapacaklar. Bütçe görüşmelerindeki -herhalde sıkıntıdan olacak- karşılıklı laf atmalar bitecek.Yani durum, kontrol altına girecek.Ah bir de Başbakan'ın dış gezisi olsa, işte o zaman değme keyfimize.Daha önceki bir yazımda, Başbakana çağrıda bulunmuş ve "Artık geri dönün tadımız kaçtı. Gündemsiz kaldık..." demiştim.Hay Allah demez olsaymışım !Başbakan bir döndü pir döndü.Şimdi de içimizden, "hadi biraz dolaşsanıza..." demek geliyor... Neyse ki ocak ortasına kadar rahatız.Ne yapalım bizler böyleyiz işte... * * * ALLAHTAN, YILBAŞI VE BAYRAM GELİYOR... Haftalardır gereksiz bir gerilim yaşıyoruz.Önce Orhan Pamuk, ardından Van Üniversitesi rektörü Aşkın ve nihayet TÜSİAD kavgası.İncir çekirdeğini doldurmayacak tartışmalar.Merak ettim, Türkiye'de yatırım yapanlarla ve Türkiye'yi dışardan izleyen iş çevreleriyle konuştum. Acaba bütün bu gelişmeleri nasıl görüyorlar ? Gerilim onları nasıl etkiliyor ?Çok ilginç yanıtlar aldım.Şöyle özetleyebilirim :"...Bizler için tek önemli unsur siyasi ve ekonomik istikrardır. Bunun dışında ne Türban, ne de İmam Hatip tartışması bizi ilgilendirir. Yatırımlarımızın geleceği herşeyden önemlidir.Tek dikkat ettiğimiz, acaba ortaya çıkan gerilim istikrarı tehdit eder mi ? Hem siyasi, hem de ekonomik istikrara bakarız. Son yaşanan olaylar bizi rahatsız etti. Bu tempo devam ettiği taktirde, iktidarı erken seçime götürür mü, diye kendi kendimize sorarız. Orhan Pamuk ve Aşkın davalarının tek rahatsız edici yönü, Türkiye'nin dış görüntüsünü zedelemesi. Yoksa bunların bir krize dönüşmeyeceğini biliyoruz."Özetlemek gerekirse, Yabancı Yatırımcının tek derdi istikrar.Aslında bizim de derdimiz istikrar.Gereksiz tartışma ve kavgalardan kendimizi kurtarabildiğimiz taktirde, yatırımcıları da, toplumumuzu da rahat ettirebileceğiz. YABANCILAR SON KRİZİ NASIL YORUMLADILAR ? (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. ) mabirand@e-kolay.net