Mehmet Metiner'in yürekli çıkışı

Bu insanlara şapka çıkarılır. Ne yazık ki,bu düzeye gelebilen çok az insanımız var. Kompleksler içinde kıvrananlarımızın sayısı hiçte az değil. Övgüyle söz ettiğim bu yaklaşımın ilk örneğini, yıllarca önce Hasan Cemal vermişti. Sol cephede neler yaşadığını, Türkiye yi sol darbeyle nasıl kurtarmak istediklerini son derece hoş bir kitapla anlatmıştı. Şimdi de cephenin sağdaki en tanınmış isimlerinden Mehmet Metiner son kitabıyla (Yemyeşil Şeriat, Bembeyaz Demokrasi, Doğan Kitapçılık) daha da cesur bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bu kitap, Metinerin kişiliği ve inançlarını açıklamasının ötesinde, 1960-1990 döneminde Türkiye nin neler yaşadığını anlatması açısından son derece önemli. Adeta "öteki Türkiye yi" bize tanıtıyor. Zira biz ( kimilerine göre Laik kesim, kimine göre Beyaz Türkler onları görmezden gelirdik. Dinci olduklarından dolayı küçümserdik. Oysa Metiner in kitabı bizim de ne kadar cahil, ne kadar vurdum duymaz olduğumuzu anlatıyor. Türkiye nin 30 yıllık bir döneminin bir politik ve sosyolojik analizinin yapıldığı bu kitap bizlere hiç bilmediğimiz bir dünyanın kapılarını açıyor. İslamcıların ne düşündüklerini, Taliban dan farklarının olmadığını ve en önemlisi bu 30 yıl içinde " ötekilerin" nasıl değişik yaşadığını anlatıyor. Ben şimdiye kadar İslamcıların dünyasını böylesine cesaretle anlatan bir kitaba veya tanıklığa rastlamadım. Çok şey öğrendim ve şimdiye kadar büyük bir kesimin derinliklerine inemediğimden dolayı, kendimden utandım. Eğer, somut örnekleriyle 30 yıl süresince İslamcı kesimin nasıl örgütlendiğini, neler yaşadığını, neler düşündüğünü, toplumun din jandarmalığını nasıl yaptığını öğrenmek istiyorsanız... Eğer, bütün bu portrenin içine bir de Kürt sorununu, Kürtler arasındaki din ve milletçi kesim ayırımını öğrenmek istiyor, Kürtler içinde yaşanan değişimleri anlamak istiyorsanız, Mehmet Metiner i mutlaka okuyun. Okuduktan sonra da Metiner e bir teşekkür mesajı yollayın.Not: Hasan Cemal ve Mehmet Metiner in gösterdikleri bu güzel özgüveni, geçmişiyle yüzleşmenin bir diğer örneğini, Kürtlerin diğer kanadından da bekliyoruz. Hadi, siz de cesaretinizi toplayın. Apo dan veya diğerlerinden korkmayın ve bize gerçekleri anlatın. Mehmet ve Hasan ın cesaretini siz de gösterin...*** Ben kendinden emin, kendine güvenen insanlara hayranlık duyarım. Cesurdurlar, yaptıkları hataları kabul ederler. Geçmişleriyle korkusuzca yüzleşirler. Fikirlerini değiştirdiklerini, yani "döndüklerini"hiç kompleks duymadan açıklarlar. Bunun kötü birşey değil, aksine "olgunluk " olduğunu hazmetmişlerdir. Bayram da ne yapacaksınız ? Eminim, bu başlığı görenlerinizin bir bölümü " Kardeşim paramız mı var ki, bir yere gidelim. Karnı tok olanlar bir yere gider" diyecektir. Böyle düşünüyorsanız çok hata ediyorsunuz, demektir. Kimi New Yorka gidebilir. Parası vardır, Güney Afrika daki filleri izler. Diğeri ise, Türkiye içinde dolaşır. Hiç parası olmayan, bulunduğu mahalleden kalkıp, tüm aileyi toplayıp Gülhane Parkı'na gider. Ancak, gidin. Bulunduğunuz yerden çıkın ve mutlaka bir yere gidin. Bunun para ile ilgisi yok. Bütçeniz ne kadarına izin veriyorsa o kadarını yapın. Evinizde kalmayın. Çocuklarınızı eve kapatmayın. Onlara Bayramın farklı olduğunu gösterin. Hepimiz için Bayram bambaşka bir şeydir. Günlük yaşamın değişmesi gerekir. Etrafımızdaki herkesi de peşimizden sürüklemeliyiz. Bayramınız mutlu, kutlu olsun. Birkaç günlüğüne, keyfiniz keyif olsun. Nice bayramlara... BAYRAM DA MUTLAKA BİR YERLERE GİDİN... (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. ) mabirand@e-kolay.net