Yarın soykırım giyotini düşecek mi?

Ermenistan-Türkiye arasındaki sınır kapısının açılması giderek daha da karmaşık bir hal almaya başladı. Korkarım, sonunda büyük bir fiyasko ile karşı karşıya kalabiliriz.
Müzakerelerin içeriğini veya perde arkasını bilmiyorum. Zaten resmi yetkililerin dışında kimselerin tüm ayrıntılardan  haberdar olmadığı da ortada.
Tüm değerlendirmeler, yapılan resmi açıklamalar, demeçler ve basına sızan haberlere dayandırılarak yapılıyor.
Bin de, bu verilere dayanarak, ancak aynı zamanda müzakerelerin içindeki kişyilerin verdikleri bilgileri de ekleyerek durumu yansıtmak istiyorum.

Washington'a güvence mi verildi?
Kapının açılmasının neden bu kadar önemli olduğunu anlatarak yola çıkalım:
Türkiye, Ermenilerin Soykırım iddiaları karşısında hergeçen yıl biraz daha sıkışıyor. Soykırım iddiaları, Uluslararası alanda artık kabul  görme noktasında. Ermeni lobisinin yıkamadığı son  kale Washington. Onun kapısı da zorlanıyor. Washington’un “soykırım” tezini benimsemesi halinde Türkiye’nin uluslar arası hukuk ve saygınlığının çok büyük yara alacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok.
Bu gidişi yavaşlatma ve geciktirmenin tek yolu, Ermenistanla ikili ilişkilere önem vermek ve karşılıklı çıkar ekseninde yeni bir dönemi başlatmaktan geçiyor. Eğer kapı açılırsa, Erivan  soykırım baskısını  diplomatik bir dayatmaya dönüştürmekten –en azından bir süre-  vazgeçebilir.
İşte bu ortamda kilit ülke ve anahtar kişi, ABD’nin yeni Başkanı Obama. Seçim öncesinde, Ermeni Soykırımını kabul edeceğini söylemişti. Şimdi verdiği sözü bir süre ertelemesinin tek yolu, Türkiye ile Ermenistan arasındaki yeni dönemi baltalayacak bir girişimden kaçındığını vurgulaması ve bu nedenle soykırım tezini telaffuz etmeyeceğini ilan etmesidir. Yani Obama’nın elinde bir koz olması gerekiyor. 

Obama kapının açlacağını sandı...
Cumhurbaşkanı Gül’ün tarihi Erivan ziyareti ve ardından verilen demeçler, yaratılan ortam, Obama yönetimine çok net bir mesaj anlamındaydı. Hatta, Obama’nın Ankara ziyareti öncesinde, Ahmet Davutoğlu’nun Washington‘daki temasları sırasında “ABD yönetimine bu yönde olumlu sinyaller verdiği” söyleniyor.
Amerikalı yetkililer, Obama’nın Ankaraya işte böylesine büyük ümitlerle gittiğini, Ankarada duyduğu sözlerle “Bu işin kesinleştiği” izlenimine kapıldığını söylüyorlar.
Acaba?
Acaba Türkiye, gerçekten Obama yönetimine ayırı  ümit mi verdi?

Azeriler, yeterince dikkate alınmadı mı?
Şu anda garip bir durumla karşı karşıyayız.
Washington, kapının açılacağına inanmış ve beklenti içinde.
Erivan da, kapı konusunda inatçı, hatta tarih bile veriyorlar.
Ankara da ise, kafalar karışık.
Birgün son derece yumuşuk, ertesi gün çekimser bir manzara ile karşılaşıyoruz.
Bu karmaşanın içinde, sanki Bakü faktörü unutulmuş gibiydi. Ankara, belki kapalı kapılar arkasında, kapının açılmasını Ermenilerin Azeri topraklarının hiç değilse bir bölümünden çekilmesi gerektiğine bağlamış olabilir, ancak kamuoyunu pek yansımadı. Kamuoyunu yansımadığı gibi, anlaşılan Bakü’ye de yeterince yansımamış olacak ki,  Azerilerin tepkileri çok sertti. Hala da yumuşamış değiller.
Başbakan ilk defa gurup toplantısında çok net konuştu ve kapının açılması ile ermeni istilasının bitişini birbirine bağladı. Ermeniler çekilmedikçe, kapının da açılmayacağı mesajını verdi.

Bakü, Türkiye'nin Ermenistan politikasına ambargo koydu
Şu andaki durum çok karmaşık görülüyor.
Azeriler, şimdiye kadar göstermedikleri kadar bir tepki gösterdiler; şimdiye kadar yapmadıkları kadar etkili bir lobi yaptılar.
Azeriler, Türkiye’nin Ermenistan politikasını tam anlamıyla kontrol altına aldı. Daha önceleri de ankara daima Azerilerin duyarlıklarına dikkat ederdi, ancak Bakü hiçbir zaman, ankara’yı böylesine hapsetmemişti.
Türkiye’nin Ermenistan politikası, bundan böyle tamamen Bakü ile ince ayarlı gidecek, Azerilerin onayı olmadan önemli bir adım atılamayacaktır.
Azeri lideri Aliyev son derece başarılı bir şekilde, istediğini elde etti ve Ankara’yı kilitledi.

Kongreden soykırım kararı bekleyelim
Şu anda Beyaz Saray’daki hava çok karışık. Başkan Obama’nın Ermenistan kapısının açılışının suya düşmesi ve Türkiye’nin şu veya bu nedenle beceremediğini görünce ne yapacağı merak ediliyor.
Yarın 24 Nisan. Beyaz Saray’dan 1915 olayları yıldönümüyle ilgili bir açıklama yapılacak. Başkan  Obamanın mesajında büyük olasılıkla Soykırım kelimesi  bulunmayacak.  Yarın belki atlatacağız, ancak bu yıl içinde kapı açılmadığı taktirde ABD Kongresinden Soykırım kararının geçme olasılğınını giderek artacağını ve BaşkanObama’nın da bunu engellemek için büyük bir çaba harcamayacağını beklemeliyiz.