Yaşar Kemal ödülü onurlandırdı

Cumhurbaşkanı Gül, barış adamı olduğunu gösterdi. Bu yılki Kültür ve Sanat Büyük ödülünü, yazar Yaşar Kemal, bestekar Alaettin Yavaşça ve mimar Turgut Cansever’e vererek gönülleri fethetti. Bu isimler, aynı zamanda ödülü de değerlendirmiş; onurlandırmış oldular. Hele Yaşar Kemal’i hepimiz ayakta alkışladık. Ona geç kalmış bir teşekkürü, geç kalmış bir saygı gösterisini yerine getirmiş olduk.


Nice bayramlara...
Haftaya Kurban Bayramı ve ben çok uzaklarda olacağım. Bayram tatili uzun olunca yine Cemre’yi kaptım ve dünyanın başka köşesine gitmeye karar verdik. Dönüşte, gördüğümü ve yiyip içtiğimi anlatacağım. Bundan dolayı gelecek hafta birlikte olamayacağız.
Şimdiden Bayramınızı kutlarım...


Kıraç'tan Atatürk hediyesi...
İnan Kıraç, Atatürk’ün ölümünün 70 inci yıldönümü vesilesiyle; yakın gördüğü kişilere çok anlamlı bir hediye yolladı.
11 Kasım 1938 tarihinde yayınlanmış bazı gazetelerin (Ulus, Yeni Sabah, Akşam, Bugün, Tan) kopyalarını yapıp yollamış. Başka bir deyişle o günkü medyanın nabzını tutmuş. Manşetler, kullanılan resimler ve makaleler son derece ilginç. Özellikle araştırmacılara tavsiye ederim. Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Atatürk Araştırmaları Bölümü, nefis kitap ve belgelerle dolu.


Gerçek reyting yarışında Kanal D başı çekiyor
Seyirciler pek farkına varamazlar, ancak Ana Haber Bültenleri arasındaki büyük rekabet, son derece karışık verilere göre hesap edilir. Seyircinin karşısına “Biz bu ayın 1 incisiyiz, diğer tüm kanalları geçtik” diye çıkan her hangi bir Ana Haber Merkezi sizin önünüze bir rakkam koyar . Rakamı da doğrudur, ancak apayrı saatlerde ve koşullardaki reytingini verir. Oysa 4 kanalın katıldığı bir yarışta hem süreler, hem de yayın saatleri önemlidir. Yani yarış hem “aynı dakikada başlamalı” hem de yarışçılardan biri 60 dakika koşarken, diğeri 40 dakika koşmamalı. Gerçek bir reyting yarışında kimin 1 inci, kimin sonuncu olduğunu anlayabilmek için, bu yarışın aynı saatte başlaması ve aynı saatte bitmesi gerekir. Oysa varolan durum çok farklı. Çünkü haber bültenleri, birbirlerinden çok farklı uygulamalarla karşımıza çıkıyorlar.
Peki gerçek tablo ne?
4 kanalın haberlerinin yayına girişi ile Ana Haber başlangıç saatleri bakın nasıl değişik:

STAR : 18:55’ te GÜNÜN OLAYI adı altında ve yine Uğur Dündar’ın sunduğu bir bölümle başlar. 19:30 civarında hatta bazen 19.45-19.50’de ana haber jeneriği döner ve ana haber reyting hesabı da bu dakikada başlar. Reklama çıkışı saat 20:00 civarındadır.
SHOW : 18:50’ de SICAK GÜNDEM adı altında ve Ali Kırca’nın sunduğu özel bir bölümle başlar. Ana haber jeneriği 19:30 civarında döner ve reyting bu noktadan itibaren hesaplanır. Reklama çıkışı 19:45-19:50 arasında değişir.
KANAL D : Ana habere, jeneriğini döndürür tam 19:00’da başlar ve reklama 19:43-19:45 arasında çıkar.
ATV : Ana habere, jeneriğini döndürüp 18:45’te başlar ve reklama engeç 19:40-19:43 civarında çıkar.

Dolayısıyla, gerçek bir yarış hesabı yapılacaksa, bu 4 kanalın ve 4 anchorman’in birlikte ekranda bulundukları süre içinde hesaplanmalıdır. O zaman doğru bir sonuç elde edilebilir. 4 kanalın 4 anchorman’i (o bölümü ne ad konursa konsun) 19:00 ile 19:43 arasında ekranda seyircinin önüne çıkıyor ve yarışıyorlar. AGB’nin verilerine göre, 19.00-19.43 arasındaki yarışın sonucu şöyle belirleniyor:


Yıllık reyting (01 Ocak - 30 Kasım 2008)
TOPLAM SEYİRCİLERİN İZLEME ORANLARININ ORTALAMASI:
01 OCAK- 30 KASIM 2008

SAAT 19:00 -19:43 KANAL REYTİNG PAY
1 inci KAND 4,70% 17,20%
2 inci SHOW 4,20% 15,40%
3 üncü STAR 3,20% 11,80%
4 üncü ATV 2,90% 10,70%


AB SOSYAL GURUBUNUN İZLEME ORANLARININ ORTALAMASI:
01 OCAK- 30 KASIM 2008
SAAT 19:00 - 19:43 KANAL REYTİNG PAY

1 inci KAND 4,70% 18,20%
2 inci SHOW 4,00% 15,20%
3 üncü STAR 3,40% 13,20%
4 üncü ATV 3,20% 12,10%

Bu verilere göre, içinde bulunduğumuz 2008 yılının 11 ayındaki yarışın 1 incisi KANAL-D (Toplam 4.70, AB 4.70). Ardından SHOW TV (Toplam 4.20, AB 4.00) geliyor. STAR üçüncü ( Toplam 3.20, AB 3,40), ATV ise dördüncü (Toplam 2.90, AB 3,20).

KASIM AYI REYTİNG ORTALAMASI
TOPLAM SEYİRCİLERİN İZLEME ORANLARININ ORTALAMASI:

01-30 KASIM 2008
SAAT 19:00-19:43 KANAL REYTİNG PAY

1 inci KAND 6,00% 16,50%
2 inci SHOW 5,60% 15,30%
3 üncü STAR 5.30% 14.40%
4 üncü ATV 3.90% 10,80%

Bu verilere göre, geçtiğimiz Kasım ayının toplam seyirci bölümünde KANAL-D birinci (6.00). SHOW TV (5.60) ikinci, STAR üçüncü (5.30), ATV ise dördüncü (3.90)

AB SOSYAL GURUBUNUN İZLEME ORANLARININ ORTALAMASI:

01-30 KASIM 2008
SAAT 19:00-19:43 KANAL REYTİNG PAY

1 inci STAR 5,90% 18,20%
2 inci KAND 5,70% 17,60%
3 üncü SHOW 5,30% 16,40%
4 üncü ATV 3,60% 11,00%

Bu verilere göre, geçtiğimiz Kasım ayının AB Sosyal seyirci bölümünde ise STAR (5.90) birinci, KANAL-D (5,70) ikinci, SHOW TV (5.30)üçüncü, ATV ise dördüncü (3.60)


İstanbul'un en güçlü 14 kadınının başarısı...
Resimde gördüğünüz gençler bugün İstanbul’un en güçlü 14 kadınından sadece birkaçı. AÇIK KAPI adını verdikleri Sosyal Sorumluluk Derneğinde bir rekor kırdılar. Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumunda 0-6 yaş arasındaki engelli çocuklar için 60 kişilik bir rehabilitasyon ve tedavi merkezi kurdular. Geçen hafta açılışı yapıldı. Ben de gittim ve hayran kaldım. Tertemiz ve rengarenk bir merkez. Bu merkezi yapabilmek için Esma Sultan’da bir gece düzenlemişler ve göz açıp kapayana kadar 1.5 milyon YTL toplamışlardı. Müthiş bir geceydi. Ben de satışa yardımcı olduğum için biliyorum.
Emre Arolat’ın çizgisiyle hazırlanan merkez, Avrupa’da dahi az görülecek cinsten. 14 gencin eşleriyle birlikte geldikleri tören de çok hoştu. İsimlerini vereyim, neden “en güçlü 14 kadın” dediğimi anlarsınız:
ASLI SOYAK
BATYA EDİN
BERRİN YOLERİ
BURÇAK SAYILGAN
DİDEM KURDOĞLU
ESRA CİVELEK
MAİDE KURTTEPELİ
MERVE KURTTEPELİ GÜRSEL
NEVBAHAR KOÇ
SELİ ELVASVİLİ
SERRA TAŞKENT
SEVGİ TOPRAK TUNGA
SUZAN KELEŞ
ZEYNEP ÜSTÜNEL

Darısı diğer hayırseverlerin başına…


Polise kimlik sormak mı (!)
İstanbul’da bir müzikhole polis kıyafetiyle girip, genç bir kadını saçlarından sürükleyerek götüren zorbalar, ilginç bir tartışma başlattılar: Polise kimlik kartı sormak...
Komedi filmi gibi...
İnsanlar polis korkusundan öylesine muzdaripler ki, bırakın kimlik sormayı, dayak yedikleri zaman dahi seslerini çıkaramıyorlar.
Kimlik göstermek veya kimlik sormak son derece doğaldır. Herkesin de hakkıdır. Ancak gelin görün ki, bizim polis kimlik sormayı hakaret gibi algılıyor.
İstanbul Emniyet müdürü, kimlik kartı sorulması gerektiğini söylerken, asıl kendi kadrosuna “kimlik göstermek zorundasınız” emri vermeli. Önce polisini eğitmeli...
Polisin kabalığı ve gaddarlığı artık tüm boyutları aştı. Emin olun, gerçek sorumlular da o genç polisler değil. Onları eğitemeyen, doğru dürüst para vermeyen devlet ve yöneticileridir. Önce devlet ve yöneticiler kendi kendilerine çeki düzen versinler, sonra bize akıl öğretsinler.


Köprüler neden 7 gün bedava?
Rauf Tamer yazdı ve fitili ateşledi.
Bayram süresince köprülerdeki geçişler bedava olacakmış.
Tamer’in sorusu doğru.
Neden bedava?
Kimin parasını kime dağıtıyorsunuz?
Hem krizden söz edin, hem de bizlerin cebinden, Anadolu ile Avrupa yakalarına dolaşmaya giden otomobil sahiplerine, ticari araçlara, kamyonlara para dağıtın.
Ben bunun mantığını anlayabilmiş değilim.
Dikkat edin, medya’da olsun, muhalefette olsun, kimseler çıkıp “Neden bedava?” diye soramıyor. Rauf Tamer’in dediği gibi, eyyamcılık derimize işlemiş. Kimseler sesini çıkartmayınca bu defa Devlet bizim cebimizden bol kepçe harcama yapabiliyor.