Acı kayıp

Acı kayıp



Görünürde Galatasaray'da Beşiktaş maçından farklı üç öge vardı. Bratu'nun yerine Hasan Şaş sahadaydı. Sabri'nin de yerine Petre. Bir de Fatih Terim kulübenin dışına çıkabiliyordu. Ama maçın başlamasıyla asıl farklı olanın dört gün öncesinin priması De Boer'in performansı olduğu ortaya çıktı. 17'deki hatalı geri pasında Uruguaylı 18'lik Castillo üst direğe vurdu. 34'tekinde önce De Boer'in iki katı hızlı olduğunu ispat etti, sonra da Mondragon'u geçip golü attı. Mondragon 25 dakikada önce de Galatasaray'a gelişinden bu yana ceza sahası dışından vurulan şutlarla yediği dördüncü golü kalesinde görmüştü. Lazio'dan Stankoviç, Fenerbahçe'den Rapajc, Bursa'dan Fransineanu ve nihayet Mavrogenidis... Böylece şu ispatlandı ki, 18'in dışından Mondragon'a gol atmak istiyorsanız Balkan'lardan olmalısınız.
Olympiakos, Juventus maçının benzeri yüksek tempo, sıkı pres, nefes aldırmayan oyunla Galatasaray'ı ablukaya alarak maça başladı. Bu oyun Torino'nun süper starlarını darmadağın etmişti. Galatasaray'a da etkisi farklı olmadı. İlk gol gelene kadar Sarı - Kırmızılılar'ın 4 - 5 - 1'i bir an olsun rahat top yapamadı. Hiç bir Galatasaraylı takımına nefes aldıramadı. Bu yıpratıcı oyun ilk golü getirdikten sonra Pire'liler, "sahadaki coşkun pireler" taktiğini bir kenara bırakıp daha ekonomik oynamaya başladılar. Castillo'yu kaçırmaya dayalı bir oyuna başladılar. Ama Galatasaray 41. dakikaya kadar, oyun onlara bırakılmış olmasına rağmen rakip kaleye hiç gidemedi. Hasan'ın kaleciden dönen şutuna kadar Sarı - Kırmızılılar müthiş savunma hataları yapmaya devam etti. Tek kelime ile korkunçtu. Ama şu da bir gerçek ki, hiçbir hata organizasyonsuzluk kadar korkunç olamaz. Galatasaray ikinci yarıda da hücum etmeye çalışırken, hiçbir olgun organizasyon sergileyemedi. Halbuki Galatasaray'ın böyle bir rakibe karşı sadece organizasyonlara değil ev sahibi ekibin maçın başında yaptığına benzer yüksek bir tempoya da ihtiyacı vardı. Bu vahim duruma Fatih Terim'in tek tedavi reçetesi Ergün'ün yerine Lukunku'yu oyuna almak oldu. Galatasaray'ın ikiz kulelerini besleyecek ortacılar Baliç ve Prates'ti. Ama Prates, Djordjevic korkusuyla çıkamıyor, Baliç de ayakta duramıyordu. Galatasaray, Olympiakos'un geri çekilmesiyle rakibinin üzerine gitti, ama pozisyonları bulan hep Yunanlılar'dı.
Son dakikalarda Mondragon'un yaptığı müthiş saçmalığa hakemin kırmızı kart göstermeyişi bir şanstı. Ama De Boer'in "şanssızlığı" devam ediyordu! Son saniyelerde Giovanni'nin attığı üçüncü goldeki büyük hatada yine onun imzası vardı. Doğrusu, Galatasaray dün gece kendi inisiyatifiyle ortaya hiçbir şey koyamadı.





SPOR


Pireyi deve yaptık
At yarışları
AVRUPA LİGLERİ
Ülker fırtınası: 75-69
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU
Hidayet 8'de kaldı: 80-73
Sultanlar'ın gücü yetmedi: 1-3
Beşiktaş'ın hazinesi
II. Ortega zaferi
Ağır tahrik
Aybaba sert çıktı
Yürüyelim arkadaşlar
Haber turu...
Acı kayıp
Başkan maç kazanır mı?
Genç ama yalnız
Böylesi hiç olmadı