Heyecan

Heyecan



Eski milli takım yıldızları kalıntısı bir ekipten, umut vaad eden, milli takım adaylarıyla dolu bir takıma dönüşmek. Bu heyecan demektir. Futbolun, hayatın ana dinamiği, heyecan... Gelişmenin başlangıç noktası. Başarının mayası. Buna söyleyecek hiçbir şey yok. Hele bu ekibin, hem de tam olarak oluşmadan oynadığı oyunu görünce heyecan daha da artıyor... Bu müthiş heyecan Galatasaray'ı ateşleyecektir kuşkusuz. Taraftarı, oyuncuyu, teknik kadroyu, Galatasaraylı yorumcuları...
Ama yolun kolay olmadığını da unutmamalı. Neden Fatih Terim'in bu değişimi sezon başında yapmadığını iyi düşünmeli ve yorumları buna göre yapmalı. Bu heyecanlı kadronun bugün oynadığı oyun yüksek tempolu bir kontratak futboldur. Efes Cup'ta kazanmaktan çok gücünü tartmak isteyen takımlara karşı tutması heyacanı artıracak olumlu bir durum olsa da, puan mücadelesinde durum değişik olacaktır. Hiç uzatmadan söyleyelim. 6 haftadır kaybetmeyen bir Sakıp Özberk takımını evinde yenmek, Efes Cup'ı almaktan bin kat zordur. Hele heyecanlı bir genç takımla. Diyarbakır maçı bu anlamda, bu konjonktürde Alman Ligi liderini yenmekten bir kat güçtür.
Çünkü heyecan yoldan kolayca çıkabilmek demektir. Sistemi uygulamayı güçleştirir. Bu sonsuz heyecan beklenmedik sonlar getirebilir, daha kolay 'olmadı' dedirtir. Taraftara, oyuncuya, teknik kadroya, Galatasaraylı yorumculara.
Ve asıl önemlisi heyacan bağımlılık yaratır. Bu tür - adını çekinmeden koymalı - operasyonlar da alışkanlık... Bu olmadı bir daha, bir daha... Bunu bir kulüp ilkesi haline getirenleri biliyoruz. Varlıklarını bir operasyonlar, yüksek heyecanlar zincirine bağlayanlar. Kazandıklarında, şampiyon olduklarında bile kendilerini tutamayanlar. Oyuncu, hoca öğütenler. Durumları ortada. Bu alışkanlıktan uzak durmak gerekir. Çünkü bu alışkanlığa kapılanlara 36 yaşındakiler değil, önce 30, sonra 25 yaşındaki oyuncular yaşlı görünmeye başlar. Zordur, bırakılması kolay değildir. Galatasaray'ı Fatih Terim'i alkışlarken çok uzağa değil, şehrin karşı yakasına bakmak ve düşünmek gerekir. Her seferinde alkışlarla başlayan gençleştirmelerin nasıl sonuçlandığını hatırlamak da...
Diyarbakır deplasmanı, içeride Gaziantep ve Bursa, deplasmanda Gençlerbirliği, içeride Konya ve Fenerbahçe deplasmanı. Üstüne, Türkiye Kupası ve UEFA'da Villarreal maçları. Bu zor dönemde heyecanı kaybetmemek lazım. Ama asıl önemlisi bu heyecana bağımlı olmamak...
Yani maharet sürekli heyecan aramak değil, heyecanı ayakta tutabilmektir. Ne mutlu bunu yapabilenlere.





SPOR


BU DİKİŞ TUTAR
At yarışları
Avrupa Ligleri
Potada bugün
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU
Zafer Okur'un
Son gülen Ziraat
Son talihli kim?
Son söz artık Hakan Yakın'da!
Yeni umut kapısı
Fatih Tekke su serpti!
Nihat Kahveci sınıra geldi!
'Büyüme zamanı'
Sıcak temas!
Nikah tazeliyor
Güney'de şenlik
Haber turu...
Heyecan