Ata sporuma dokunma!

Hasret sona erdi, futbolseverlerin özlemle beklediği ligler başladı. Tüm takımlarımıza başarılar diliyorum.

Ancak, ben bu hafta köşemde başka bir konuya dikkat çekeceğim.  

Türkiye’de spor denildiğinde akla ilk futbol gelse de, yıllardır birçok farklı branşta yüzlerce başarılı ismin olduğu gerçeğini göz ardı etmemeliyiz.

Spor dünyasına futbol dışında da biraz geniş bir perspektifle bakmak gerekiyor.

Her ne kadar futbol, aslında futboldan başka bir gerçekliği temsil eden ticari bir olguyu ifade ediyorsa da, paranın değil, başarıların konuşulmasına ihtiyaç var.

Son günlerde sosyal medyada bir çığlık yükseliyor.

Tam da Estonya’nın başkenti Tallinn’de düzenlenen Dünya Gençler Güreş Şampiyonası’nda milli güreşçimiz Kerem Kamal’in dünya şampiyonu olmasının arefesinde.

Kamal, gençlerde üst üste 3. kez dünya şampiyonu oldu.

Kendisini kutluyorum.

***

Herkesin bildiği gibi Kamal, Akhisar’da doğup büyüdü ve bayrağımızı dalgalandırıyor.

Onun gibi geleceğin şampiyonlarını yetiştiren bu güzide ilçemizde, bir de güreş kulübümüz vardı.

Ne yazık ki olimpiyatlarda, dünya ve Avrupa şampiyonalarında yerli ve milli ruhumuzu en fazla heyecanlandıran, şehit kanından rengini almış al bayrağımızla göğsümüzü kabartarak bizleri gözyaşına boğan, İstiklal Marşımızı okutan en başarılı branş olan Ata sporumuz güreşi temsil eden sporcularımızın yetiştiği bazı kulüplerin kapatılması söz konusu. Bunlardan biri de Akhisar Belediyesi Güreş Kulübü.

Ata sporuma dokunma

Ancak güreş faaliyeti durduruldu.

Dünya Gençler Güreş Şampiyonası’nda bronz madalya alan Doğan Kaya, kapanan kulübün sporcusuydu.

Şu an kulüpsüz. Buna rağmen dünya minderlerinde mücadele edip madalyalar kazanıyor.

Kaya, Akhisar Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya seslendi ve destek beklediğini belirtti.

Yanlıştan dönülmeli

  Cumhuriyet tarihinin en başarılı spor dalı güreş, ülkemizin ve Türk sporunun yüz akı...

Belediyelerin ve diğer kulüplerin bu daldan ellerini çekmesi, sporcu yetişmemesi; olimpiyat ve dünya şampiyonluklarının sonu demek.

Her zaman olduğu gibi bu genç sporcularımıza destek verilmeli.

Belediyelerin ekonomik nedenleri gerekçe gösterip, güreş faaliyetlerini durdurması üzücü.

Güreş tarihine altın harflerle yazılacak çapta sporcularımız var.

Hani ‘Türk gibi güçlü’ sözü var ya, sanıyorum bu söz sporcularımızın kuvvetinden kaynaklanıyor.

Gönül ister ki Akhisar, sporun farklı dallarında her zaman ön planda olsun.

Ancak, başarı bekleniyorsa altyapıya ve tesislere önem verilmeli.

Atatürk’ün dediği gibi; sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olanı makbuldür.

Ahlak ve maneviyat olmadan başarı olmaz.

Zafere, inanmış kişi ulaşır.

Sportif ve kültürel faaliyetler konusunda destek olunmadığında gençlerin kötü alışkanlık sahibi olduğunu görüyoruz.

Bu yüzden Akhisar Belediyesi’nin güreş takımını yeniden aktif hale getirmesi en büyük temennim.

Umut ediyorum ki, yanlıştan dönülür ve güreşe sahip çıkılır.