Özerklik içi boş bir siyasi söylem

15 Nisan 2014

Mehdi Eker, kaderin cilvesi, bir zamanlar ‘sakıncalı’ ilan edilip uzaklaştırıldığı kurumda 9 yıldır bakanlık koltuğunda oturuyor. Eker’le çözüm sürecini ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini konuştuk

EKER KİMDİR?

1956 yılında Diyarbakır’da doğan Mehmet Mehdi Eker, Veteriner Hekim, Hayvan Sağlığı Ekonomisi ve İşletmeciliği Doktoru. 59., 60. Hükümet’te Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olarak görev yapan Eker 61. Hükümet’te de yine bu görevi yapıyor. Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi ve Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun olan Eker, İngiltere’de Aberdeen Üniversitesi’nde Tarım Ekonomisi alanında master, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde doktora yaptı. Lalahan Hayvancılık Merkez Araştırma Enstitüsü’nde müdür yardımcılığı, İBB Veteriner İşleri Müdürlüğü, Tarım Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdür Yardımcılığı, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü ve Bakanlık Müşavirliği görevlerini üstlendi.


Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker Diyarbakır milletvekili. Bismil’de doğup büyüyen Eker, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde okurken bakanlığa memur olarak adım atmış. Sonraki yıllarda teşkilatın her kademesinde görev almış ve 28 Şubat sürecinde bir anlamda tasfiye listesine girmiş.
Kaderin cilvesi, Mehdi Eker, bir zamanlar ‘sakıncalı’ ilan edilip uzaklaştırıldığı kurumda 2005 yılından beri bakanlık koltuğunda oturuyor. Eker ile Diyarbakır’ı neden alamadıklarını, çözüm sürecini, BDP’nin gündeme getirdiği özerkliği ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini konuştuk.

Yazının devamı...

Cumhuriyeti asker kurmadı

29 Ekim 2013


FOTOĞRAFLAR:YUNUS DALGIÇ

BİR İNSAN ÜÇ DUYGU
Tarihçi Prof. Dr. Kemal Karpat 1923 yılında Romanya’da doğdu. 18 yaşında anavatan bildiği Türkiye’ye geldi. Edebiyatçı olmak istiyordu fakat İstanbul’da hukuk okudu. Siyasi ortam, olaylar huzurunu kaçırdı. 1948 yılında Amerika’ya gitti ve dünya çapında bir tarihçi oldu. Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e aynı anda ve birbirine tercih etmeden sahip çıktı. Toplumsal ve kültürel devamlılığa inandı. Romanya’da azınlık, Türkiye’de muhacir, Amerika’da yabancı duygusunu yaşasa da o kendini her yerde “Türk” olarak tanımladı. Kemal Karpat ile, Cumhuriyet’in kazanımlarını, millet olma bilincini, Atatürk’ü, CHP’yi, demokrasiyi ve bugünü konuştuk. Tarihçi Prof. Dr. Kemal Karpat 1923 yılında Romanya’da doğdu. 18 yaşında anavatan bildiği Türkiye’ye geldi. Edebiyatçı olmak istiyordu fakat İstanbul’da hukuk okudu. Siyasi ortam, olaylar huzurunu kaçırdı. 1948 yılında Amerika’ya gitti ve dünya çapında bir tarihçi oldu. Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e aynı anda ve birbirine tercih etmeden sahip çıktı. Toplumsal ve kültürel devamlılığa inandı. Romanya’da azınlık, Türkiye’de muhacir, Amerika’da yabancı duygusunu yaşasa da o kendini her yerde “Türk” olarak tanımladı. Kemal Karpat ile, Cumhuriyet’in kazanımlarını, millet olma bilincini, Atatürk’ü, CHP’yi, demokrasiyi ve bugünü konuştuk.

Cumhuriyetimiz 90. Yılında. Siz de Cumhuriyet’le aynı yaştasınız ve tarihçisiniz. İmparatorluk sonrası yeni bir devlet kurma süreci pek de kolay olmadı. Askeri, siyasi, kültürel ve iktisadi zor sürçeler yaşandı.
90 yıl içinde Türkiye’nin en büyük kazanımı modern bir millet olmayı büyük çapta başarabilmesidir. Modern milletten kastım; demokratik, yaşam seviyesi kabul edilebilir derecede ileri olması ve halk iradesine sahip bir hükümet kurması. Tabi bu kolay olmadı. 90 yıl içinde Türkiye birçok dönemden geçti. .

Yazının devamı...

Askeriyede, emniyette mülkiyede neden yokuz?

14 Ekim 2013



Yusuf Çetin 25 yılı aşkındır Metropolitlik ve Patrik vekilliği görevini yürütüyor.

Olmak ya da olmamak...
Süryani Kadim Cemaati Ruhani lideri ve Patrik vekili Metropolit, Mor Filüksinos Yusuf Çetin... Mardin Dargeçit’te doğdu. Kiliseye altı yaşında adım attı, 150 kişi başladılar bir tek o kaldı. Babasını kaybettikten bir yıl sonra 17 yaşında rahip olmaya karar verdi. Abisi ve ablaları “Yusuf’u kaybettik” diye üzüldüler... O, manastırda tam 14 yıl kaldı. Anadili Kürtçe, Süryanice’yi sonradan öğrendi. Bugün beş dilde ayin yönetiyor... Şimdi sorumluluğu büyük. 25 yılı aşkındır Metropolitlik ve Patrik vekilliği görevini yürütüyor. Türkiye gibi bir ülkede azınlık olmanın yükü ağır. Yusuf Çetin ile topraktan, araziden başladık, Süryanileri, devleti, azınlık duygusunu da içine alan halimizi konuştuk.

30 Eylül Demokrasi Paketi’ni açıklarken Başbakan Erdoğan; “Mor Gabriel Manastırı’nın arazisi iade ediliyor. Böylece bir haksızlığı gideriyor” dedi. Nedir olayın hikâyesi?
Yüzyıllardır bize ait olan 518 dönüm arazi 8 yıl önce elimizden alındı. Olay bölgedeki üç köy muhtarının Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği dilekçe ile başladı. Diyorlar ki; “Tüm yetkililere sesleniyoruz, işgal ve talana son vermelisiniz. Sizler ‘ormanlarımdan bir dal kesenin kafasını keserim’ diyen Fatih’in torunlarısınız. Bu papazın kafasını kesmek değil de işgal ve talanına engel olmalısınız.”

Yazının devamı...