ANLAMSIZ İSTEKLER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçim öncesi kamuoyuna verdiği sözleri olağanüstü bir hızla hayata geçirmeye başladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçim öncesi kamuoyuna verdiği sözleri olağanüstü bir hızla hayata geçirmeye başladı.
Birincisi, OHAL’in kaldırılması diğeri Bedelli askerlik...
Seçim öncesi Kanal-D ve CNN-Türk’te yayınlanan Seçim Özel programında sorularımıza net cevap veren Erdoğan’ın müjdelelerine muhalefet partileri seçim vaadi diyerek itiraz etmişti...
Ve kronik muhalif kesimde sosyal medya üzerinden verilen sözlerin asla tutulmayacağını ifade etmekteydi.
Biz de her defasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği sözü tutan ve hayata geçiren bir lider olduğunu hatırlatıyorduk ama yine de bize de kızıyorlardı.
Evet, şimdi söylenme sırası bizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini tuttu...
Ve biz haklı çıktık...
Özür dileyen de yok ama...
Küfür etmek kolay ama özür dilemek bu kadar zor geliyor...
Anlamsız bir istek değil bizim dileğimiz...

***

Ve başka bir anlamsız istekte bulunan lider sınıfına giren Trump, papazı ısrarla istemeye devam ediyor.
Papaz Brunson’un tutukluluğu devam kararı çıkınca ilk tepki ne hikmetse yine Trump’tan geliyor.
Kendi ülkesi söz konusu olunca hukuk, bize gelince büyük devlet pozlarıyla hukuku hiçe sayan açıklamalarına devam ediyor...
Ve isteklerini de dünya kamuoyu önünde sıralıyor...

***

Trump gece yarısı Twitter üzerinden yaptığı açıklamada diyor ki; -Tam bir rezalet. Türkiye saygın bir Hristiyan din adamını koyvermiyor!

***

Birileri de çıkıp kendisine FETÖ yargısının yaptığı yığınla darbe operasyonlarına bir şey demeyen aksine sahip çıkan ABD’nin saygın olmayan, darbeci sahte bir din adamına neden çiftlik tahsis ettiğini ve ayrıcalıklı imkanlar tanıdığını, Türkiye’ye iade etmediğini soramıyor ve hatırlatmıyor.
“Ver papazı al papazını” diyerek dalgasını geçemiyor...
Neden?

***

Bu ülkeyi yol geçen hanına çevirenler alışmış güçlü devletlerin anlamsız isteklerini karşılamaya, uygulamaya...
Bu ülke anlamsız isteklerin peşinden koşan bir devlet değil artık, olmayacak da...