Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Kazakistan’ın başkenti Astana’dayız.

Bir zamanlar arka bahçesi sayılan ama her geçen gün üzerindeki kontrolü kaybeden Rusya, Çin ve Orta Asya ülkeleri doğal kaynaklarını Batılı ülkelerin  pazarlarına ulaştırmak istiyor.


Çin’in başlattığı “Bir Kuşak, Bir Yol” projesiyle “İpek Yolu” yeniden canlandırılıyor.
Kervanların yolda düzüldüğü gibi bir ticaret değil elbette ama enerji yolu diyebileceğimiz bu uzun yolun akışındaki vazgeçilmezi yani köprüsü ise elbette Türkiye...

*

Norman Foster gibi ünlü mimarların dokunuşuyla sıfırdan inşa edilen Astana’da ilk uluslararası etkinlik ise EXPO 2017 olmuş...

Türkiye’nin “Sürdürülebilir Enerji için Küresel Sinerji” ana temasıyla katıldığı Astana Expo’da, bin 200 metrekarelik Türk standının mimarı ve içerik tasarımını Dream Design Factory (DdF) gerçekleştirmiş. 

Prof. Esra Ekmekçi ve Arhan Kayar’ın şirketi DdF, geçen yıl da Ekonomi Bakanlığı adına Milano Expo standının tasarımcısı ve yapımcısıymış.  

Vahap Munyar’ın davetiyle buluştuğumuz Prof. Esra Ekmekçi ve ekibiyle Astana’daki Kore Restaurant’ta başlayan ve ICON’da gece yarısına kadar süren sohbetlerimizdeki bazı detayları daha sonra yazmaya çalışacağım.  

*

Bir yanda fuar ve farklı projelerle ticarette yeni açılımları kovalayan ülkeler, diğer yanda ise tüm masayı işgal etmek isteyen ve agresif bir kovboy edasıyla “Her şey benim ve bana ait” küstahlığıyla davranmayı sürdüren Amerika...

Filin zücaciye dükkânına girdiği gibi her yere giren, girmeye çalışan ABD’nin “İran’a yönelik yaptırımlarının ve mali blokajın ihlali için komplo ve işbirliği yapmak” iddialarıyla Türkiye’yi köşeye sıkıştırma operasyonu ise hâlâ sürüyor!

*

“ABD’nin İran’a ambargosunu delmesine yardımcı olmakla” suçlanan ve hakkında tutuklama kararı çıkartılan Zafer Çağlayan ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan oldukça sert bir çıkış yaptı.

“Türkiye’nin İran’a yönelik bir ambargo kararı o gün de yoktu, bugün de yok. Hatta Türkiye’nin İran’dan petrol alımı ABD tarafından kapsam dışı sayılıyordu” diyerek durumu özetleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çifte standarda isyan ediyordu.

*

Yani kâğıdı yeşile boyayıp dünyaya dolar deyip tüm ülkelerin hazinelerini ve kaynaklarını boşaltan Amerika suçlu değil de biz mi suçluyuz?

Kime göre bu suç?

Kendi menfaatine aykırı yapılan her ticaret ve her işlem suç...

Kore’yle başlayan dostluğun veya müttefik ortaklığın Soğuk Savaş’ın bitimiyle de başlayan ve kurt ile koyun dostluğuna dönüşen sürecin buraya varacağı belliydi.
Bunu Dış İlişkiler Konseyi Türkiye sorumlusu Steven Cook’un “Türkiye artık müttefikimiz ama ortağımız sayılmaz” diyerek itiraf etmesi de bizi doğruluyor...