Bir kenardaki şüpheler

Ve dünya bir kenara bıraktığı şüphe dosyalarını çukurlara gömdü bile...

Kahire’de bir sabah vakti...

Karanlığın içinde bir kör gibi zindanda yaşayıp vakitleri kovalamanın acısı nasıldır bilemiyoruz...

Ve kendini savunmak için çıktığı mahkeme salonunda Mursi’nin öldürülmesiyle ya da ölümüyle bir kenardaki şüpheler herkesin aklına sokuluyor...

Suçüstü olmaması gereken bir durum yaşatılıyor...

Yakalanmadıklarını zannederek...

***

Osmanlı’nın coğrafyadan vuruşarak çekilmesiyle başladı felaket günleri...

O günden beri ne silahlar susuyor ve ne de huzur var topraklarda.

Dicle, Nil kan akıyor...

***

İhanet üzerine kurdurulan kukla devletlerde trajedi eksilmiyor...

Irak, S. Arabistan, Mısır, Lübnan, Suriye, Yemen, Cezayir, Libya gibi uzaktan kumandalı ve kukla devletlere biçilen rol, ikinci sınıf bir demokrasi...

Ve başlarında ise her zaman küresel güçlere bağlı bir diktatör...

***

Adaletin olmadığı her ülke eksiktir...

Ve yarım kalmıştır...

Eksiklik her zaman o ülkenin bir trajedisi olarak akıllarda kalacaktır...

***

Felaketlerin vakitlerinde...

Değişimlerde...

Ve çözüm süreçlerinde toplumlar büyük imtihandan geçer.

Tabii ki en başta hukuk, rejim, sistemler ve devletler...

***

Bu ülkelerin son yüz yılını analiz eden Rus asıllı Amerikalı sosyolog Pitirim Aleksandroviç Sorakin, felaket durumlarında insan ve toplumlar üzerine yaptığı bilimsel incelemede şu önemli tespitlerde bulunuyor:

- Kriz dönemlerinde bireyler tekdüze, farklılık göstermeyen yaşantılarını bırakarak ya aşırı bencil veya zevk düşkünü olur...

- Ya da aşırı fedakâr davranışlar içine girer...

- Ve krizin bitiminde ise yine eski gündelik “normal” yaşam tarzına döner...

***

İslam coğrafyasındaki tüm ülkelere ikinci sınıf bir demokrasi kuran küresel güçler, işlerine gelmediği zaman rejimleri darbelerle dizayn etmişlerdir.

Ve edemedikleri zaman dış operasyonlarla, savaşlarla ülkeleri harabeye çevirmişlerdir...

Ülkelerin içindeki tüm farklılıklara gizlice dokunabilen, yönlendiren, terörize eden tüm oyunlarla derin çatlaklar oluşturan küresel güçler bu ülkelerde asla birlik ve beraberliğe, bireye, demokrasiye, seçilene, seçene değer vermez, verdirmez...

***

Tahrir Meydanı’nda binlerce kişiye kurşun yağdıran Sisi ülkenin iktidar koltuğunda.

Ve dünya bir kenara bıraktığı şüphe dosyalarını çukurlara gömdü bile.

Mısır halkı ise bir kenara bırakmak zorunda kaldığı şüpheleriyle yaşamak zorunda...

Lakin ilahi adalet hep unutulur işte...