Bir bayram daha gelip geçiyor...

Lakin yaralarımız kanıyor, kanatılıyor...

Birileri İslam ülkeleriyle geldiğimiz siyasi durumu özetlemiş ve “Hepsiyle kanlı bıçaklıyız” demiş...


Ve ülkenin geldiği noktayla AK Parti’nin “Yeni Osmanlı defteri kapanmış” şeklinde de özetlemiş.

Sevinmiş yani...

*

Ve elleri boş, çaresiz, kapılardan kovulmuş, hayalini suya düşürmüş gibi gördüğü Türkiye’nin yüzünü yeniden Batı’ya dönmesinin gerekliliğini arzulamış...

Yani? 

Bin yıldan beri İslam coğrafyasını “kanlı bıçaklı” hale getirenler çöl develeri miydi? 
Analiz fukaralığı...

“Haçlı Seferleri’ni uzaylılar mı yaptı?” diye sorasımız geliyor...

*

Afganistan, İran, Irak, Yemen, Sudan, Somali, Libya, Lübnan, Arabistan, Suriye ve Balkanlar’ı ya da Orta Asya’yı ateş çemberine leylekler çevirmediğine göre...

İki dünya savaşını da İslam ülkeleri ve Türkiye mi başlattı? 

Ki aklı fikri ve yüzü Batı’da kalmış.

İçinde gezdirdiği hayallerini, beklentilerini zamanın ruhuna postalayarak meseleyi çözdüğünü zanneden ihtiyar ve Batılı kalemşor kovboylar, Batılı efendilerine bir gün bile “İslam coğrafyasında eli silahlı askerlerinizin ve ajanlarınızın ne işi var?” diye sormadı.

*

Gündelik yaşadığı yaşamını ideal bir devlet, siyaset ve kültürel alanına taşımaya ve dizayn etmeye, yansıtmaya çalışan bu ihtiyarlamış kafalar bunun dışında yaşayan herkesi sorunlu ve “kanlı bıçaklı” gibi görüyor!

İslam ülkeleri dediği her devletin Batılı efendilerin kucağında gezindiğini, beslendiğini, büyütüldüğünü de göremiyor.

*

Ankara’daydık...

30 Ağustos Zafer Bayramı için verilen resepsiyonda Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu marazi kafaya en güzel cevabı verdi...

Bilginin, paranın, teknolojinin, mal ve hizmetlerin küreselleştiği bir dünyada terörü Ortadoğu coğrafyasına ve Türkiye’ye hapsedebileceklerini sananların yanıldıklarını göreceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan diyordu ki:

“Terör örgütleri kullanılarak bölgede oynanan oyunların asıl yüzünü görüyoruz ve dayatmaları kabul etmiyoruz. Türkiye’yi terör örgütleri üzerinden köşeye sıkıştırmak isteyenler bir süre sonra ellerindeki bu pimi çekilmiş bombalarla baş başa kalacaklardır. DEAŞ... Hedef DEAŞ. İşte buyurun şu anda müttefikimizin silahları DEAŞ’ın elinde çıkıyor. Bu nasıl ittifak? Bu nasıl NATO’da beraber olmak? Bumerang gibi bunlar dönüp zamanı gelecek, onları da vuracak.”

*

Evet, bir bayram daha gelip geçiyor.

Lakin yaralarımız kanıyor, kanatılıyor.

Ve kurbanlar kesiliyor.

Milyonlarca insanların akan kanlarını göremeyenler Allah için kesilen kurbanlık hayvanların kanları için ağıt yakıyor...

Bumerang hep böyle gitmez ya.

Elbet dönüşe geçeceği günler de gelecek!