Duraklamalar

Eklenme Tarihi10.07.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi10.07.2018 - 2:34
Prof. Dr. Fuat Sezgin’in ardından yazdığımız yazılar üzerine ne kadar konuşsak ve tartışsak konu gittikçe derinleşir.

İslam coğrafyası girdiği iç savaşlar ve duraklamalar yüzünden bugünlere geldi...

Ve aynı hastalıklarına da devam ediyor.

İçeride birliğini ve bir arada yaşamasını kaybetmiş coğrafya dışındaki dünyaya yaranma derdine düşmüş.

Prof. Sezgin Hoca, Avrupa medeniyet ve biliminin bilinenin aksine Yunan medeniyeti olmayıp İslam medeniyeti olduğunu belirterek şunları söylüyor:

“16. yüzyılın sonlarında İslam bilim ve medeniyeti duraklama içine girmeseydi insanlık 20. asırda yakaladığı bilimsel seviyeye 2 yüzyıl önce ulaşırdı. İnsanlık nükleer enerjiyle de 200 yıl önce tanışırdı. Ama atomun daha erken icadı insanlık için iyi mi olurdu kötü mü olurdu bilemem.”

***

Ve Almanya’da açılan bir Haçlı Seferleri sergisinde ise Sezgin’in müzesindeki, Haçlı Seferleri sırasında Batılıların Müslümanlardan öğrendikleri buluşlarla ilgili 60 eserin olağanüstü bir yüzleşme olduğunu belirtenler bunun artık günümüz çağında geri kalmışlığa da bir gerekçe olamayacağını söylüyor.

Geçmiş zaferler ve buluşlar üzerine bir dünya kurulamayacağını da...

***

Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi üyeliğe kabul etme ihtimalini zayıf bulan Prof. Fuat Sezgin, İslam bilginlerinin bilimsel buluşlarına dair şu örnekleri veriyor:

- Sinüs: Arapçadaki cib terimi, Latinceye cep manasına gelen sinüs olarak tercüme edilmiş.

- Kimya: Cabir Bin Hayyan, kantitatif ve kalitatif prensiplere dayanan bir bilim olarak kimyayı kurdu.

- İlk rasathane: Bugünkü anlamıyla ilk uzay gözlemevi Halife Me’mun zamanında (miladi 9. asırda) Bağdat ve Şam’da birer adet olmak üzere kurulmuş.

- Ekvatorun uzunluğu: Yine Halife Me’mun zamanında ekvatorun uzunluğu ilk defa 40 bin kilometre olarak ölçülmüş.

- İlk dünya haritası: Halife Me’mun döneminde 70 bilginden oluşan bir heyet Batlam-yos’unkinden farkı olmayan enlem ve boylamları, karaları ve denizlere doğru bir dünya haritası çizmiş.

- Matematik: 950 yılında Ebu Cafer el Hazin adlı matematikçi ve astronom parabol konstrüksiyonu kullanmak suretiyle üçüncü dereceden bir denklemi çözmüş.

- Astronomi: 9. asırda Güneş’le Dünya’nın yıllık en uzak mesafesinin sabit olmayıp değişken olduğunu fark eden Müslümanlar yörüngedeki ilerlemenin 12.09 saniye olduğunu saptamış. Günümüzde bu değer 11.46 saniye olarak biliniyormuş.

- Trigonometri: 15. asırda yaşayan Alman Johannes Regiomontanus’un adını taşıyan trigonometri ilminin kurucusunun, 13. asırda yaşayan Nasirüddin et Tusi olduğunu yine Alman matematik tarihçisi Anton von Braunmühl ortaya çıkarmış.

- Coğrafya: El Biruni 11. asırda dünyanın enlem ve boylam derecelerini 6 ile 40 dakika arasında değişen küçük yanlışlıklarla hesapladı. Bu küçük yanlışlıklar ancak 20. asırda düzeltilebilmiş.

* Tıp: 11. asırda Tunuslu bir tacir olarak İtalya’ya giden, sonradan Constantinus Africanus adını alan kişi, Monte Cassino Manastırı’na kapanmış.

Ve daha sonra Tunus’a gidip 3 yıl sonra İslam bilginlerine ait 25 tıp kitabıyla Salerno’ya dönmüş.

Monte Cassino Manastırı’na kapandıktan sonra kitapları Latinceye tercüme edilmiş...

O kitaplar ya kendi veya eski Yunan otoritelerinin adıyla yayımlanmış...

İtalya, İslam medeniyeti ve biliminin Avrupa’ya aktarılmasında bir istasyon görevi görmüş.

***

Özetle, bilim otorite tanımaz...

Rejimler otoriterleşirse ve bilimi de otoritesi altına alırsa bilim kaçar ve çöker.

Rejimler otoriter olmasına rağmen bilimi serbest bırakırsa bilim orada durur ve yükselmeye devam eder...

İslam coğrafyası ise hâlâ duraklama devirlerinde gezinmeye devam ediyor...

Etiketler