Gerçeğin uzağında

Eklenme Tarihi14.04.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi14.04.2019 - 8:15

Uzun kış geceleri bitiyor.

Ve bahar gelip kapıya dayanmış.

Kırk ikindi yağmurlarıyla ıslanıyoruz.

Kaçılıyor ama...

***

Düşsel günlerin kâbuslarından kaçıp kurtulamıyor kimse.

Bahar çiçekleriyle açan ağaçlar yeryüzünü süslüyor yine.

Ve umut günleri başlıyor...

Hayatın tüm renkleriyle yeryüzünde bakmaya doyulmayan bir tablo duruyor.

Bakılmıyor ama...

***

Kardeşlik türkülerini bizden daha fazla söyleyen kimse yok yeryüzünde.

Ve umuda, bahara, aşka dair...

Lakin bin yıldan beri on altı devleti batırılmış.

Bıkılmıyor ama...

***

Her kale içeriden yıkılır imiş...

İçerde birlik ve beraberlik oldukça kimse yıkamıyor...

Ne hikmetse sürekli iç kavgalar ve savaşlarla vakit kaybediliyor...

Anlaşılmıyor ama...

***

İyiler ile kötülerin savaşları hiç bitmeyecek
tabii ki...

Kötülerle savaşın ilk önceliği kötülüğe giden yollar kapatılmalı.

“Önce yoldaş, sonra yol gelir” diyenler varacak menzile.

Unutuluyor ama...

***

Aşklar sulara yazılan akıl oyunlarına dönüştürülmüş.

Ve denizlere bırakılan şişelerin içerisindeki hikâyelerde gizli isyanlar.

Kan akıyor dünyanın birçok yerindeki nehirlerde.

Görülmüyor ama...

***

Modern çağda yaşıyoruz güya...

Sudan’da, Mısır’da hâlâ askeri darbeler yaşanıyor.

İslam coğrafyası sürekli karıştırılıyor.

Vesveseleri kulaklara fısıldayan şeytanlara yenik düşülüyor.

Kaçılmıyor ama...

***

Ve herkesin önünde bitecek olan uzun ya da kısa bir hayat yolculuğu var.

Kendi gerçeklerinin çok uzağında bir yerlerde gezmeye devam ediliyor.

Yürüyor milyarlarca insan yine de.

Uzaklarda bir yerlerdeki deniz kıyısındaki balıkçı kasabasına kaçarcasına gitmek istiyoruz hâlâ.

***

Birilerinin haykırarak söylemesi lazım ki:

Öyle bir kasaba yok!

EtiketlerİslamMısır