Kilitli köprüler

İki yıl önce “Acayip jeopolitik olayların başındayız” diyen Amerikalı gazeteci Thomas Friedman, ülkesi için sevindirici günlerin...

İki yıl önce “Acayip jeopolitik olayların başındayız” diyen Amerikalı gazeteci Thomas Friedman, ülkesi için sevindirici günlerin, bunun dışındaki ülkeler için büyük tehlikelerin yaşanacağına dikkat çekmişti...

Ve yüzyıl öncesini hatırlatarak çizilen haritaların günümüzde komikleştiğine dikkat çekmiş ve 1915 yılında İngilizlerin bir haritayı alıp komik şekillere bölerek Lübnan, Suriye ve Irak gibi devletlerin kuruluşuna değinmiş ve şunları söylemişti;

“Şimdi yüzyıl sonra sınırlar tekrar çiziliyor... Yüzyıl önce yukarıdan aşağıya doğru çizdikleri harita bugün anlamsızlaşmıştır. Artık, Irak yukarıdan aşağıya bir araya getirilmeyecek. Ancak, aşağıdan yukarıya doğru çizilecek.”

Düzleşen dünyada artık “kendini sürdürebilen” ve sağlanabilir politikalar sergileyen ülkelerin ayakta duracağını belirten Friedman ABD’nin yeni politikalarını ise şöyle özetlemişti;

“Üstleneceğimiz politika daha mı fazla kötü adam üretecek, daha mı az, yoksa bir iki tane mi üretecek? Kararı bu sorular üzerine inşa etmeliyiz! Kısaca, çizgiler gittikçe bulanıklaşıyor... Bulanıklaştıranların ‘derin oyun’ politikalarına hazırlıklı olmak gerekiyor...”

Çizgileri Bulanıklaştırmak başlıklı bir yazımızda Amerikalı gazeteci Thomas Friedman’ın petrol fiyatları üzerine yaptığı analizlerine ve Ortadoğu’nun ve Rusya’nın düşeceği duruma dair açıklamalarına da değinmiştik...

Bir yıl geçti ve açıklamalarına yeniden göz gezdirdiğimizde sözlerinin gerçekleştiğini görüyoruz ve bizim halimizden de anlıyoruz ki bizde uzman, araştırmacı diye geçinen gazeteci yazarlarımız “laf olsun köşe dolsun” türünden yazılar yazıyorlarmış...

Dışımızdaki, yani sınırlarımızın ötesinde gittikçe “düzleşen” dünyanın geleceğine dair analizlerden yoksunuz, demiştik...

Ve her geçen gün ne yazık ki haklı çıkıyoruz!

Salzburg’da nehrin üzerindeki bir köprünün üzerinde binlerce kilidi görünce anlıyoruz ki Haçlı zihniyeti devam ediyor...

Kafalarını kilitlemişler bu senaryolara.

Ve anahtarları da suya atılmış...

Amerika, İngiltere, İsrail, Rusya, Çin, Hindistan ve Avrupalılar İslam dünyasının altını üstüne getirmeye karar vermişler...

Anlamayan bizleriz.

Suudi Prens ise Da Vinci’nin tablosuna 450 milyon dolar para yatırmakla ve 300 milyon dolara Paris’te malikâne almakla meşgul...

İslam dünyasının ömrü de hâlâ dünyalık toplamakla geçiyor...