Mağduriyetler sayfası

Eklenme Tarihi19.04.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi19.04.2019 - 8:15

Diyor ki bir güzel dost:
“Çırpına çırpına, boğuşa boğuşa büyüdüm.
Çocuktum, mağluptu önümde her şey.”
Ve “Yaşamaya inanıyordum” diyerek çocuk gözüyle içinde yaşadığı dünyanın vardığı yeri özetliyordu...

***

Ve aradan yıllar geçip gitti.
Savaşlar kapalı kapılar ardından çıkıp dünyanın her yerine sıçrayarak alabildiğine büyüyor.
Alabildiğine ateş dolaşıyor yeryüzünü.
Farkında mıyız?

***

Sınır boylarımızda kırk yıldan beri savaştığımız PKK teröristlerine YPG, PYD adıyla ABD silah dağıtıyor.
Müttefik Türkiye’ye vermediği silahları hem de...
Neden?
Hiç düşünen yok mu?
Obama’nın danışmanı James Jones bile itiraf ediyor ve diyor ki:
- Suriye’de güvenli bölge oluşturulsaydı, o zaman mülteci akını da önlenmiş olurdu.
Yani, Türkiye’nin tezlerini rafa kaldıranlar bugün gelinen noktadan pişman.

***

Şehitler unutuldu mu?
Terör saldırıları başlayınca can derdine düşenler...
Şehit tabutları camilerin avlularında musalla taşlarına konulurken...
Ve birileri avazı çıktığı kadar bağırıyordu:
- Nerde bu devlet? 
Şimdi görüyoruz ki hepsi unutulmuş...

***

Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu dostumuz diyordu ki:
- Mağdur olmadığımız zaman insanın aklına demokrasi gelmiyor?
Demokrasi hukuktur.
Hukukun üstünlüğünden dem vuranların hukuki süreçlerin tamamlanmasını beklemeye tahammülü yok...
Siyasetçi hukuku terörize ederse adaletin uzağına düşülür.

***

Son söz YSK’dadır diyecekler ama süreci beklemeden mazbata alıp, kendilerini ilan edecekler.
Ya mağduriyetin kapısını açtıysanız?
Bu durumu kim düzeltecek?
Ülkenin huzurunu kaçırmaya kimsenin hakkı var mı?
Askıda bekleyen sorular misali...

***

Tarih tekerrür ettirmek birilerinin hayali.
14 Mart 1917 tarihinde günlüğüne Batıcılığa hayran grupların meşrutiyeti tek kurtuluş yolu olarak gördüğünü belirterek şu satırları yazıyor:
- Her iki grup da Emel’lerine ordunun bir parçasını vasıta etti. Her iki grubun da dayandığı ordu da içinden parçalandı...

***

Yüz yıldan beri hukuksuzluğu bürokrasiye, yargıya, orduya, haritalara, yönetimlere, seçimlere bulaştırmak isteyenler demokrasinin kökünü kazımış oluyor.
Yedi düvel ile çarpışa çarpışa büyümeye çalışan ülkemizin mağlubiyetini görmek istemiyorsak, hukuka bağlı olmalıyız.
Demokrasiyi lekelememeliyiz.
Lakin hukuk da mağduriyetler sayfaları açmamak ve terazisini bozmamak şartıyla...