Masalını kaybedenler

Eklenme Tarihi05.05.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi05.05.2019 - 8:15

Yıllar önce duvarlarda asılı levhadaki yazı büyülü bir söz gibiydi:

- Hayat hayaldir...

Yıllar geçip gitmiş...

Yormuş bizi hayat...

Ve hayatımıza girip çıkan insanlarla yaşadıklarımız.

Birçoğunu unutmuşuz bile.

Ağlayarak yaşadıklarımızı gülerek anlatıyoruz şimdi.

Gülerek yaşadıklarımızı da ağlayarak...

Ve hepsi bir masal gibi hayali olmuş.

Masalını kaybedenlerin yalnızlığını hiçbir şey geri getirmiyormuş insana...

***

Hayat bir kütüphaneye dönmüş içimizde biriktirdiklerimizle.

Dram, komedi, ihanet, savaş, mutluluk, yoksulluk ve zenginlikleriyle...

Birçok şeyi hatırlamıyoruz bile.

Göçüp giden masal yüzlü insanlar ne güzel söylemiş:

- İnsan her geceyi ölüm, her sabahı hayat bilmeli.

Bu sözü hatırlayanlar olarak kaç kişiyiz şimdi?

Belli değil.

***

Şairin mısralara dökerek bizlere anlattığı o günlerden kaçış yok.

Diyor ki:

Ölüm, bu gece.

Adımlarından tanırım seni.

Öyleyse, beni küçük adımla çağır.

Bir fotoğraf düşür kaldırıma,

Bir gölge bırak gözlerime...

Ölümün hangi gün hangi gece ve gündüz geleceği bilinmez.

Mesele, güzel ölebilmekte.

Güzel ölebilmek de adam gibi yaşamaktan geçiyor...

***

Masal yüzlü o güzel dost diyordu ki:

- Allah, Hazreti İbrahim’e emir buyurdu, o da elleriyle Kâbe’yi yaptı. Kıymetlidir. Ama Kâbe’den daha kıymetli yer Müslüman’ın kalbidir. Çünkü onu bizzat kendi yaptı. Bu yüzden çok kıymetlidir.

Kâbe yollarına düşerek her türlü çileyi çeken, ibadet eden, oruç tutan İslam coğrafyasına, dünyaya bunu iyi anlatmalıyız ve örnek insanlar olmalıyız.

Yoksa her şey, ölümle birlikte, yaşadıklarımız, yaptıklarımız, bıraktıklarımız hayal olacak...

Ve bizler de hayali aşkların hayali insanları...

Etiketlerİslam