Yaşamak zorunda kalınca

Amerika ve küresel efendiler sınırlarımızda Kuzey Irak’tan başlayıp Akdeniz’e kadar çıkan yeni bir müttefik devlet kurma hayalini...

Amerika ve küresel efendiler sınırlarımızda Kuzey Irak’tan başlayıp Akdeniz’e kadar çıkan yeni bir müttefik devlet kurma hayalini hayata geçirebilmek için oldukça karmaşık oyun oynamaya başladı...

Altmış yıldan beri kör topal devam ettirdiği Türkiye’nin müttefik oyunundan açıkça vazgeçmesine gerekçe olarak da tezkerenin geçmeyişini ileri sürüyorlar...

Sular ısınıyor, kazanların altına odun taşıyan taşıyana...

*

New York Times’ta Anne Barnard bir yazısında “Suriye’nin kuzeyinde, Kürtler tarafından yönetilen, ABD destekli yeni bir sınır gücü oluşturma planı, ABD’nin Suriye’nin daha fazla bölünmesine neden olabilecek bir otonom Kürt bölgesi kurmaya yardım ettiği düşüncesi nedeniyle bölgede alarma neden oldu” diyor...
Ve devamında şunları yazıyor:

“Türkiye, İran ve Rusya’nın güçlü bir şekilde karşı geldiği hamlenin, savaşta ABD’nin müttefiklerinin karşı karşıya gelmesine ve ABD’nin bölgedeki krizin içine daha fazla müdahil olmasına neden olabilecek.”

Rusya, İran, Suriye yönetimi ve muhaliflerin karşı gelmesine rağmen, duruma en çok öfkelenen ülkenin ‘müttefik Türkiye’ olduğunu belirten Barnard diyor ki:
“YPG’nin çoğunluğu oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nden bir yetkili ise yeni gücün SDG’nin yeniden yapılandırılmış bir hali olduğunu öne sürdü. Yetkili, oluşturulacak sınır gücünün ‘iyi bir askeri’ eğitime sahip olacağını iddia etti!”
Yani, yıllarca terör örgütü diye kara listeye aldıkları ama gizliden gizliye büyüttükleri, finanse ettikleri PKK’nın adını YPG, PYG ve PJAK diye değiştirip bugünlere gelen Amerika’daki yazarlar bile artık açıkça itiraf ediyor.

*

Bir dünya savaşı daha çıkartarak bir yerleri paylaşma derdine düşme oyunları hâlâ yazım aşamasında ama akılları sıra sahnelemeye çalışıyorlar...

Bu gelişmeleri gördükçe aklımıza 1894 yılında Almanya’da doğan ve profesyonel bir sondaj kuyu kazıcısı olan ama aynı zamanda geleceğe dair ilginç tahminlerde bulunan Irlmaier geldi...

2. Dünya Savaşı boyunca bombalanacak bölgeleri ve birkaç kayıp kişiyi bulma konusunda oldukça isabetli öngörüleri olan Irlmaier sıra dışı yeteneğiyle çeşitli suçların soruşturulmasına yardım etmişti.

Irlmaier, gelecekle ilgili bilgileri bazen bir film izliyormuşçasına sinema ekranında beliren rakamlar, şifreler ya da tamamlanmamış veriler şeklinde görüyordu. Kendisinin 1959 Temmuz’undaki ölümünü dahi tahmin etmişti.
Son sözleri ise ‘Gördüğüm şeyleri yaşamak zorunda kalmayacağım için, gidebileceğime (öleceğime) seviniyorum’ demiş...

*

3. dünya savaşının Ortadoğu’da başlayacağını belirten Irlmaier, şunları söylemiş:

“Her şey barışı çağırıyor. Sonra her şey ortaya çıkar ve açık olur; Ortadoğu’da aniden yeni bir savaş alevlenir, büyük deniz güçleri Akdeniz’de düşmanlarla karşı karşıya kalır! Durum oldukça gergindir! Fakat asıl kıvılcım Balkanlar’da ateşlenir. Büyük bir şeyin düştüğünü görüyorum. Hemen yanında kanlı bir hançer duruyor. Sonrasında da darbe etkisi çok açık olacaktır.

Ancak sarı ejderin (Çin veya kimyasal silah olabileceği öngörülüyor) Alaska ve Kanada’yı aynı günlerde işgal edeceğini söyleyen Irlmaier, şöyle devam ediyor:
“Gelişleri çok da uzak değil. Ve sonra sarı toz yağmuru yağacak. Altın şehir yok edildiğinde bu olay başlayacak. Amerika Birleşik Devletleri’nin ‘Büyük Şehri’ (başkent olabilir) roketlerle yok edilecek ve batı bölgeleri Asyalılar tarafından işgal edilecek. Fakat bu işgalciler geri püskürtülecekler.”

Irlmaier devam ediyor ve son noktayı koyarak diyor ki:

“3. dünya savaşı kesinlikle gelecek ama yılını öngöremiyorum. Milyonlarca insan tarafından da gözlemlenecek, gökyüzündeki işaretler öncesinde olacak. Savaş, hasat zamanından hemen önce, yağmurlu bir gecede başlayacak.”

*

Özetle, Türkiye yaşamak zorunda kaldığı hiçbir şeyden kaçınmayacak...
Yeryüzünde esir olmayı ve kalmayı bin yıl boyunca asla düşünmeyen bu ülkeyi birileri hâlâ tanıyamamış...

Kim bilir, belki de yaşayarak onlar da tanıyacaklardır!