Arabesk rap’in yükselişi üzerine

Bir dönemin popüler müziği arabesk nereye gitti? Ne oldu o meşhur arabeske merak eden var mı?

Arabesk artık ‘70’lerdeki ‘80’lerdeki gücüne sahip değil. Özgün ve orijinal bir tür olarak değil, başka müzik türlerinin içine nüfuz etmiş durumda hayatını devam ettiriyor. Pop, alternatif ve indie müzik yapan bugünün yeni kuşak sanatçıları arabeskten beslenip müziklerinde bu türün önemli karakterlerini yansıtıyorlar. Bu doğru. Ama arabeskin ruhu yeni nesil müziklere yansısa da kendisi pek ortalıkta görünmüyor. Bugün arabesk çalan radyolara baktığımızda hâlâ bu türe karakterini veren temel isimleri çaldıklarını görüyoruz. Müslüm Gürses, Bergen, Tüdanya, Ferdi Tayfur, Gönül Akkor gibi isimler Damar FM’in playlist’inde gözüme çarptı. Bunun dışında yeni sayılabilecek isimlere de rastlıyoruz playlist’lerde ama mesela Tuncay Tuncel, Suzan Sümbül gibi son yıllarda albüm çıkarmış isimlerin dinlenme oranları arabeskin eski altın yıllarından uzak.

Arabesk seven hatta bu müzik türünde playlistler hazırlayan, DJ’lik yapmış arkadaşlarıma danıştım. Yeni nesil arabeskin kralları kim diye sordum. “Valla artık öyle büyük isim yok” yanıtını aldım. Manzara öyle ki şu anda koskoca arabesk alternatif tür olarak hayatına devam ediyor. Stream platformlarında bu tip sanatçıların adı tepelerde geçmezken elbette başka bir fenomen göze çarpıyor. Arabesk rap.

Arabesk rap’in yükselişi üzerine

Hızla yükselenler

Türkçe rap’in yükselmesiyle bu türün çıkışında adı ve emeği geçen öncü ismler arasında pek yer almayan yeni isimlerin şu anda listelerde çok büyük başarı sağladığını görüyoruz.

Hepsini tek tek sayamam çünkü bugün onlarca isim giderek popüler olan bu tarz altnda yeni albümler ve şarkılar yapıyor. Güncel örneklerden gitmem gerekirse Mero’nun “Olabilir” adlı şarkısı 20 gün önce Youtube’a kondu ve 75 milyon izlenmeye ulaştı. Türkiye’deki müzik videolarında en hızlı yükselenler arasında. Burak King’in “Yanıyoruz”u 194 milyonu geçti. Sanatçının daha yeni şarkılarından “Var Git” 50 milyonları zorluyor. Reynmen’in “Ela” adlı videosu 12 Temmuz’da yayınlandı. Geçen hafta 44 milyon izlenmeye ulaştı. Şu anda popüler videolar arasında ilk sırada.

Eypio’nun bir ay kadar önce yayınlanan “Umudum Kalmadı” adlı şarkısı 3 milyonu geçmiş. Eypio ve Burak King’in birkaç yıl önceki iş birliği “Günah Benim” 244 milyon izlenmede. Canbay & Wolker imzalı “Fersah” geçen ay yayınlandı 24 milyon izlenmeye ulaştı. Yener Çevik’in geçen mayısta yayınlanan “Falan Filan”ı 4 milyon izlenmede.

Arabesk rap, arabesk ile aynı içerik yelpazesine sahip. Çoğu zaman toplumun alt kesimlerinin hikayeleri, meseleleri ve yaşantısına dair şarkılar ve sözler görüyoruz. Gazapizm, Eypio gibi işin daha toplumsal tarafında olanlar var, Reynmen gibi, Diyar Pala gibi kadın erkek ilişkilerine odaklananlar var. Öte yandan popülerliğini hiç kaybetmeyen ama müzikal açıdan bir önceki kuşağa ait İsmail YK gibi en basit hikayeleri olabilecek en basit dille anlatarak milyonlarca izlenme alan sanatçılar var.

Geniş bir yelpaze

Bugün Türkiye’de ana akım popun kendini yenileyememesi, çağa ayak uyduramaması, hep aynı söz, melodi ve ritimlere sıkışıp kalmasıyla ana akımda oluşan boşluk alternatif türler tarafından başarıyla dolduruluyor. Kimileri pop sanatçılarının ve yapımcıların kolayı seçmesine ve garantili formülleri sonsuza kadar tekrar etmek istemesine bağlıyor bunu. Haklılık payı da var bu eleştirinin ancak bugün artık çok geç. İstediğiniz kadar tekrar edin, giderek daha az dinleniyorsunuz. Türkiye’nin popüler müzik skalası son 10 yılda hızla değişirken Türk dinleyicisi eski alışkanlıklarını unutmadan yeni müzikler dinlemenin yolunu bulmuş gibi duruyor.

Neticede arabesk rap de Türkçe rap gibi, alternatif rock gibi, yeni nesil indie gibi kendi dinleyici kitlesini oluşturuyor. Türler arası buluşmalar büyük etkiler yaratıyor. Pop hâlâ en fazla dinlenen tür gibi görünse de bugün artık ana akımda geniş bir müzikal yelpazeden söz edebiliyoruz.

Bana kalırsa türlerden, sanatçılardan bağımsız olarak bu çeşitlilik son derece sağlıklı.

Geçen hafta bu köşede Years & Years grubundan Emre Türkmen bugünün dünyasında sanatçıların tek bir türe bağlı kalmadıklarını anlatıyordu. Eskisi gibi ölene kadar aynı tarzda albüm yapan isimler artık pek yok. Bugünün sanatçıları farklı türleri denemekte sakınca görmüyorlar. Sanırım dinleyici de değişti. Onlar da farklı türleri dinlemede ve beğenmede sakınca görmüyorlar artık.

Baştaki sorunu yanıtını verelim: Arabesk bir yere gitmedi, arabesk rap’te yaşıyor ve yaşatılıyor.