Bir örnekle Brexit meselesi

Üye olduğumuz bir Facebook grubunda geçen gün biri şöyle yazmış: “Avustralya’dan İngiltere’ye taşınıyoruz. Kocamın işi Londra’da olduğundan ya bu şehirde ya da yakınlarında eşim ve çocuğumla birlikte ailelere uygun bir mahallede, muhafazakâr değerlerin önemli olduğu bir çevrede muhafazakâr bir şekilde yaşamak istiyoruz. Bizim için nereleri önerirsiniz?”

Tahmin ettiğiniz gibi bu bir expat forumu. Bu tip forumlar ve gruplar iş için yurt dışına taşınması gereken kişilere kolaylık sağlamak ve yardımlaşmak için kuruluyor.

Hafta sonları ucuz uçak bileti kovalayıp farklı şehirleri görmeye meraklı biri için cidden ister Vietnam’a gidilsin ister Mozambik’e her tür bilgi var. Buralara gidip görüp, oralar hakkında fikir edinip insanlara “Burası şöyle, orası böyle” gibi yorumlar yaptık hepimiz. Bir kez iki günlüğüne gördük diye birçok yeri tanıdığımızı sandık. Ben yurt dışında yaşamaya başlayınca anladım ki alakası yok. Daha önce 50 kez ziyaret etmiş dahi olsanız bir yere yerleştiğinizde “Ben buraya dair bazı şeyleri biraz olsun anlamaya başladım galiba” demeniz için dahi iyimser bir tahminle en az altı ay geçmesi gerekiyor. Üç beş günlük seyahatlerin doğasıyla o kadar farklı ki.

Uzatmayayım, expat forumları bu açıdan önemli. Her şeyi olmasa da bazı şeyleri buralarda görebiliyor, fikir sahibi olabiliyorsunuz. Expat forumlarının en önemli özelliği çok kültürlü olmaları, liberal olmaları. Herkes herkese yardımcı olur. Herkes herkesin derdini çözmeye çalışır. Kimse kimsenin kökenine, milletine, dinine bakmaz, ilgilenmez, zaten bunlar da konu olmaz. Genel hava budur. Başa dönecek olursam, bahsettiğim mesaj çok garipti. Sırf bana değil, forumdaki diğer insanlara da garip gelmiş olmalı ki biri şöyle yazmış altına:

“Bahsettiğiniz gibi, muhafazakâr yerler var ama oralarda genellikle Brexit destekçileri oturuyor ve sizin gibi göçmenlerin bir an önce ülkelerine dönmelerini istiyorlar. Ama sizin gibi muhafazakâr olmayan insanlarla bir arada yaşamaya katlanabilirseniz huzur içinde yaşayabileceğiniz uygun yerler de var...”

Bu mesaja dair bir siyaset dersinde çok farklı tartışma eksenleri üretebilir. Ama ben o tarafa değil, işin Brexit tarafına dikkat çekeceğim. Brexit İngiltere’de çok hassas bir konu ve cidden aileleri bölecek, 40 yıllık arkadaşlıkları bitirecek, karı kocayı birbirine düşürecek, kardeşleri birbirine düşman edecek düzeye gelmiş. Bu konuyu açtığınızda insanların cidden canı sıkılıyor. İnsanlar kavga etmemek ve birbirinden soğumamak için bu konuyu kapatıyor resmen. Burada pasaport sahibi olmuş göçmen İngilizlerin koyu Brexitçi olmalarına şaşırdığım kadar, muhafazakâr olmaları beklenen başka bir “yerli” kesimin de AB’yi ve göçmenlerin haklarını savunmasına şaşırıyorum.

Sadede geleyim. Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden çıkış tarihi 29 Mart. Çok yakın. Herkes ne olacağını merakla bekliyor. Ama benim buradan gördüğüm manzara şu ki İngiltere Avrupa Birliği’nden ayrılsa da ayrılmasa da artık bazı köprüler çoktan atılmış. Toplum ikiye bölünmeye başlamış durumda.