Festivaller çok bozuldu çok...

Eklenme Tarihi23.04.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi23.04.2019 - 8:15

Her yıl bu zamanlar müzik dünyasının gündemine Coachella Festivali gelir. Nisanda iki hafta sonu yapılan bu dev etkinlik aynı zamanda yaz festivallerinin sezon açılışı olarak kabul ediliyor. Festivale aç medya bu festivali köpürtmeye bayılıyor.

Gerçekten köpürtülecek çok malzeme var. Ama müzik değil, daha çok magazin basını için. Az ünlü, yarı ünlü, çok ünlü, Silikon Vadisi milyarderi, model, sporcu, modacı, sosyelit, blogger, fenomen, iş adamı, televizyon şahsiyeti, film yıldızı, siyasetçi fark etmez. Yerel global de fark etmez. Orada boy gösterilecek.

Bir zamanlar müzikle ilgili olan Coachella gibi pek çok festival, bugün magazinin, modanın, büyük sermayenin ve lüksteki aşırılıkların konusu. Temeli 1969 yazında yapılan Woodstock ile atılan yaz festivalleri geleneğinin belki de geldiği en ticari yerler bu tip festivaller.

2014’te festivallerin yarattığı ayrıcalıklı VIP seyirci kategorisinden bahseden bir yazıya şöyle girmiştim: “Festivallere sadece bilet almak geçen yüzyılda kalan bir alışkanlık. Bilmemne circle, VIP, özel lounge, sahne önü, onun da en önü falan derken artık değişik festivallerde havuzlu, kahvaltılı, duşlu, açık büfeli seçenekler mevcut.”

Hakikaten de mevcut. Mesela Coachella’da 3 bin 500 dolara alınan bilet size sahnenin önündeki klimalı safari çadırına arabayla transfer edilme imkânı sağlıyor. Üç öğün gurme yemek ve tercih edilen marka şaraplar da var. New York’ta düzenlenen bir diğer festival Governer’s Ball’da 16 kişilik lounge’larda sınırsız bira ve organik açık büfe var. Lounge fiyatı 30 bin dolar. Bonnaroo’da 600 dolarlık VIP biletine duş ve açık büfe dahilmiş. Lollapalooza’da festival alanında 75 kişi için tasarlanan “cabana” tipi evler kiralanabili-yormuş. Fiyatı
75 bin dolar.

Line up’ta hep güçlü isimler olmasına rağmen Coachella’da müzik son sıralarda geliyor. Daha ziyade müzik bahane, ekonomi, ticaret şahane. Ama artık bu da değil. Olaylar iyice acayipleşti. İyice yozlaştı. Bakın ne oldu...

Festivalde pazar günü Trump’ın en iyi dostlarından, kendisine desteğini her fırsatta kamuoyu önünde tekrarlayan şarkıcı/konfeksiyoncu Kanye West, özel olarak inşa edilen minik bir dağın tepesine çıktı ve bir pazar ayini gerçekleştirdi. Konser/ayin karışımı bu “din gösterisi”ni aynı zamanda bir Kanye West ürünleri defilesi gibi tarif edenler de var. Fotoğraflarda sanki Hz. İsa ve havariler gibi giyinmiş birtakım dansçıları/insanları şovun bir parçası olarak görebilirsiniz. Kanye burada mesajlar falan da vermiş -bir de yeni şarkı söylemiş galiba- ama işte ben o derin mesajlara burada giremeyeceğim. Sizi bu önemli içerikten mahrum bırakmaya kararlıyım.

Bu din şovu için kapıda kuyruklar oluşmuş. Din şovu bitince de çıkışta elbette şovda görülen Yeezy imzalı (Kante West’in giyim markası) sweatshirt’ler “Church Clothes” yani kilise kıyafetleri yazılı bir stantta 225 dolardan (TL olarak bugünlerde 1300 lira kadar ediyor) satılmış. İşte size festival...

“Bu festivaller de çok bozuldu” diyenlere kırılmak, bozulmak, kızmak yok bundan sonra, olur mu?