Festivallerde kadın-erkek eşitliği üzerine

Her yıl mayıs sonunda Barcelona’da düzenlenen Primavera Sound Festivali bu yıl tanıtımını bir manifesto yayınlayarak yaptı. Buna sadece manifesto demiyorum aynı zamanda tanıtım diyorum, çünkü festivalin bu yeni politikası line up, yani bilet sattırmada en önemli unsur olan sanatçı kadrosunun durumuyla doğrudan ilgili.

Festival yönetimi sadece katılımcı sanatçıların sayısında değil, headliner kategorisinde de kadın ve erkek sanatçılara eşit yer vereceğini açıkladı. Yetkililer, #thenewnormal hashtag’iyle bu yılki kadroyu açıkladılar.

Headliner’ı assolist diye çevirelim. Yani, biz kadın sanatçılara da erkek sanatçılar kadar yer vereceğiz, üstelik bunu laf olsun diye yan sahnelerin izlenmeyen saatlerinde değil, assolist düzeyinde, “prime time”da da yapacağız dediler.

Pek çok alanda olduğu gibi eğlence sektöründe de kadın-erkek eşitsizliği büyük sorun. Aynı filmde başrol oynayan kadın oyuncunun erkek oyuncudan az kazanması bir yana, meslekte var olmak için ödenen bedeller arasında da çok fark var. Burada tekrara girmeyeceğim. Dikkati Primavera Sound’a çekmek ve sorunlu bulduğum bu uygulamayı biraz tartışmak niyetindeyim.

Primavera Sound’un kadınlara yönelik pozitif ayrımcı tavrını anlıyorum ama şunu anlamıyorum: Müzik dünyasında inanılmaz derecede çok dinlenen, büyük bir kitlesi olan, konserleri yok satan ancak kadın olduğu için festivallerde bir türlü erkek sanatçılardan dolayı kendisine assolistlik verilmeyen ve mağdur edilen bir sanatçı var mı? Bu sorunun yanıtı bana sorarsanız hayır. Ayrıca sektörün ticari doğasına aykırı. Adele’den Niki Minaj’a, Taylor Swift’ten Björk’e, Ariana Grande, Cardi B, Dua Lipa, Camila Cabello ve daha adını sayamayacağım kadar fazla blues ve R&B sanatçısından folk, country ve indie müziklere kadın müzisyenler zaten her yerde kendilerine yer buluyor. Turnelere çıkıyor ve hayli büyük hasılatlara imza atıyorlar. Ayrıca en fazla satan en çok stream edilen sanatçılar arasında bu yıl da her yıl olduğu gibi çok fazla yetenekli kadın sanatçı var. Kadın-erkek eşitsizliğinde eşitsizlik burada değil ki.

Eşitsizlik ücretlerde, anlaşmalarda, meslekte yükselmek ve tutunmak için ödenen bedellerde. Erkek egemen patronajın kadın sanatçıları manipüle edip yönetmesinde. Bunları da geçip daha genele gelirsek, eğitimde, fırsat eşitliğinde, aile yaşamında kadına yüklenen rollerde.

Sahnede kadın-erkek sayısı eşit mi diye sayacağımıza şarkı sözlerindeki mizojiniden bahsedelim. Erkek egemen dili sorgulayalım. Videolarda kadının meta olarak kullanımından, kadına yaklaşımdan bahsedelim.

Anladığım kadarıyla, Primavera Sound, kadın-erkek eşitliği diyerek kendine farklı bi line up stratejisi belirlemiş, bilet satışı ve destek arıyor. Yani bu festivale bilet almak biraz da bu politikaya destek vermek olacak.

İyi hoş ama ben daha önce iki kez gittiğim ve çok büyük keyif aldığım bu festivalden şu konuları aydınlatmasını isterdim.

Acaba festivalinizde kadın ve erkeklere eşit ücret politikasını uyguluyor musunuz?

Bu yılki kadroda yer alan headliner’ler arasında Christine & The Queens; Robyn, Erykah Badu, Charlie XCX, Courtney Barnett, Sigrid, Cardi B, Janelle Monae, Julia Holter, Solange, Kali Uchis, Nina Kraviz’den hangisine yer vermeyecektiniz de bu uygulama sayesinde yer verebildiniz? Bu isimler kadın-erkek eşitliği uygulayan uygulamayan her festivalin kadrosunda zaten varlar çünkü yılın en iyi albümlerini çıkaran en popüler isimler zaten.

Müzik sektöründe kadın-erkek eşitliği gibi önemli bir konuyu basit bir tanıtım malzemesine dönüştürmeden ve sahnedeki sayılara indirgemeden bu iş yapılamaz mıydı acaba?