Gezi ruhu hep kalacak

Yarın öbür gün Gezi boşaltılır veya eylem biter. Ancak artık bu önemli değil. Gezi direnişi yepyeni bir ruhu ortaya koydu. Bu ruh kendi kültürü ve düşünce tarzıyla aramızda olacak. Bence artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Gezi ruhu hep kalacak

Amerika ve ardından yarattığı etkilerle dünya kültürü açısından önemli bir yıl 1967. Dönemin gençlerinin savaş karşıtı, barışçı ve özgürleşmeci bir hareketi başlattığı ve zirveye ulaştırdığı yıl. Aynı yıl bu kültürün sesi olarak ilk sayısını çıkaran Rolling Stone dergisi 40’ıncı yılı olan 2007’de özel bir dosya hazırlamış ve 1967’ye odaklanmıştı. San Francisco, Los Angeles, New York ve Londra’da birbirini etkileyen biribirinden güç alan gençlik hareketlerini ve bu hareketlerin oluşturduğu kendine has kültürleri dönemin tanıkları anlatıyordu bu dosyada. Doğrusuyla yanlışıyla o yıl oluşan hareketin bugün de dünya gençliği üzerinde etkileri var.
Gezi Parkı’nda biraz dolaşıp ortamın havasını (gazını) soluyan herkeste oluşan ortak bilinç, dil ve karşılıklı saygı, sevgi ve dayanışma ortamı bana bu sayıda okuduklarımı hatırlattı. Orada yepyeni bir kültürün filizlendiği izlenimine kapıldım.
Benim şimdiden söyleyebileceğim şey şu: Yarın öbür gün Gezi boşaltılır veya eylem biter. Ancak bu önemli değil. Gezi direnişi yepyeni bir ruhu ortaya koydu. Bu ruh kendi kültürü ve düşünce tarzıyla aramızda olacak. Bence artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. O yüzden Gezi’dekiler ve oraya destek verenler çoktan kazanmıştır.
Bakın müzik yazarı ve tarihçisi Mikal Gilmore 1967’de San Francisco’daki Golden Gate Park’ta olanları şöyle anlatıyor:

Konser salonlarını kapatmaya başladılar

l Aileleri gençlerden
II. Dünya Savaşı değerlerine uymalarını beklerken Amerika, Vietnam’a saldırmayı planlıyordu ve bu savaşta en çok ulusun gençleri acı çekecekti. Ama gençlik kendi ideallerini takip etmek için her şeyi yapıyordu. Barış, tolerans, estetik ve toplum onlar için her şeyden önce geliyordu. Bu istekleri Vietnam gelişmesinin yanında yepyeni bir toplum yaratıyordu.
l Gençliğin yeni gelenekleri Amerika’nın yerleşik kültürünü bozuyordu. Özellikle Haight Asbury mahallesi ve Golden Gate Park her anlamda özgürlüğün ve sınırsız cinselliğin bulunduğu bir bölge olarak çok dikkat çekmeye başlamıştı. Medyada bu bölgenin uyuşturucu satıcılarının merkezi olmasından bahsediliyor, park tehlikeli bir yer olarak gösteriliyordu.
l 1967 yılında gazete manşetleri şöyleydi: “Vali hippileri şehirden uzak durmaları için uyarıyor.”
“Polis hippilere savaş açtı.”
Polis şehirdeki dans ve konser salonlarını kapatmaya başlamıştı. Açık kalanlara da 18 yaşından küçük olanların girmemesi için önlemler almaya başladılar.
Topluluğun tek avukatı San Francisco Chronicle’da caz eleştirileri yazan genç bir hukukçuydu. Ralph Gleason daha sonra 1967’de Jann S. Wenner ile Rolling Stone dergisini kurdu. Gleason hem bu yeni kültürü hem de müziğini korumaya çalışıyordu.
Gleason 18 yaşından küçükleri konser salonlarına aldığı için gözaltına alınmaya başlanan organizatörler ve mekan sahiplerini savunurken şöyle demişti:
“Bu partiler ve konserler başladığından bu yana tek sorun polis oldu. En büyük problem bu toplumun gençlerinden korkması, bu yüzden onların yasa dışı olduklarını söylüyorlar.”

Rüya gibi bir geleceğe inanıyorlardı
l Gerçekten de Golden Gate Parkı toplum için yeni bir tecrübeydi ve tehlike olarak görülüyordu. Mormonların inançları yüzünden sürülmeleri gibi hippilerin de buradan sürülmesi isteniyordu.
l 14 Ocak 1967’de şair
Allen Ginsberg ve Gary Snyder parkta büyük bir yürüyüş düzenledi.Öğle saatlerinde
20 bin destekçi vardı. Bu farklı “fraksiyonların” birleşme çağrısıydı. Grateful Dead ve Jefferson Airplane gibi gruplar para almadan çaldılar. Oracle dergisinin editörü bu toplantı için şöyle yazmıştı: “Bu insanlar kategorik dogmadan ayrılan aktif bir topluluk ve sevgi birleşimiydi, sonunda devrim oldu.” Haight Ashbury Park sokak dansçıları The Diggers sandviç dağıtıyordu, topluluğun aktif üyelerinden Owsley Stanley bir yerlerden kilolarca et bulmuştu. Yiyip içip barıştan ve sevgiden söz ediyorlardı. Topluluğun kanaat önderleri çok umutluydu. Onları artık rüya gibi bir geleceğin beklediğine inanıyorladı.
Alan Ginsberg ise aynı anda San Francisco’da bir kitapçıda “her şey o kadar harika ki acaba hepimiz yanılıyor muyuz” sorusunu soruyordu.

Park bir yaşam merkezi olmuştu
l Polis 1966 sonunda o yaz parka yaklaşık 200 bin kişinin geldiğini açıkladı. Park bir yaşam merkezi haline gelmişti ve neredeyse kendi kurallarını koyan bağımsız bir ülkeydi. Parkta yaşayanların ihtiyaçlarını karşılamak için yiyecek, içecek, yatacak yer ayarlamak için
bir organizasyon kuruldu.
40 doktorun çalıştığı bir klinik oluşturuldu. Parka gelenlerin para, kıyafet ve uyku tulumu getirmeleri isteniyordu. Organizasyon için gerekli olanlar listeler halinde buraya geleceklere iletiliyordu.
l Janis Joplin o yıllarda park ahalisi içinde çok popülerdi. Ancak sonradan parktakileri, anne babaları gibi tutucu ve kuralcı oldukları için suçlayacak, hepsine “sahtekarlar” diyecekti.
l Bir süre sonra parkta sosyal hayat kontrolden çıkıyordu, suç fazlalaşmıştı. Haight toplumunun tanınan simalarından Mountain Girl olarak bilinen Carolyn Adams şöyle demişti: “Özgürlük bir anda toplumu mahvetmek oldu. Şişeyi kırma özgürlüğü, birini dövme özgürlüğü, birinin üzerine basma özgürlüğü. Bunlar güzel ortamları güçlü bir şekilde yıktı.”

Eski yaşamı modernleştirdi
l Ağustos ayında gençlere destek için George Harrison parka geldi ve gitarıyla kısa bir konser verdi. Ancak çok sıkıldı. Fazla kalmadan gitti. Oraya
LSD alarak gitmişti. Sonradan “Londra’daki gibi güzel bir ortam bulacağımı sanmıştım. Tek bulduğum sivilceli berbat gençlerdi” diyecekti. Buradan döndükten sonra LSD kullanmayı bıraktı.
l San Francisco’da o dönem olanlar doğrusuyla yanlışıyla toplumun modern yaşamında bir çatlak yaratmıştı. Tutucular hippilere “Amerikan kültürünün yaralanmış ve çürümüş hali” dediler. Her ne olursa olsun Amerika hippi hareketinden ve Haight Ashbury Park’ın barışçıl işgalinin ardından gelişen ve oradan geride kalan fikirlerden etkilendi. Burada bulunan insanlar Amerika’nın dört bir yanına dağıldı ve özgürlük fikirleriyle büyüdüler ve çocuklarını bu şekilde yetiştirdiler.
l Bu hareketten sonra açık fikirlilik ve sosyal liberalleşme toplumda karşılık bulan meşru talepler oldu. Bu hareket bir toplumun hayatını ve yaşam biçimini değiştirebileceğini, buna muktedir olduğunu kanıtladı.
Farklı fikirler yaratmakla kalmadı aynı zamanda eski yaşamı modernleştirdi.