İngiltere’den seçim manzaraları

Muhafazakârlar açık ara kazandı, Boris Johnson zaferini ilan etti. Artık Brexit kesin. Bir İngiliz arkadaşım şu yorumu yaptı: Referandumda neye evet dediklerini bilmiyorlardı. Şimdi biliyorlar. En fenası da bu...


Haftalardır seçim atmosferi İngiltere’de bir numaralı gündem. Baştan söyleyeyim bazı şeyler her yerde aynı. Aynı bizim oralardaki muhabbetler diyor insan. Bazı şeyler de çok farklı. Mesela centilmenlik unutulan bir değer değil. Ne kadar itiş kakış tartışma olsa da bizim seçimlere göre aşırı centilmence her şey. Ne meydana yağlı urgan atan var ne birbirinin dinini imanını sorgulayan. Seçim turu çok yorucu geçti falan diyorlar televizyonda liderlerden bahsederken. Corbyn bir çiftçiyle poz veriyordu geçenlerde. Boris Johnson’ı da bir pastanede tezgâhın arkasında Brexit doughnut’ları dağıtırken gördüm.

Tanıdık maneveralar

Kim ne vaat ediyor, valla bu konulara hiç girmeyeceğim ama halkın gözünden anlatmaya çalışayım. Olay Brexit isteyenlere karşı Brexit istemeyenler. Bu seçimin bununla ilgili olduğunu çocuklar bile biliyor. Ne kadar aklı başında insan varsa yahu yapmayın etmeyin Muhafazakârlara oy vermeyin Brexit deliliktir diyor. Geçen hafta bütün müzisyenler tek tek kimi desteklediklerini açıkladılar. Club DJ’inden pop starına (Dua Lipa Twitter’da Labour’a yani İşçi Partisi’ne oy istedi) herkes oy vermeye davet ediliyor ve Labour destekleniyor. Ama sanmayın ki insanlar İşçi Partisi’nden çok memnun. Pek çok insan “Vallahi hiç memnun değilim ama Boris’in karşısında başka seçenek yok” diyor. Size de tanıdık geldi mi?

İngiltere’den seçim manzaraları


Eski ülke, eski sevgili

Avrupa Birliği ülkelerinden pek çok arkadaşım var. Kimi uzun yıllardır burada kimi de bir kaç yıl önce gelmiş şehre. Ama hepsi artık ülkelerini geride bırakmışlar. İşlerini güçlerini hayatlarını burada kurmuşlar. Brexit olursa neler olacak bilemiyorlar. Norveçli arkadaşıma pasaportta her defasında “Neden İngiltere’de yaşıyorsun ki burası daha güzel. Orada yaşanır mı?” diyorlarmış. Polonyalı bir arkadaş bunun üzerine “Bana da benzer şekilde muamele yapılıyor. Eski ülke eski sevgili gibi her sefer giriş çıkışta zorluk çıkarıyor ayrıldığımızı bir türlü kabul etmiyor” dedi.
Ben de tabii “Birader, sizinki birinci dünya problemi, bana şimdi konuyu hiç açtırmayın, ağzımızın tadı kaçmasın” demedim. Sanki olaylar benim dışımda gelişiyormuş gibi, turist gibi ilgiyle dinledim.

BrexIt konusu bitmez BrexIt olsa da bitmez

Herkes seçimden sonra gelecek muhtemel duruma çare bulma peşinde. Oy verme sabah erken saatlerde başlayıp gece 22.00’de sona eriyor. Pazar günü değil perşembe olması da ayrı bir ilginçlik tabii bizim bakış açımızdan.

Şimdi siz bu satırları okurken gündem ne olacak bilemiyorum ama şunu biliyorum. Burada Brexit konusu bitmez. Brexit olsa da bitmez. Ülkede başka hiçbir konu yok çünkü. Bugün Brexit konusunu kaldırın insanlar “Daha önce biz neden bahsediyorduk” diye düşünürler. Sanırım herkes Brexit olsun ama olmamış gibi olsun peşinde. “Biz halka yaptık işte diyelim ama fiiliyatta her şey aynı kalsın”.

Konu sadece göçmenlerin meselesi de değil. Pek çok İngiliz’in ailedeki İrlandalı dedelerini hatırladığı, İrlanda pasaportu çıkarmak için başvurarak AB’de kalmayı ve bunu çoğu İngiliz’in yaptığını da söyleyeyim. 

Türklerin durumu...

İngiltere’ye sonradan gelmiş herkes Muhafazakârların seçimi kazanmasından ve Brexit’in gerçekleşmesinden endişeli. Ancak ilginç bir şekilde vatandaşlığa geçenlerin bir kısmı en fanatik muhafazakâr haline geliyor. Vatandaş olan bir Türk tanıdık “Herkes geliyor çok kalabalık oldu” dedi. Bu profille İngiltere’nin kırsalında yaşayan derin İngilizler siyasi açıdan aynı platformda buluşuyor. Kaderin bir cilvesi olsa gerek. Siyasi görüşü ne olursa olsun, neredeyse herkes Brexit’e kesin gözüyle bakıyor.

Türklerin durumu elbette daha da belirsiz. Brexit ne getirecek ne götürecek uzmanlar da dahil kimse hiçbir şey bilmiyor. Ortalıkta sadece tahminler var. “Yok abi, o kadar da değil”ler falan havada uçuşuyor da, biz muhtelif kereler “O kadar, evet tam da o kadar, hatta daha da fazlası” şeklinde gördük yaşadık pek çok şeyi.

İngiltere’den seçim manzaraları


Oy acemileri

Öte yandan, The Observer geçen pazar taktik oy ne demek nasıl verilir, İngiltere’nin hangi bölgesinde kime oy verirseniz oyunuz boşa gitmez konulu dev bir dosya yayımladı. Ne hesaplar ne hesaplar... Aynı biz. Buna göre Muhafazakârlara karşı kimi yerde Liberal Demokratlar hayli güçlü çıkıyor, kimi yerde İşçi Partisi. Aman oylarınız boşa gitmesin taktik oy verin çağrıları çok var. Muhafazakârları yenmek için her türlü taktik ve matematiksel hesap yapılmış durumda. Biz, bir Avrupa Kupası ya da Dünya Kupası eleme turlarında gruptan çıkmak için, bir de seçimlerde kimseye güvenmediğimizden kendi hesabımızı kendimiz yapa yapa ustalaştık. İngilizler henüz acemi. Çoğu ilk kez oy kullanacak bu seçimde. 30’lu 40’lı yaşlarında insanlardan söz ediyorum. Daha önce hiç oy kullanmamışlar. Bizde 20 yaşında üç kere oy kullanan var.

İngiltere’den seçim manzaraları


Miting yapmıyorlar, esnaf ziyareti var

Seçim yorgunluğu telaşı falan böyle bu tip şeyler. Bizdeki gibi Anadolu’yu fethe çıkıp 100 miting falan yapmıyor kimse. Esnaf ziyaretleri, akşam da televizyonlarda oturumlar. Durum buydu.

İngiltere’den seçim manzaraları


Açıkçası, liderlerin karşı karşıya gelip seçim vaatlerini konuşmaları falan bu tip şeyleri biz özlemişiz. Türkiye’ye daha az miting daha çok karşılıklı oturup konuşma, sorma sorgulama lazım.

İngiltere’den seçim manzaraları