İyi ki Türkiye’de ilaç reklamı yasak

İki yaşlıca ama bakımlı kadın konuşuyorlar. Bu “yaşlı/bakımlı”yı şu anlamda kullanıyorum; kendine iyi bakmış sağlıklı yaşlanabilmiş kişiler bunlar. Yaşına göre belli ki gayet iyi sağlık durumunda olan kişiler. Reklam yaşlısı diyelim. Umut Sarıkaya’nın yaşlı kaslı dediklerinin kadın versiyonu gibi. Ama Sarıkaya’nın tiplemesi olan yaşlı kaslı üzgündü. Bunlar mutlu.

Gülümseyen, aşırı mutlu görünen yaşlı ve sağlıklı insanlar beni hep korkutur. Ürpererek izlemeye devam ediyorum.

Bakımlı yaşlılar sohbet ederken birinin gözlerinin iyi görmediği ortaya çıkıyor. Çünkü bulundukları otobüs durağında karınca duası gibi yazılmış tarifeyi okuyamıyor biri. Diğeri okuyor ve sohbet tabii ki, “Bak şu ilacı içersen senin de gözlerin kartal gibi keskin olur”a geliyor. Derken otobüs geliyor ve neşeyle binip kim bilir nereye gidiyorlar.

Başka bir reklamda torununu seven mutlu yaşlı bir anda “hınk” diye kalakalıyor. Eli belinde acıyla kıvranıyor. Yani bir reklamda ne kadar acıyla kıvranılabilirse o kadar. Ardından o mübarek krem kutusunu görüyoruz. Birtakım grafiklerle ilaç nasıl da “hınk” diyen bölgeyi yumuşatıyor idrak ediyoruz. Son planda bakımlı yaşlı çok mutlu. Ellerinden tuttuğu torununu neşeyle ve -herhalde- iman gücüyle kendi etrafında helikopter pervanesi gibi döndürüyor. Allah muhafaza, döne döne uçup gidecekler.

Bir diğer reklam kadınların menopoz döneminde kullanması için üretilmiş bir ilaç. Öyle güzel yapmışlar ki reklamı, renkleri, müziği falan insanın canı menopoza girmek istiyor.

Bir başkasında yetişkin insan bezi tanıtılıyor. Evet, anladınız, altına kaçıran kişiler için bir çözüm. Merak etmeyin, dışarıdan hiç anlaşılmayacak, kimse sizin çişinizi tutamadığınızı anlamayacak deniyor. Reklamdaki adam (en fazla 50’lerinin sonunda) pantolonunda hiçbir ıslaklık görülmediği için gururla gülümsüyor.

Bir diğerinde, vahşi batıda bir kasabada iki silahşor karşı karşıya geliyor. Birinin çişi var. Çünkü prostatı büyük ve bu yüzden idrarı boşalamıyor (grafik animasyon bize bu durumu anlattı). Devamlı çişi geldiğinden de silahşorluğu hakkıyla yapamıyor. Ama çözümü var. Gösterilen kutudaki ilacı içince silahşorluğa geri dönmek şöyle dursun, yanında bir de güzel kadın beliriyor. Bembeyaz dişlerle mutlulukla gülümsüyorlar.

Başka bir reklam: Seksi bir kadının şuh haller içinde orta yaşlı bir adamı elinden tutarak yatak odasına götürdüğünü görüyoruz. Adam hiç endişeli değil, çünkü gerekli ilaç takviyesiyle cinsel yaşamı gençliğinden daha iyi olabilir. Herkes gülümsüyor.

Başka reklam: Kaykaylarıyla hayli güzel hareketler yapan gençler yorulduklarında vitamin takviyesi yapabilirler çünkü işte şu kutudaki ilacı içerlerse daha da yükseğe zıplayabilirler (havada uçan bir kay kay görülür).

Genç yetişkinlerin göründüğü, beyaz yakalıları hedefleyen bir diğer vitamin reklamında sabahları suya karıştırıp içebileceğiniz vitamin tanıtılıyor. Böylece patronlarınızı sizi daha çok sevecek, iş yerinizde daha verimli olacak, toplantılarda çakı gibi görüneceksiniz (sunumunun ardından tebrikleri kabul eden bir adam görülmekte).

Yaptığım tek şey, televizyonda Polonya kanallarını karıştırırken denk geldiğim Greatest Hits çalan müzik kanalına takılmaktı oysaki. Prince, Guns’n Roses, Madonna, Queen, Nirvana, Robbie Williams, Snoop Dogg, Michael Jackson, Beastie Boys, Aerosmith falan çıkıyordu art arda ve ben de “A ne güzel, uzun zamandır dinlememiştim bunu, bakalım sırada ne var şimdi?” diye kendi kendime neşeleniyordum.

“Smells Like Teen Spirit”in ardından prostat, “Like A Virgin”in ardından menopoz reklamı çıkan bir dünyada yaşamak istemiyorum. İyi ki bizde ilaç reklamı yapmak yasak.