Konser, turne ve çevre

Coldplay’in yeni albümü “Everyday Life” gelecek hafta yayınlanacak. Albüme dair gelen bilgiler arasında “deneysel ve alışılmışın dışında” bir albüm olacak bilgisi vardı. Dinledikten sonra müzikal açıdan aynı fikirde olamadım. Ama zaten bugün konum bu değil. Ben bugün albümü değil, albümün yayınlanmasıyla grubun başlattığı tartışmayı biraz kurcalamak istiyorum.

Coldplay yeni albümleri dolayısıyla dünya turnesi yapmayacaklarını açıkladı. Nedeni, dünya turnelerinin ardında bıraktığı karbon ayak izi. Kendi açıklamalarındaki ifadeye göre sıfır karbon ayak izi bırakacak konserler düzenlemeyi becerene kadar turne yapmayacaklar. Coldplay’in, daha doğrusu, geçen hafta Chris Martin’in BBC’ye söyledikleri ne anlama geliyor? Turneler neden karbon ayak izi bırakıyor? Martin’in bu konudaki açıklaması şu şekilde:
“Bundan sonraki dünya turnemizin sıfır karbon ayak izi bırakacak şekilde tasarlanmasına çalışıyoruz. Hiç plastik malzeme kullanılmayan, büyük ölçüde güneş enerjisiyle gerçekleşecek konserler hayal ediyoruz.”

Coldplay bir önceki albümleri “A Head Full of Dreams” için 2016 ve 2017 yıllarına yayılan dünya turnesinde 122 konser verdi. Bu turnede toplam 523 milyon dolarlık bilet satıldı. Sponsorluk ve yan gelirleri hariç tutarak konuştuğumuzda bile büyük bir rakam. 2000’deki ilk albüm “Parachutes”tan bu yana Coldplay’in yedi büyük turnesi var. Colplay büyüklüğünde ve çapında onlarca, daha küçük yüzlerce irili ufaklı isim olduğunu ve her yıl pek çok turne gerçekleştiğini düşünürsek bu ekonominin büyüklüğü daha iyi anlaşılır. Öte yandan, yüz binlerce kişiyi tek bir mekâna toplayan onlarca açık hava festivali var bugün. Bu festivallerin her ülkede şubeleri oluşuyor. Gezici hale gelen bu festivaller dışında tematik festivaller ve daha pek çok farklı iş modeliyle müzik dünyası konser ve turneden neredeyse gelirinin tamamını elde ediyor. Yani teknik olarak “çevre” bu ekonominin en büyük endişesi değil. Ancak işler değişiyor olabilir.
Patronlar değil ama sanatçılar bu konuda duyarlı. Mesela Billie Eilish’in Mart 2020’de başlayacak turnesi büyük ölçüde çevreci özelliklere sahip olacak. Plastik kullanımı sıfırlanacak. Sıfır karbon ve genel anlamda çevreyle ilgili eğitimlerin yer alacağı “Eco-village”lar (çevreci köyler) kurulacak. The 1975, 2020 turnesinde her satılan bilet için bir ağaç dikeceklerini açıkladı. Gruplara hayli büyük bir gelir kapısı olan resmi ürünler konusunda da bir düzenleme yapacaklar. Yeni grup tişörtü üretilmeyecek.

Thom Yorke 2006’da BBC’ye rock turnelerinin çok büyük bir enerji kullanımına neden olduğunu ve bunu çevreye zarar verdiğini anlatmıştı. Bir daha turneye çıkmamayı düşündüğünü söylese de Radiohead bunu başaramadı. Ancak bugün 13 yıl sonra çevreye verilecek zararı önlemek için turneye çıkmama fikri gerçek oluyor gibi duruyor. Tabii Colplay bunu bir albüm tanıtım fırsatı olarak kullanmayacaksa. (Aklıma Chris Martin’in rol aldığı “The Extras” bölümü geldi bir anda, merak eden bir Google araması yapsın.)

Gelecek on yıllarda insanlığın en büyük meselesi iklim olacak. Bu açıdan bakıldığında günümüzden “Eskiden gruplar 100 küsur konserlik turnelere çıkıyorlarmış düşünebiliyor musunuz” diye hayretle bahsedecek torunlarımızı şimdiden duyabiliyorum. İklim ve çevre koşulları bize yeni bir kültürü ve yaşam tarzını benimsetmeye hazırlanıyor.

Konserlerin çevreye etkisi tam olarak nedir, çevreci konser mümkün mü? Turnesiz bir müzik endüstrisi nasıl var olabilir. Bunları da yeni bir yazıda tartışalım.