Sabah dertleşmesi

Bugün arızayım. Asabiyim, agresifim, kompleksliyim, Twitter yazarıyım.
Kendi kendini dolduran adamım. Yani Türkiye’nin çoğunluk insan profiliyim. Hani sabah kalkarsınız, daha yüzünüzü yıkamadan “Dur ben bir şeylere sinirleneyim” dersiniz ya.
Bakın bu ara şuna sinirleniyorum. Batı’nın bütün keşiflerine, icatlarına, teknolojisine, bilgisine ve gelişmişliğine milli yanıtımız şudur bizim: “Bizim helada musluk var, onlarda yok. Daha bunu becerememişler...” Gülmeyin, var bu.
Bu “milli”yi siz “ümmet” sathına genişletin. Hatta medeniyetler çatışması tezinin sosyolojik kökenleri eksenine oturtun, öyle inceleyin
o musluğu.
***
Batılı insan keşfeder, üretir, yaratır, biz tarla satıp onun ürettiği, tasarladığı, geliştirdiği arabayı, bilmem ne ekran televizyonu, cep telefonunu alır, sonra da övünürüz. Medeniyetler çatışmasının temel dinamiği işte burada yatıyor.
Birisi gelip “Kardeşim adamlar üretiyor, kazanıyor, sen neden üretemiyorsun, derdin ne, nerde eksiksin, bir analiz yapsana” dediğinde şunu da söyleyebilirsiniz:
“Batı sokaklara pislerken, bizde hamam vardı, ne konuşuyosun sen?”
Böbürlenmenin tarihini biz yazdık. Böbürlenmenin kitabını, ansiklopedisini yazdık.
Evet vardı. Hamam vardı. Vardı da ne oldu? Herkes hamama mı gidiyor her gün. O yüzden mi her yer ter kokuyor. O yüzden mi insan kokusundan taksiye asansöre binilemiyor, o yüzden mi otobüs, metrobüs moleküler coşku festivaline bağlıyor? O yüzden mi ortalama duş alma katsayımız haftada bir? Ne oldu da böyle oldu?
Eskiden hamam vardı çok yıkandık, bir yüz yıl yıkanmasak olur. Şimdi onlar düşünsün...
***
Her gün her şey biraz daha yasak. Her tarafa beton bina dikmekten başka bir ekonomik hareket yok, onun da sonu yakın, kimse ev mev alamıyor artık, para bitti.
Ne teknolojin var, ne teknolojik yatırımın var, eğitim sistemin berbat, dünya sıralamasında sonlardasın. Ortalık toplama çıkarma yapamayan, konuşmasını yazmasını bilmeyen üniversite mezunu dolu. Nitelikli insan kaynağın yok çünkü niteliğe göre değil eşe dosta göre iş dağıtıyorsun. Aklı olan, imkânı olan yurtdışında çalışıyor. Çünkü hak ettiğini orada alıyor.
Enerji politikan yok.
El âlemin terk ettiği ülkesinde kapattığı santralleri yeni keşfedip mal bulmuş gibi üzerine atlıyorsun.
Ne yazılım üretebiliyorsun, ne fikir. Ne doğru dürüst bir markan var, ne uluslararası bir düşünürün. Nobel ödüllü edebiyatçından, dünya çapında müzisyeninden nefret ediyorsun.
Tarihini bilmiyorsun, araştırmıyorsun. “Atalarımız gemileri karadan taşımış, Amerika’yı keşfetmiş.” Tarih anlayışın bu. Ama masal dinlemekten gerçek tarihinle bir türlü yüzleşemiyorsun.
El âlem soykırım yapmış, yüzleşmiş, çoktan halletmiş geride bırakmış, işinde gücünde. Sen daha Dersim’inle problemlerini çözememişsin...
Özür dilesin mi dilemesin mi? Dersim’e gidebilir mi gidemez mi? Ergen muhabbetine devam. Ve sonuç: Ama bizde hamam vardı...
***
“Sakin ol birader, bir çay falan iç” dedim kendime. İyi geldi. Size de tavsiye ederim.