Türk birasının köklerine yolculuk

Prag’ın yarım saat dışında bir köy var. Türkiye’ye gayet uzak bu köy, bizim köyümüz
olmasa da Türk bira zevkinin temellerini barındırıyor olabilir

rag yakınlarındaki Velke Popovice isimli köye bu mevsimde giderseniz bari erkenden gidin ki azıcık güneş görsün yüzünüz. Aksi takdirde puslu gökte bulutlar arasından erkenden görünen dolunay ve uçsuz bucaksız ormanlar eşliğinde “Kurtadam Prag’da” filmini çekersiniz. Kurtadam sizi donmadan bulursa tabii. Hava gündüz vakti eksi 10’lara dayanıyor. Burada “sıcak bir sohbet ihtiyacı” bir kelime oyunu değil, gerçeğin ta kendisi.

Köyde Kozel birasının orijinal fabrikası var. “Kolomb ilk seferine çıktığında biz burada bira mayalıyorduk” şeklinde giriyorlar söze. Bira Çek Cumhuriyeti’nde “alkol”den ziyade bir milli gelenek ve içecek olarak algılanıyor. Tarihsel kökleri, sosyal arka planı, kocaman bir ekonomisi var. Bugün dünyanın her yerine gönderilen bu bira, bu köye ve Çeklere önemli bir ekonomik girdi sağlıyor, gurur veriyor.

İlginç bir ayrıntı

Şimdi Anadolu grubu tarafından Türkiye’de Adana’da üretilip şişelenecek. Türk damaklara hitap edecek.

Benim ilginç bulduğum ayrıntıya gelelim. Bir biranın Çek birası kabul edilebilmesi için, içine şerbetçi otunun iki kez ilave edilmesi gerekiyor. Mayalanmadan önce ve sonra.
Bu işlem biranın hafif acı olmasını sağlıyor. Türk insanının bayıldığı tatmış bu. Türkiye’de yaygın bira Efes olduğundan Türk damak
zevki de zamanla bu yönde gelişmiş. Efes’in temelleri pilsener tarzı bir Alman birasına, onun da kökeni,
tüm pilsenerler gibi Çek Cumhuriyeti’ne dayanıyor.

Velke Popovice’deki fabrikada bir restoran var. “Ortaçağ’da serfler için hayat nasıldı?” konulu bir dersi uygulamalı olarak burada verebilir insan. Restoranda bugün bolca et çeşidi var ama o çağda et ancak senede bir festivalde falan yenirdi. Yani serfseniz patates yiyip bira içiyor, sabah şafak vakti kalkıp tarlada patates, soğan çapalıyorsunuz. Biranın besleyiciliği ve enerjisi soğukta çok işe yarıyor. Boşuna dememişler bira işçi sınıfı içkisi diye!

PAZAR ALBÜMÜ

“Sonic Highways” Foo Fighters

“SomethIng From Nothing’de ‘Holy Diver”ın riff’ini aynen dayamışlar, ayıptır” dedi birisi geçen gün. Dedim ki Dave Grohl illa Dio’ya sormuştur sağlığında. Zira Los Angeles’ta kapı komşusu onlar. Etkilenme var, izin var, çalma yoktur.
Keşke albümün tek sorunu bu olsa. Foo takımı bu albüm için Amerika’nın sekiz farklı şehrinde stüdyolar kurdu. Buralarda yörenin müzik kültürüyle içli dışlı oldu ve ileri gelen müzisyenlerden destek aldı. Bunu BBC’ye program dahi yaptılar. Grohl’un Amerikan müzik tarihini saygıyla anma misyonuna eyvallah. Ancak bu çeşitliliği albüme yansıtmakta başarılı değiller. n