Yeni sezondan

Salon, sezonu bu gece The Battles konseriyle açıyor. Babylon’da sonbahar caz ağırlıklı. Zorlu, sezonu yeni nesil yerli seslere de yer veren Mix Festival ile karşılamaya hazırlanıyor

- Murat Abbas’ın çılgın bir projesi var. Zorlu’daki ofis katlarını yıkıp yeni bir düzenlemeyle daha verimli kullanarak tiyatro salonları oluşturacaklar bu sezon. Yeni salonları çocuk oyunları için kullanacakları bilgisi verildi.

-Zorlu PSM bünyesinde yeni bir müzik mekanı geliyor. Adı STUDIO. Biraz Salon, biraz Babylon işlevinde bir yer olacağı anlaşılıyor. 600 kişi kapasiteli bu mekan bir kulüp/konser salonu anlayışında olacakmış.

-Bu yıl Zorlu PSM’nin programında yeni bir caz festivali var. Çocuklar için klasik müzik ve opera gösterilerine daha fazla yer verilecek. Ayrıca bir Afrika hafta sonu gerçekleşecek, çöl blues ağırlıklı. Yani klasik programa yeni renkler getiriliyor.

-Yeni bir festival haberi: Mix Festival, Seslerarası Bir Deneyim, adındaki bu festival çok çeşitli disiplinlerdeki yerli isimleri ağırlıyor Zorlu PSM’de. Büyük Ev Ablukada, Baba Zula, Ceza gibi büyükler yanında irili ufaklı 30 kadar ekip izleyeceğiz. Hey! Douglas, Help! The Captain Trew Up, İdil Meşe & Da Poet, Kamufle, Ozbi, Ponza, Uluru, Mode XL not aldıklarım.

Yeni sezondan

-Zorlu PSM’ye West Side Story geliyor, Mart 2017’de. Duyuralım.

-Babylon sezonu Kraak & Smaak ile açtı. Bu gece Selda Bağcan ve Boom Pam ile yeni sezon şenliğine devam ediyor.

-Fujiya & Miyagi (28 Eylül), Michael Franti (12 Ekim)Babylon’da; not edilsin.

-Akbank Caz Festivali’nde Eric Truffaz (13 Ekim), Tony Allen’ın Art Blakey Tribute gecesi (19 Ekim), Saul Williams kaçmaz.

-Babylon bu yıl da Fransa’dan seslere yer verecek. XXF Very Very French festivali kapsamında 23 Kasım’dan itibaren Rover, Brodinski, The Shoes, Jean Tonique, La Caravane Passe, Aaron gibi isimler not ettiklerim arasında.

-Salon İKSV’de bu akşam ve yarın akşam The Battles konseri var. Sezon açılışı için hayli güzel ve heyecan verici bir ekip.

-İlk bakışta Salon İKSV’de İskandinav indie ekiplere ağırlık verilmiş gibi. Gözüme çarpanlar arasında Jaakko Eino Kalevi 8 Ekim’de. Helsinki’de tramvay şöforlüğü yaparken müziğe merak saran ve kendine yeni bir kariyer yaratan Jaakko’dan okurlarım daha önce bahsettiğimi hatırlayacak, şimdi canlı da izleyebilirler.

-%100 müzik sponsorluğunda pek çok şahane indie ekibi izleyeceğiz Salon’da. Local Natives’i de (24 Kasım..).

-Choir of Young Believers’ın (5 Kasım) en ünlü şarkısı meşhur nordik noir serisi The Bridge’in jenerik müziğindeki şarkıları “The Hollow Talk”. Bu Danimarkalı ekibi de Salon İKSV’de canlı izleyebileceğiz.

-Salon İKSV’deki Garanti Caz Yeşili’nde The Veils 19, Oh Land
30 Kasım’da.

-Bunların dışında İran asıllı perküsyoncu Azam Ali ve Niyaz ekibi, enteresan bir reggae rengi Anna RF, Lübnanlı rock grubu Mashrou’ Leila’yı da Salon İKSV için not etmek lazım.

Albüm

MASA ÜSTÜNDEN NOTLARYeni sezondan

“DÖN DÜNYA” - MUSTAFA SANDAL

Mustafa Sandal yeni single albümü “Dön Dünya” ile masamın üstündeydi. İçinde bolca yalan dünya, kainatta her şey boş gibi laflar edilmekte. Sandal hiç de sufi gibi görünmüyor. Her gün ayrı bir reklamda ayrı bir magazin sayfasında “glamorous” hayatını sergilemekte, ama anlaşılan içinde fırtınalar kopmaktaymış. Klasik bir dıp-tıs ritim üzerine bol efektli alaturka melodiler. Bu şablon her yıl aynı. Alttan müziği veriyorsunuz, üzerine Serdar Ortaç söylüyor, Demet Akalın söylüyor, Hande Yener söylüyor. Aynı tas aynı hamam.

Nazan Öncel’in “Sakin Ol Şampiyon” adlı mini albümünde ikinci şarkının adı “Madalyon”. Öncel, kaliteli pop da olabilir mücadelesine devam ediyor. Sesini duyan var mı bilinmez.

Aziz’in, “Efso” adlı şarkısını (ki onun da albümü masamdaki CD yığınının içinde karşıma çıktı) açıkçası başarılı bir pop şarkısı olarak değerlendirdim. Sandal’dan da Öncel’den de daha dinamik ve yeni geldi kulağıma. Yeni derken, bu pop çölünde bir damla su demek istiyorum, çağlayan bir nehir değil. Umarım devamı güzel gelir. n