Cumhurbaşkanı anayasa değişikliğiyle partisine dönünce, ilk demeci ‘metal yorgunluğu’ oldu..

Partisindeki metal yorgunluğunu gündeme getirdi..

Kadroların değiştirileceği mesajını verdi..

AKP Genel Başkanı’nın bu çıkışını kimi, uzun iktidar yorgunluğuna bağladı.

Kimi, referandum sonuçlarıyla kıyasladı..

İktidar partisinin ‘hayırcı iller’deki sıkıntısını dile getirdi..

Başta İstanbul!.

***

İl, ilçe kongreleri derken iktidar partisi yerel kadrolarını yeniledi.. Eski başkanlar yerlerini yeni başkanlara bıraktılar..

Bununla da kalınmadı; değişim belediye başkanlarına kadar uzandı..

Düzce gibi küçük çaplı illerdeki değişim gümbürtü koparmadı ama İstanbul sarsıcı oldu..

Çünkü..

Belediye Başkanı’nın kabahati neydi de istifası istendi?

İstanbul’u kötü yönettiği için olabilir mi?

İstanbul’u çarpık kentleşmeye kurban ettiği için mi?

***

Cumhurbaşkanı geçen yıl ‘İstanbul’da yanlışlar yaptık, ucube binalar yaptık’ demişti..

Bu yılın ocak ayında yine İstanbul’u yönetenlere yüklendi..

Dedi ki; ‘Bakıyorsun ki o güzelim Boğaz’da aman ya Rabbi 5 kat, 6 kat, 7 kat binalar, nerede bunlar, ön görünümde. Niye? Kararlı bir duruş sergilenmediği için bunlar oluyor. Şimdi bununla ilgili çok ciddi bir Boğaz Yasası’nın yeniden ele alınması, çıkartılması lazım.’

***

Kadir Topbaş bu yüzden mi istifaya zorlandı?

Yoksa referandumda İstanbul’dan ‘hayır’ çıktığı için mi?

Konuşulması gereken İstanbul’un hali..

Konuşulması gereken Topbaş yönetiminde betonlaşıp betonlaşmadığı..

Konuşulması gereken İstanbul’un 22 yılda nasıl bir kentte dönüştüğü..

***

Bunları konuşmuyoruz..

Topbaş nasıl gitti diye sorguluyoruz...

Yanıtı basit; nasıl geldiyse öyle gitti..

Davutoğlu örneği ortada.. Çok çarpıcı.. Nasıl başbakan olduysa öyle gitti.. Başbakanlığa gelmesiyle gitmesi arasında en küçük fark yok..

***

Erdoğan, AKP Genel Başkanı şapkasıyla İran dönüşünde son noktayı koydu..

‘AKP alışılmış bir siyasi parti değil. Bir makama gelirken iyi güzel de o makamın boşaltılması istenirken niye yadırganıyor?’ diye sordu..

Ben yadırgamıyorum..

İstifası istenenler itirazsız kabul etmediğine göre, bize ne?

İktidar partisinde düzen böyle kurulmuş, bize ne?

Kanıtsız iddianame

Sözcü gazetesi hakkındaki iddianameyi gördünüz mü?

Görmeyin daha iyi..

İçiniz sızlar..

Niye mi?

İddianamede iddia çok ama iddianamede o iddiaların kanıtı yok..

17/25 sürecindeki gazete haberleri var..

Aynı haberler diğer gazetelerde de yayımlanmış.. Dün baktım; iktidarcı yazarlar bile şokta.. Bu nasıl iddianame diyorlar.. Sözcü’nün FETÖ’yle aynı kaba konulması kabul edilemez diyorlar..

Bravo..

Mesele Savcı’nın iddianamesi değil..

Mesele Savcı’nın dayanaksız iddiaları değil..

Mesele mahkemenin bu iddianameyi kabul edip etmeyeceği..