ASKERE KIZMAM BUNDANDIR!..

Karargahtan çıkmama hastalığı.. Karargahta uzun kalma sendromu demiştim..Elektronik postama bir sürü mektup düştü..

Karargahtan çıkmama hastalığı.. Karargahta uzun kalma sendromu demiştim..
Bazı, orgenerallerin, korgenerallerin, tümgenerallerin, tuğgenerallerin, albayların, binbaşıların yüzbaşıların topluma ayar çekmek amacıyla internet siteleri kurmalarına istinaden söylemiştim..
Veya kurdukları ortaya çıktıkları için..
Elektronik postama bir sürü mektup düştü..
Kızan da var, katılanlar da..
Katılanlarla hem fikiriz; hadlerini aşmışlar, askerliğin dışına çıkmışlar, toplum mühendisliğine soyunmuşlar..
* * *
Tepki gösterenler de yok değil..
Sen de vur bakalım diyen mi ararsın..
Askere vura vura iktidara yaranacağını mı zannediyorsun diyen mi..
Askere çakarak ‘U’ dönüşü yapmak la suçlayan mı..
Kale boş, atış serbest, ne kolay değil mi diye kafa yapan mı
Ne olacak yani diyorlar:
“Yandaş medya üzerinden bir sürü yönlendirme haber yapılmadı mı? Gizli tanığa, imzasız ihbara dayanan haberlerle askere yönelik kara propagandaya soyunulmadı mı?
Uydurma, yalan haberlerle toplum meşgul edilmedi mi?
Asker de bir dönem yapmış ne olmuş yani! Her tarafımız demokrasiye uygun da uygun olmayan bir bu tarafımız mı var.”
* * *
O kadar basit değil..
Asker üstüne vazife olmayan işe bulaşırken, bizden neleri alıp götürdü: bir de onu düşünün..
Söyleyeyim mi?
Örgütsel muhalefetin de..
Bireysel muhalefetin de..
Örgütsel eylemlerinde, spontane eylemlerin de ..
Dibine kibrit suyu döktüler..
Kızmam, kızgınlığım bundandır..
* * *
Bir internet sitesi kurun, muhalefet edin, muhalif yazılar yazın, iktidarı rahatsız edecek haberler yayınlayın, ne kadar doğru olursa olsun fark etmez..
Karşı taraf kara propaganda diyecektir..
Bu da onlardan diye yaftalayacaktır. . Hatta suçlayacaktır.. Çünkü..
Bizim generaller çakma internet sitesi kurarak o kapıyı açtı.. Haberin gerçeğiyle, çakmasını ayır ayırabilirsen..
* * *
Bu işi tek başınıza değil de diyelim ki iki üç arkadaşınızla yaptınız?
Yandınız.. Anında örgüte giresiniz..
Bu kapıyı da maalesef askerler açtı..
İnternet sitelerini emir komuta zinciriyle yönettikleri ortaya çıktı.. Onlarda emir komuta sivilde örgütsel bağ..
Askere kızmam, kızgınlığım bundandır..
* * *
Bir grup asker, bir dönem iktidarı al aşağı etmek için her yolu denemeye kalkmış.. Hepsi de demokrasi dışı, hepsi de yasa dışı, hepsi de zorbalık kokan..
Peki sonuç ne oldu?
Bugün demokrasinin en önemli ayağı, olmazsa olmaz koşulu olan.. Örgütlenerek demokratik yollardan iktidarı koltuğundan indirmeye, al aşağı etmeye çalışmak..
Suçmuş gibi görülmeye başlandı..
Suçmuş gibi işlem yapılır oldu..
Askere kızmam, kızgınlığım bundandır..
* * *
Lafı uzatmayayım.. Şöyle bi düşünün.. Her hangi bir konuda bu ülkede artık neden güçlü bir protesto yürüyüşü olamıyor..
Bi düşünün!.



Erzurum ‘münferit’ değil.. Türkiye’nin yeni iklimi..

Kimse iki serseri, üç ağzının işi demesin.. Ülkeye böyle bir iklim hakim, rüzgar ekilirse fırtına biçilir..
Mesele şu..
Bir bayan sokakta arkadaşıyla yürürken sigara yakmış, bunu gören iki erkek; sigarayı söndür terbiyesiz diye müdahale etmiş..
Oruç tutmuyorum..
Tutacaksın falan derken patırtıyı duyanlar da gelmiş, 10, 15 kişi olmuşlar onlar da sigara içen genç kadını haksız bulmuş!..
(Dikkat burası çok önemli, iklim dediğim bu)
* * *
Hakaretler falan derken kadın yakındaki bir yurda sığınmış polis gelmiş, ramazan günü sokakta sigara içilemeyeceğini savunanlar, polisle de papazlık olmuş..
* * *
Kendine ahlak polisi..
Pardon din polisi rolü biçenler, kadını anında provokatör ilan etmiş..
Bakar mısınız..
Güya kadın sigara yaktı diye tahrik olmuşlar.. Din elden gidiyor diye de müdahale etmişlerdir..
* * *
Şimdi siz bu olaya münferit diyebilir misiniz?
Türkiye’nin yeni iklimi böyle, muhafazakarlıktan, mutaassıplığa, mutaassıplıktan militanlığa hızla kayan bir iklim..
Yavaş yavaş Türkiye’nin her iline, ilçesine yayılmaya çalışan bir iklim..
Türkiye’nin yeni iklimi
* * *
(Not; kimse bizim toplumun değer yargıları falan demesin.. Hal böyleyse, bu ortamdan demokrasi çıkmaz, ileri demokrasi hiç çıkmaz )


‘Hayır’ diyen Faşist mi?

Tunceli referandumda ‘hayır’ dedi ya..
En fazla hayır oyu veren il oldu ya.. (yüzde 81, katılma oranı 67 )
Tunceli Valisi, Tuncelilere damgayı basmış; bunlar özgür anayasayı pek sevmiyor..
Tuncelileri aşağılamış anlayacağınız..
Özgür anayasayı sevmeyen ne sever?
Sopalı anayasayı sever.. Faşizm sever!.
Tuncelilere söylenecek en son söz!..
İnsan biraz göreve gittiği yörenin halkını tanır, insan biraz tarih okur!..
* * *
Tuncelilere ‘hasım’ gözüyle bakan Vali Bey, Tuncelilere artık nasıl hizmet edecek..
Adam görev yaptığı ilin insanlarına hakaret ediyor.. Onları sevmiyor.. Yüzlerine de söylüyor, bakanı şikayet ediyor, bunlar böyledir uğraşmaya değmeze getiriyor..
O Vali, o ilde kalacak mı merak ediyorum..
Bence doğru Bingöl’e gönderilmeli.. En fazla evet oyu veren il orası.. (yüzde 95.2, katılma oranı 77 )
Vali kendine gelir!
* * *
Bir de şu da var tabii..
Acaba diyorum, Vali Bey, Tunceli’den ayrılmak istiyordu da, bakanın yanında kameraların önünde bu sebeple mi o lafları sarf etti..
İstediği bi yere tayin için!
Hem iktidardan yana gözüktü, hem Tuncelilerle arasını bozdu..