AVRUPA BİRAZ HAKLI FAZLACA HAKSIZ!.

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin Türkiye’yi ‘denetime alması’ siyasi mi?

Evet, siyasi..

Fransa ve Almanya seçimleri zamanlama konusunda soru işareti yaratıyor..

Tepki göstermeli miyiz?

Evet..

Türkiye demokrasi liginde küme mi düşürüldü?

Evet..

13 yıl sonra, Gürcistan’ın, Moldova’nın, Arnavutluk’un, Azerbaycan’ın, Rusya’nın bulunduğu lige indik.. Karar ağır..

***

Peki gerekçelerinin tümü çok mu haksız çok mu insafsız?

Buna evet diyemeyeceğim..

Gerekçelerinin bir kısmı insafsız, bir kısmı hakkaniyetsiz, bir kısmı ön yargılı ama bir kısmı da haklı...

Nedir onlar..

Birkaçını sıralayalım..

OHAL’e dayalı KHK’ların (kanun hükmünde kararnameler) amaç dışında kullanılması..

Şöyle ki; OHAL darbeyle mücadele için ilan edildi.. Ama mesela rektör seçimi OHAL’e dayanılarak kaldırıldı.. Varlık Fonu’na birtakım kuruluşlar (Halk Bankası, THY gibi) OHAL’e dayanılarak aktarıldı..

Yargı bağımsızlığının tartışılır olması.. HSYK’nın yargıya müdahalesi, savcıların ortaya koyduğu iddianamelerin kanıtsız olması.. Baştan sağma yazılması.. Tutukluluğun cezaya dönüşmesi..

Tutuklu gazeteciler..

Türk tipi başkanlık sisteminin kuvvetler ayrılığını ilkesini örselediği..

***

Aslında bu kararın çıkmasında Venedik Raporu etkili oldu.. O raporu kale almamıştık, paçavra muamelesi yapmıştık ama 30 sayfalık rapor ikinci lige düşürülmemizde etkili oldu..

Venedik Raporu’nda ne demişlerdi..

Yargı üzerinde yürütmenin raporu güçleniyor..

Yargı yürütmeyi denetlemede yetersiz..

Yasama yürütmeyi denetleyemiyor..

Başkan parti genel başkanı olarak, parti disiplini yoluyla yasamayı hakimiyetine alacak..

Aslında bunlar bizlerin de tartıştığı meseleler..

***

Soru şu; şimdi ne olacak?

İlişkiler daha da gerilecek de köprüler atılır mı?

Atılmaması lazım.. Türkiye, Avrupa Konseyi kurucu üyesi.. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu AKPM’nin bakanlığını yaptı..

Tepki gösterelim ama dozu yükseltmek yerine kısa sürede birinci lige çıkmanın yollarını arayalım..

Bunun yolu belli..

2004 kriterlerine geri dönmek..

2004 rüzgârını yeniden estirmek..

Anayasa Mahkemesi Başkanı’na iki sorum var

Birincisi..

Başkan Arslan dünkü konuşmasında dedi ki; ‘Anayasa’nın 148. maddesi OHAL’de çıkarılan KHK’lar için AYM’ye dava açılamaz.’

***

Diyelim ki; Meclis çoğunluğuna sahip bir hükümet OHAL ilan etti.. Ve OHAL‘i kalıcı hale getirdi.. OHAL’e dayanarak temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan, siyası yaşamı sınırlayan, iş dünyasını dizayn eden, ülkenin hayati varlıklarını elden çıkaran.. Kısaca, Anayasa’ya aykırı bir dizi KHK çıkardı..

Sorum şu..

Vatandaş olarak ne yapacağız?

***

İkincisi..

Başkan diyor ki; ‘Anayasa koyucunun lafzı, anlamı ve amacı bakımından açık bir şekilde düzenlediği kuralları yorum yoluyla değiştirmek esasen mahkeme eliyle anayasa değişikliği yapmak anlamına gelir.’

Sorum şu..

Böyle bir durumla karşılaşınca vatandaş olarak ne yapmalıyız?..

Nereye başvurmalıyız..

Taze örnek..

Mesela, YSK’nın, yasa koyucunun lafzını, anlamını, amacını açık bir şekilde düzenlediği yasayı yorum yoluyla değiştirmesi mahkeme eliyle yasa değişikliği yapmak anlamına gelir mi gelmez mi?