BİR GECELİK KAÇAMAK..

Pazar günlerini sevmem.. Meslek yaşamım boyunca pazar günleri çalıştım.. Medyanın duru durağı olmadığına göre, faaliyet yedi gün sürdüğüne göre, kendine izin gününü kendin seçeceksin..
Pazarı seçmedim.. Pazarın o farklı koşuşturmacasına kendimi kaptıramadım..
Hele şimdi!..
Bağdat caddesine uzan trafik felç, Sarıyer’e git aynen, Bostancı sahili feci, Yeşilköy, Florya hattını unut.. Çengelköy veya Beykoz mu?.. Karşıya geç geçebilirsen..
Geçtin diyelim..
Dön dönebilirsen..
Gerçi İstanbul’da artık haftanın yedi günü trafik felç, bir yerden bir yere gitmek cesaret işi, sabır işi.. En masum gün yine de pazar ama alışmışım bir kere..
Bana göre pazarın en güzel yanı gazetelerin pazar ilaveleri..
Keyif saatleri..
*
Bugün pazar ben de size keyifli şeyler anlatayım..
Seçim üstü malum.. Yok o liderin mitingi, yok bu liderin mitingi, o onu söyledi, bu bunu söyledi, yok oraya git, yok buraya koştur derken itiraf ediyorum ki arada küçük bi kaçamak yaptım..
Bodrum’a ‘ce’ dedim, Gümüşlük’e ‘ne haber’ çektim geri döndüm..
*
Bodrum’un sahili şahane olmuş.. Başka yerle kıyaslamayacağım; Bodrum’a yakışmış demem yeterli mi!
Belediye, yürüme yolunu, oturma alanını büyütmüş, araç yolunu tek şeritle sınırlamış..
Her yer yayaların olmuş..
*
Gümüşlük de dört dörtlük..
İçi pırıl pırıl ama dışı rezalet..
Geçen aylarda da yazdım.. Gümüşlük’e giden yollar tarla!.
Su getiriyoruz demişler kazmışlar, kazan bırakıp gitmiş.. Yolu kim asfaltlayacak belli değil..
Toplasan elli kilometre etmez ama iki yıldır aynı halde..
Hesapta turizm ilçesi!
*
Bodrum, Çeşme, Ayvalık, Kaş, Kalkan, Marmaris gibi mekânlar bu aylarda güzel..
İlkbaharda güzel.. Sonbaharda güzel..
Temmuz, ağustos bana göre kötüdür, sıcaktır, hınca hınç doludur..
Ama eğlencesi de boldur..
Gençler için bulunmaz nimettir..
*
Mekânların durumu ne derseniz..
Vakit yoktu, sağa sola gidemedim.. Servet Usta’ya ayaküstü merhaba dedim.. (Gümüşlük Aquarium’un aşçısı) bütün mezeleri lezzetlidir de, bu yıl kabaktan sıcak lezzet denemesi yapmış.. Tattırdı, gayet iyiydi..
Formda anlayacağınız..
*
Sakın balık sormayın..
Yok ki.. Tabii var da, balıkçıların tutup sabahın ilk saatlerinde iskeleye getirdikleri günün balığı nerdeee!
Çıkan üç beş balığı da pahalı restaurantlar kapıyor..
Zaten artık Ege’de balık kalmadı.. Yolunuz düşerse, siz siz olun satın aldığınız balığa, sipariş ettiğiniz balığa çok iyi bakın..
Singapur mahreçli olmasın..
*
‘Yaaa olur mu, her yer denizken Singapur’un çiftlik balığı yenir mi’ diye isyan etmeyin.. Balığı biz bitirdik, el birliğiyle bitirdik.. Tutmadıysak, avlamadıysak, dinamitlemediysek günahımız yok değil var; satın alarak, yiyerek katliama katıldık..
Şunu da söyleyeyim..
Yazın levrek, çupra yiyecekseniz çiftlik yiyin.. Yağlı oluyor, lezzetli oluyor.. Denizden çıkanı kuru oluyor..
Mangalcılar bilir, kışın deniz, yazın çiftlik derler..
*
Lafı uzattım.. Balık muhabbetine girdin mi ucu bucağı yoktur.. Sözün sonu geceyi bulur..
En iyisi kısa yoldan..
İyi pazarlar..

BİR GECELİK KAÇAMAK..

2012’ye kadar kapalıyız
Metalurji mühendisi Can Aktaş göndermiş..
Yazdığı şöyle..
Size Sait Faik evi ve müzesi hakkında e-posta yollamıştım. Siz de 10 Nisan 2010’da köşenize taşımıştınız. Daha sonra CHP Milletvekili Prof. Dr. Sacit Yıldız konuyla ilgili soru önergesi vermişti.
Sait Faik’in evi kapısında tadilat var tabelasıyla uzun süredir kapalıydı.
Geçenlerde adaya gitme fırsatım oldu. İlk işim Sait Faik’in evine gitmek oldu. Bu sefer yeni bir tabelayla karşılaştım. Tabelada ‘Sayın ziyaretçilerimizin dikkatine Sait Faik Müzesi tadilat çalışmalarının uzaması nedeniyle Mayıs 2012’ye kadar kapalıdır. Anlayışınız için teşekkür ederiz’ yazıyordu..
H
Nasıl bir tadilatsa.. Onar onar bitmiyor!..