Dün seçim ittifakı meselesine girdim, bugün de devam edeyim..

Çünkü, tartışma programlarının başat konularının başında geliyor.. Reza Zarrab meseleyle birlikte atbaşı gidiyor..

Ha bir de CHP Lideri’nin iddiaları var.. Man Adası’na giden/gelen dolarlar meselesi.. Ama o daha ete kemiğe bürünmediği için derinlemesine tartışılmıyor..

***

Seçim ittifakı meselesinde dikkatimi çekin bir husus var.. Konu ne zaman gündeme gelse iktidara yakın yazarlar söze CHP’nin HDP ile ittifak kurduğu iddiasıyla başlıyor..

Böyle bir ittifak kurulmuş gibi konuşuyorlar..

Hemen hemen hepsi aynı cümlelerle..

Hemen hemen hepsi kesin yargıyla..

Kalıp cümlelerle..

Öğretilmiş iddia gibi!.

***

Şöyle ki..

CHP/HDP ittifakının ülkeye ne kadar zararlı olduğu, CHP’nin terör örgütünün uzantısıyla aynı karede yer alarak kendini bitireceği uzun uzun anlatılıyor.. Sonra söz olası AKP/MHP ittifakına geliyor..

Şer cephesine karşı ülkenin bekası için bir araya gelmeleri çok normal denilerek söze nokta konuluyor..

***

Haber kanallarındaki tartışmalara dikkat edin.. İktidar yanlısı yorumcuların ağzından çıkan cümleler neredeyse bire bir böyle..

O zaman soru şu..

AKP/MHP tek çatı altında seçime giderse..

CHP de HDP’yle aynı çatı altında seçime girer mi?

Bence girmez..

***

Dilerim; CHP yöneticilerinden biri çıkar bu iddialara kesin ve net bir yanıt verir..

Zarrab davası ne kadar milli!

MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin deyişiyle kirli şahıs (Reza Zarrab) bir sürü fırıldak çevirmiş..

Türkiye’nin menfaatlerini kolluyorum ayağıyla cebini doldurmuş..

Mesele Türkiye’nin menfaati olsaydı, işini görmek için rüşvet dağıtmaya ihtiyacı olmazdı!.

***

Bu sebeple dava milli dava değil..

Bu sebeple dava Türkiye’nin davası değil..

Bu sebeple iktidarın göğüslememesi gereken dava.. İktidarın sahip çıkmaması gereken dava..

***

Dava mecrasında aksın.. İktidarı kandırıp, Türkiye’ye para kazandırıyoruz ayağıyla cebini dolduranlar yargılansın..

Bundan iktidar zarar görmez!.

Keşke zarar göreceğim paniğiyle zamanında yargılanmalarını sağlasaydık.. İş bu hale gelmezdi.. Zarrab denen (Bahçeli’nin deyişiyle; şarlatan) zat hesabını bizim yargıya verseydi..

Faturayı biz kesseydik..

Faturanın meblağını beklemek zorunda kalmasaydık..

Neyse iş işten geçti..

***

Bu konuda Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu’nun görüşüne katılıyorum..

Bu dava milli değil..

Ama Türkiye tazminata mahkûm olursa milli sonuçları olacak..

Çünkü kesilen cezayı vergilerimizle biz ödeyeceğiz..

Peki, ya komisyon alanlar..

Rüşvetle iş yaptığı iddia edilenler..

Onlar açığa çıkmayacak mı/çıkarmayacak mıyız?