Mehmet Tezkan

Mehmet Tezkan

mtezkan@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Doğru, konu pazar gününe uygun değil ama mecburiyet!.. Bahar ayına çifte terör tehdidiyle girdik..
Avrupa’nın bir derdi var..
Bizim iki..
Onlar sadece IŞİD denen terör örgütüyle uğraşıyor.. Daha doğrusu kendi IŞİD’leriyle..
Yabancı savaşçı denilenlerle..
Brüksel’den, Amsterdam’dan, Berlin’den, Paris’ten kalktılar, Suriye’ye gittiler..
Çoğu Türkiye üzerinden gitti..
Güya, Esad zulmüne karşı savaşmak için gittiler.. Güya, muhaliflere destek olmak için gittiler..
Gerçekte kendi cihatlarını ilan etmek için gitmişler..
Bir araya geldiler, yerel cihatçılarla birleştiler.. IŞİD ordusunu kurdular.. Veya IŞİD ordusuna katıldılar..
-
Türkiye’den de giden çok oldu..
Merdiven altı Kuran kurslarında yetişenler IŞİD ordusuna katıldı..
Yerli IŞİD’i, Türk IŞİD’i kurdular..
Bağımsız hücreler oluşturdular..
Avrupa da, Türkiye de gidişatın hayra alamet olmadığını geç fark etti.. Yabancı savaşçıları takibe aldı, yabancı savaşçılara set çekti ama iş işten geçmişti..
Türkiye 3 bin 500 kişiyi ‘yabancı savaşçı’ kaydıyla sınır dışı etmiş ama o kişilere kendi ülkeleri hiçbir şey yapmamış!..
Gerçi ne yapabilirlerdi ki!.. Hangi örgütten, hangi eylemden suçlayıp hapse atabilirlerdi ki..
Uzağa gitmeyelim.. İstiklal Caddesi’nde kendini patlatan adamın terörist olduğuna dair en küçük bir kayıt yok..
IŞİD bu yüzden çok tehlikeli.. Bizim için de Avrupa için de dünya için de.. Bünyesinde o güne kadar bu tür olaylara karışmamış o kadar çok kişi var ki..
-
Brüksel’e kızıyoruz.. Terörist savaşçı diye sınır dışı ettiğimiz Bakraoui hakkında hiçbir işlem yapmadınız, gördünüz mü başınıza geleni diyoruz.. Güvenlik zafiyetiyle suçluyoruz ama daha beterini yaşadık..
Canlı bombacılar listesinde olan.. Resmi yayınlanan, resmen aranan adam Ankara Gar’ında kendini patlattı.. Tabii hemen güvenlik zafiyeti gündeme geldi..
O günlerde Başbakan kendini şu sözlerle savunmuştu:
‘Elimizde canlı bombacıların listesi var ama eylem yapmadan onları tutuklayamayız..’
Eylem yapınca da zaten!..
-
Sadece IŞİD’le uğraşsak neyse, başımızda bir de PKK terörü belası var.. Güneydoğu’da şehir savaşı sürüyor.. Şimdi de Silvan’da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.. Nusaybin’de, Yüksekova’da şiddetli çatışmalar var.. Güneydoğu’da şehir savaşı sürdüğü sürece büyük kentler canlı bomba tehdidiyle yaşayacak..
-
Soru şu; ne yapacağız?
Devlet ne yapmalı, biz ne yapmalıyız?
Devlet doğru ve güvenilir bilgilerle halkı uyarmalı.. Tehdit varsa, istihbarat alınmışsa halkla paylaşılmalı..
Almanlar yaptı.. Okullarını, konsolosluklarını bir günlüğüne kapattı..
Bu güvenlik zafiyeti değil..
Bu güvenlik tedbiridir..
-
Şu bölgeye dikkat.. Şu alışveriş merkezi tehdit altında.. Şu okul hedefte gibi açıklamalar yapan devlet küçülmez.. Teröre teslim görüntüsü vermez.. Tersine, vatandaşını zamanında uyardığı için yücelir..
Bize de düşen bu uyarılara harfiyen uymaktır..
Bunun içinde vatandaş-devlet ilişkisinin tam güvene dayanması gerekir..
Tam güven..
-
Vatandaşına saygılı devlet..
Devletine güvenen millet..
Aradaki yapışkan hukuk devleti.. Hukukun üstünlüğü.. Hukukun gücü..
Çifte terör belasını ancak böyle yeneriz..
İyi pazarlar!..