DEMOKRASİ REJİMİ MECLİS’TE BAŞLAR

Birkaç defa altını çizdim.. Meclis Genel Kurulu işlevsel hale getirilmeden demokrasi konusunda bir arpa boyu yol alamayız..
Yeni anayasayla eşzamanlı..
Hatta daha da önce bu işi kotarmalıyız..
Bütçe maratonu sistemin tıkandığını gösterdi..
Haber Türk’ten Muharrem Sarıkaya yazdı.. Kimse ne denildiğini dinlemiyormuş bile..
Muhalefet milletvekilleri kendi aralarında sıkı muhabbette.. İktidar milletvekilleri bakanların peşinde, iş takibindeymiş..
Uğultudan hatiplerin sesi duyulmaz hale gelince Meclis Başkanı, uyarmak zorunda kalmış..
Peki milletvekilleri neden ilgisiz?
Meclis’in işlevsiz olmasından.. Çoğu zaman yasa tekliflerinin virgülü ellenmeden geçmesinden..
Milletvekili ne yapsın?
Diyelim ki, hayati bir yanlışı yakaladı.. Kürsüye çıktı anlattı, sonra!
Sonrası yok, vekil kürsüye çıkıyor ama ‘yanlışı’ değiştiremeyeceğini bile bile çıkıyor..
*
Bu yeni bi durum değil..
Ankara’ya heyecanla gidenin, bir süre sonra heyecanı kalmıyor.. Çünkü görüyor ki elinden bir şey gelmiyor..
Bizim meslekten siyasete atılan birkaç kişiyle bu durumu konuşmuştum..
‘Meclis’e memur gibi öğrenci gibi gidip geliyoruz.. El kaldırıp indiriyoruz’ demişlerdi..
Demokrasicilik oyunu mu desek?
*
Vekiller özgürleşmediği sürece, vekiller gerçekten vekil olamadığı sürece, Meclis’in aktif meclis olması zor.. Meclis’in yasa yapıcı meclis olması zor..
Olsa olsa bugünkü gibi yasa onaylayan meclis olur..
Somut örnek..
Şike yasası!.. Vekiller ne yapmışız dediler kendi çıkardıkları yasayı değiştirdiler..

Parkı, heykeli serbest..
Anmak terör suçu!

Son zamanlarda gözaltına alınan, tutuklanan, bir yıl, iki yıl hapis yatan gençlere yönelik suçlamalara bakıyorum..
Deniz Gezmiş’i, Mahir Çayan’ı andıkları için suçlananlar var..
Geçenlerde, İzmit’te 15 kişi bu sebeple tutuklandı; Deniz Gezmiş’i anmak, ulaştırma zammını protesto etmek..
Garip bi durum oldu..
Deniz Gezmiş’i İzmit’te anmak suç ama..
İstanbul’da parkına gitmek serbest.. Biliyorsunuz Ataşehir Belediyesi Deniz Gezmiş Parkı açtı..
Deniz Gezmiş’in üç metrelik heykelini dikti.. Heykelin kaidesine idama giderken söylediklerini yazdı..
Demek ki terör suçu değil..
*
Acayip bi durum değil mi? İzmit’teki gençler otobüse atlayıp Ataşehir’e gelip Deniz Gezmiş’i Deniz Gezmiş Parkı’nda, heykelinin önünde ansalardı ne olacaktı?
Yine tutuklanırlar mıydı?

Fransa’ya kızalım da, 301’i de unutmayalım..
Fransa gibi bir ülkenin, özgürlükler ülkesinin böyle bir yasayı kabul etmesi anlaşılır gibi değil..
Türkler, Ermenilere soykırım yapmamıştır demek suç olur mu?
Oldu...
Gerçi daha senato aşaması var.. 22 Şubat’a kadar çıkmazsa kadük oluyor..
Büyük ihtimalle kadük olacak..
Neyse..
Peki, tam tersi suç olur mu?
1915 soykırımdır demek!.. Aynı mantıkla bakarsak olmaması lazım..
Ama o da oldu.. Suç sayıldı..
Fransa’da değil Türkiye’de oldu.. Hrant Dink’e bu sebeple 301. maddeden dava açıldı..
Soykırım diyerek Türklüğe hakaret ettiği iddiasıyla..
Fransa’nın yaptığına hayretle bakanlar, böyle bi suç nasıl olur diyenler 301. maddeyi unutuyor..
O madde yürürlükte.. Bakan’ın onayına bağlı ama yürürlükte..
Fransa’nın yaptığı saçmalığa kızarken, fırsat bu fırsat kendi bahçemizi temizlesek!