Çamlıca’ya cami projesi dindar kesimde sıkı tartışma yarattı.. Beklemiyordum..
Camiye karşı çıkmanın dinsizlik sayıldığı hâkim anlayışken, dindarların cami tartışması başlatmaları sürpriz oldu..
Gerçi geçmişte Diyanet, yeteri kadar cami var artık yapmayın diye uyarmıştı.. Mimarisi kötü, gecekondu mantığıyla yapılan camilerden şikâyet etmişti ama olsun..
Hâkim anlayış camiye karşı çıkanın gâvur olduğudur!..
Neyse..
Projeyi Başbakan açıkladı..
Yerini yurdunu gösterdi.. İstanbul’un her yerinden görüleceğini söyledi..
İşte tartışma da bu söz üzerine çıktı..
*
Camiyi savunan dindarlar ecdadın yaptıklarından büyük olmasını istediler.. Minarelerinin eşi benzeri olmamalıymış.. Dünyanın en uzun minaresi olmalıymış.. Bir milyon cemaat kapasiteli yapılmalıymış.. Kubbe çapı 60 metre olsunmuş.. Uzaktan gören bile vay be  desinmiş..
Camiyi görmeye Çamlıca’ya gidecekler için teleferik yapılması bile düşünülüyormuş..
Mimar adaylarının söylediklerine bakılırsa cami olmakla kalmayacak ‘Guinness’lik olacak!..
*
Çamlıca’ya cami yapılmasına karşı çıkan dindarlar ise cemaatsiz cami olmayacağını söylüyorlar.. İhtiyaç olmadığını, gösterişten öteye gitmeyeceğinin altını çiziyorlar..
Anlamsız buluyorlar..
*
Başka tartışmalar da var..
Cami için ayrılan araziyi kimin kimden satın alacağı.. Caminin parasını kimin vereceği..
Adının ne olacağı..
Bu tartışma daha çok sürer..
Peki İstanbullu ne diyor? Öyle ya böyle durumlarda o kentte yaşayanların da fikrini almak lazım..
Gezici Araştırma Şirketi, Vatan gazetesi için İstanbullulara sormuş.. 39 ilçede, 21 mahallede, 2 bini kadın 4 bin kişiye sormuş..
Yüzde 58.4 evet demiş..
Evet cami yapılsın..
Yapılsın demişler ama çoğu Çamlıca’nın nerede olduğunu bilmiyormuş!..
Boğaz’ı da bilmiyorlarmış.. Boğaz’ı da hiç görmemişler..
Şaka yapmıyorum..
Cami yapılsın diyenlerin yüzde 69.7’si İstanbul Boğazı’na hiç gitmedim demiş..
Muhtemelen cami yapıldıktan sonra da gidip görmeyecekler bile..
Ama istiyorlar..

 

Sayın Davutoğlu kime inanalım?
Baştan söyleyelim..
Dışişleri’nin de askerlerin de doğru bilgi vermemesi Suriye’nin haklı olduğunu göstermez..
Suriye, uyarmadan uçağımızı düşürdü..
Suçlu..
*
Biz gelelim kendi meselemize.. Uçak düştükten sonra Dışişleri Bakanı ısrarla uçağın 13 mil ötede yani Suriye hava sahasının dışında füze ile vurularak dürüldüğünü söyledi..
Muhalefet liderlerine de söyledi..
Büyükelçilere de söyledi..
Kamuoyuna da söyledi..
13 mil ötede füzeyle dedi.. Şimdi bu iki iddiadan da vazgeçiliyormuş.. Ankara tezini revize ediyormuş!..
Uçağın denizin dibinde çekilen fotoğraflarında füze izine rastlanmamış.. Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Baki Kavun da geçen gün Fikret Bila’ya füze görüntüsü yok demişti..
Peki uçak nasıl vuruldu?
Füzeyle değilse uçaksavarla..
O zaman uçak 13 mil açıkta da değildi.. Suriye’nin iddia ettiği gibi kıyıya yakın ve çok alçaktan uçuyordu..
Böyle miydi?
*
Ne fark eder ki; bu uçağımızı düşürdükleri gerçeğini değiştirmez..
Doğru da başka şeyleri değiştirir..
BİR: Dışişleri herkesi yanıltmış olur.. Halkına doğru bilgi vermemiş olur..
İKİ: Uluslararası arenada itibarı zedelenir.. Türkiye’yi doğruyu söylemeyen devlet konumuna
düşürür..
ÜÇ: O uçağın orada ne işi vardı sorusunu sordurur..
DÖRT: Allah bilir Başbakan’ı bile yanılttılar.. Uçağın gerçek rotasını ondan da gizlediler..
BEŞ: Hani uçak radar sistemimizi test ediyordu..
ALTI: İddia edildiği gibi uçak Suriye hava sahasının içinde alçaktan uçuyorsa emri kim verdi?
*
Bir şey daha var.. Amerikan kaynaklarına dayanarak uçağın Suriye hava sahasında uçaksavarla vurulmuş olabileceğini yazan Wall Street Journal gazetesine demediğimizi bırakmadık..
Namert ilan ettik..
O gazetenin iddiasına yer veren gazetelere neredeyse hain muamelesi yapacaktık...
Daha iki gün önce; Dışişleri Bakanı Davutoğlu bana inanmıyorlar onlara inanıyorlar diye sitem etmişti..
Ne oldu?
Füze vurmadıysa uçağımız nasıl düştü?
Nerede düştü? Kaç mil ötede?

 

Uludere’ye uçak eklendi: Emri kim verdi?
Uçak, Dışişleri’nin bütün dünyaya ilan ettiği gibi..
13 mil ötede füze ile vurulmadıysa..
Esad’ın iddia ettiği gibi, uçak kıyıya yakın alçaktan uçarken vurulduysa akla hemen şu geliyor..
Uçağın o rotada uçması emrini kim verdi?
Uludere’nin yanına uçak da eklendi.. Uludere’de terörist diye köylüler bombalandı ya..
Altı ayı geçti soruşturma bitmedi.. Biteceği de yok..
Askerlerin açıklaması kimseyi tatmin etmedi.. Hele düşen uçakta söylediklerinin foslamasından sonra!..
Kamuoyu Uludere görüntülerini kimin analiz ettiğini, bombalama emrini
kimin verdiğini öğrenmek istiyor..

EtiketlerGenelkurmay