Erdoğan Köşk’e adaylığını açıkladı!

Daha önce söylemişti.. Bu kez öfkeli ses tonuyla tekrarladı.. ‘Tükürdüğümü yalamam’ dedi; ‘2011’de son kez milletvekili adayı olacağım.’
Yani iktidara da gelse.. Yeniden Başbakan koltuğuna da otursa..
Muhalefete de düşse buraya kadar mı diyecek?
Hayır..
O sözün anlamı başka..
Başbakan, 2012’de Cumhurbaşkanı adayı olacağını açıkladı.. ‘Son kez milletvekili adayıyım’ sözünün altını ısrarla çizmesi bu nedenledir..
* * *
Gelelim ayrıntılara..
Peki neden şimdi söyledi? Daha üç yıl var, köprülerin altından çok sular akar..
Nedeni şu..
Herkes hesabını kitabını ona göre yapsın mesajı veriyor.. Kimse başka hesapların içinde olmasın..
Mesajın kapsama alanı içinde Cumhurbaşkanı Gül de var..
Sıra bende!
* * *
Gidişat belli.. 2007’de olduğu gibi bu seçimde de aynı zamanda Cumhurbaşkanı adayını belirleyeceğiz..
Hem Başbakan’ı seçeceğiz hem de Köşk adayını..
* * *
Kafalarda iki soru var..
BİR: Gül ne yapar?
İKİ: Erdoğan iki turlu seçimden çıkabilir mi?
* * *
İkincisinden başlayalım.. Başbakan kendine olan ilginin, sevginin, sempatinin AKP’nin çok üstünde olduğunu düşünüyor..
İkinci turda karşısına çıkacak adayı çok rahat alt edeceğine inanıyor..
DTP ve Saadet oylarıyla, tamamı olmasa bile hatırı sayılır miktardaki MHP ve DP oylarının kendisine yöneleceğini hesap ediyor..
Bana sorarsanız daha üç yıl var, ama keskinleşen, kamplaşan bu siyasi yapıda zor görünüyor..
Yüzde 50 artı bir oy zor!
* * *
Dönelim ‘Gül ne yapar’ sorusuna..
Önünde üç yol var..
BİR: Köşesine çekilmek, 11. Cumhurbaşkanı olarak hayatını sürdürmek..
İKİ: Etkin bir uluslararası kuruluşun başına geçmeyi denemek.. NATO Genel Sekreterliği gibi..
ÜÇ: AKP’nin başına geçerek politikaya dönmek..
Bir dördüncüsü daha var ama Gül’ün bu yolu tercih edeceğini sanmıyorum..
Şu: Erdoğan aday olsa bile ikinci kez seçilmek için 12. Cumhurbaşkanı adayı olmak..



Müslümanlar katliam yapmaz mı?
Başbakan’ın ruh halini, karakter yapısını, meselelere nasıl baktığını hâlâ anlamamış olanlara küçük bir tavsiyem var..
Dün İstanbul’da yaptığı konuşmaları dinlesinler..
Birkaç kez..
Hakkında tutuklama kararı bulunan El Beşir Türkiye’ye gelecek diye ortalık ayağa kalktı ya..
Başbakan dedi ki.. Ben Darfur’a gittim soykırım tespiti yapmadık.. İslam dinine mensup olan bir insanın soykırım yapması kesinlikle mümkün değildir..
* * *
Yani..
Ben gittim gördüm, kararımı verdim, uluslararası kuruluşların raporları, kararları falan beni ilgilendirmez..
Olay bitti..
Zaten Müslümanlar soykırım yapmaz..
* * *
Öyle bir havada konuştu ki Müslüman diye iftira atıyorlara getirdi..
Salon alkışlamaz mı?
Ağzım açık kaldı..
* * *
Bir kere.. Soykırım yapıldı diyen yok, katliam diyen var.. El Beşir için çıkarılan tutuklama kararı da bu yüzden..
Başbakan, Darfur’a gitmiş, soykırım tespit edememiş..
Katliam tespit etmiş mi?
Göçmen kamplarına sığınan insanları görmüş mü?
Onları da mı görmemiş..
300 bin insanın öldüğünü de söylememişler mi?
* * *
Çok düşündürücü bir yaklaşım bu.. Katliamın başrol oyuncusu Müslüman olunca katliam meşru mu oluyor?


Tuhaflık bizde galiba!.
Her Beşiktaş maçından sonra aynı muhabbet..
Yine kötü oynadık.. Yan pastan anamız ağladı.. Rakip on sekize giremez olduk.. Mayın mı döşemişler kuyu mu kazmışlar ne bizimkiler o alana gitmez oldu.. Hakan olmasa gebermiştik..
Yine kanser olduk.. Rahat bir maç göremeyecek miyiz? Maç seyrederken insanın canı sıkılır mı, valla sıkıntıdan patladım..
Beşiktaş muhabbeti dün yine benzer sözlerle akıp giderken Cem Dizdar araya girdi..
‘Bizde de bir tuhaflık var, konuşuyoruz, şikâyet ediyoruz ama her hafta seyrediyoruz.’