FRANSA’DAN ALINACAK ‘BAŞKANLIK’ DERSİ

Birkaç gündür yazıyorum.. Paldır küldür ‘yarı başkanlık’ sistemine geçtiğimizi iddia ediyorum..
Gerçi kazandaki su daha ateşin üzerine konulmadı.. Zamanı vakti gelince, kazan kaynatılmaya başlansın neler yazılacak, neler çizilecek görürsünüz..
Parlamenter sistemin kötülüğünden, yarı başkanlık sisteminin faziletlerinden bahsedilecek..
Birisinin koalisyon, diğerinin istikrar ürettiği söylenecek..
*
Bu konuları daha çok konuşuruz, çok tartışırız ama yeri gelmişken Fransa’ya bu gözle de
bakalım..
Biz de olmayacak işler orada gayet normal karşılanıyor..
‘İnkâr yasası’ 77 senatör, 65 milletvekilinin iptal istemiyle Anayasa Konseyi’ne gitti..
İmza verenlere bakıyoruz..
Her partiden senatör de var, milletvekili de.,
Dikkat her partiden!..
Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin partisinden de.. Bizde olsa!..
Bırakın imza atmayı, vekillerin aklından bile geçmez..
*
Şöyle düşünün.. Başbakan’ın istediği bir yasa Meclis’ten geçecek, o yasanın iptali için bazı AKP’liler de imza atacak..
Mümkün mü?
Veya iktidar partisinin istediği bir yasaya muhalefetteki bazı milletvekilleri de destek verecek..
Aman Allah!.
*
İki ülke arasındaki fark şurada.. Fransa’da dar bölgeli iki turlu seçim sistemi var.. Bu sebeple vekiller sırtını tamamen seçmene dayıyor..
Bizde vekili seçmen belirlemiyor, genel merkezler belirliyor.. Mesela Antalya’dan seçilen bir vekilin bir sonraki seçimde Bursa’dan, daha sonraki seçimde Trabzon’dan aday gösterilmesi başka nasıl izah edilebilir ki..
Dolu dizgin yarı başkanlığa giderken bu farkı yabana atmayalım.. Kilit orada..

Terörist olmak kolay olmamalı
Köşk’te dün önemli bir toplantı yapıldı.. Yasama-Yürütme-Yargı bir araya geldi..
Sızan bilgilere göre; daha hızlı, daha adil yargılama nasıl yapılırı konuşmuşlar..
Acaba, Malatya’da yaşananlar da gündeme gelmiş midir?
Meclis Başkanı oradaydı.. Başbakan oradaydı.. Yüksek yargı başkanları oradaydı, zemin müsaitti, Malatya kararları gündeme uygundu..
Hatta cuk oturmuştu..
*
Malatya’da olan şu.. Grup Yorum konserine bilet satmak, 8 Mart Kadınlar Günü etkinliğine katılmak, slogan atmak gibi gerekçelerle yargılanan dördü üniversite öğrencisi altı kişiye 1 ile 13 yıl arasında değişen hapis cezası verildi..
13 yıl!..
Katalog suçundan..
Biliyorsunuz.. Yürüyüşe, eyleme, protestoya katılan gençleri terör örgütü üyeliyle suçlamak, mahkûm etmek, terör örgütü propagandası yapmakla itham etmek sıradan bir olay haline geldi..
Birçok gencin başı yandı..
*
13 yıla kadar hapis cezası veren hâkim bile şikâyet etmiş.. ‘Bu kararlardan hoşnut değiliz. Yasaları uyguluyoruz, ceza yasasında inşallah lehte olur’ demiş..
*
Köşk bu talebi konuşmak için uygun zemindi.. Adalet Bakanı da oradaydı..
Dilerim konuşulmuştur..
Türkiye bu ayıptan kurtulmalı..
Terör örgütü üyesi olmak bu kadar kolay olmamalı!..

Prof. Özkan Başbakan’a bunları söyledi mi?
İlk yüz naklini gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan çok popüler.. İlgi odağı..
Büyük bir iş başardı, hak etti..
Başbakan’ın da yemeğe davet etmesi, iyi oldu..
Şık oldu..
Bilim adamına verilen değeri göstermesi açısından anlamlı oldu..
Merak ettim..
Baş başa ne konuştular?
Özkan yemek sohbetinin bir yerinde; ‘Sayın Başbakan, çıkardığınız kararname nedeniyle üniversitede hastaların yanına gitmem bile yasaklandı’ demiş midir?
Belki de ayıp olur diye mevzu etmedi..
Veya..
Başbakan başarılarının devamını dileyince..
‘Sayın Başbakan, biliyorsunuz özel izin olmadan bir daha ameliyat yapamam’ dedi mi?
‘Yasa gereği sadece muayenehanede bakabiliyorum, özel hastanede ameliyat yapabiliyorum’ diye hatırlattı mı?
Hatırlattıysa Başbakan ne cevap verdi..
Benimkisi merak işte..

Başbakan ‘Davos’u öyle bir silmiş ki..
Bu yıl Davos’ta yıldızı parlayan ülke Türkiye’ydi.. Davos’a giden herkesin ortak kanısı bu.. Bakanların da, bürokratların da, ekonomistlerin de, gazetecilerin de..
Hiçbir yıl böyle olmamıştı..
*
Başbakan da partisinin il başkanları toplantısında bu konuya dikkat çekmek istedi.. Orada yaşananları aktarmak istedi..
Ama Davos’u Davos demeden anlatmaya çalıştı..
İsviçre’de olanlar dedi..
Başbakan’ın İsrail Devlet Başkanı Peres’e ‘one minut’ çıkışını hatırladınız mı? Benim için Davos bitmiştir sözlerini..
Gerçekten bitmiş; adını söylemedi, ağzına almadı...