Ülke yazboz tahtasına döndü deyince kızıyor..

Ama gerçekten öyle oldu..

Milli Eğitim Bakanı dün çıktı, liselere giriş sınav sistemindeki değişikliği açıkladı..

Bu kaçıncı!.

Çocuklar dengelerini yitirdi!.

Dediler ki; sınav 60 soru olacak, 6, 7, 8’inci sınıfları kapsayacak.. Öğrenciler harıl harıl çalışmaya başladı..

Eski bilgilerini tazelemek için zaman tüketti..

Dün Bakan dedi ki; sadece 8. sınıfı kapsayacak ama 90 soru olacak..

Hoppala.. Üç aydır boşuna mı çalıştık!.. Niye değişmiş?

YÖK üniversite sınav sistemindeki soru sayısını artırdığı için, onlar da değiştirmiş..

Ne ilgisi varsa!.

***

Cumhurbaşkanı liseye giriş sınavsız olsun dedi.. Üniversite sınavının da değiştirilmesini istedi..

O günden beri Milli Eğitim de YÖK de patinajdan kurtulamıyor..

Allah aşkına yaptıkları nedir?

Biri çıkıp izah etsin..

Yenin sistemin TEOG denilen sınavdan ne farkı var? TEOG kasım ve nisanda yapılıyordu; yeni sistem bir güne, daha doğrusu 135 dakikaya indiriyor..

İşlem aynı..

Milli Eğitim’deki uzmanlara soruyorum; hani çocukların kaderini bir günde bir sınavda belirlemek yanlıştı..

Bakanlık sınavı kaldırıyoruz havası bastı ama kaldırmadı..

***

Yenisinin eskisinden önemli bir farkı var..

Fark siyasi..

TEOG’a herkes giriyordu, bu sınava isteyen girecek..

Böylece eğitim sisteminin defosu biraz olsun örtülecek.. Kendini yetersiz hisseden öğrenci sınava girmeyecek..

Zaten amaç da buydu..

Herkesin sınava girmesini engellemek.. Eğitimdeki kalitesizliğin üzerini örtmek..

***

Bakanlığın yaptığı siyasi de YÖK’ünkine ne demeli?

Mart ve haziran aylarında yapılan sınavları iki güne indirdi..

Sonuç; değişen bir şey yok.. Laf olsun torba dolsun..

Ha Ali Veli.. Ha Veli Ali..

Gazetecilik budur

ABD Başkanı köpürdü.. CNN International’ı suçladı..

‘Önemli bir yalan haber kaynağı ve ulusumuzu dünyada çok kötü temsil ediyor. Dış dünya onlardan gerçeği göremiyor’ dedi..

CNN cevap verdi; ABD’yi dünyaya karşı temsil etmek CNN’in görevi değil sizin göreviniz. Bizim işimiz haber yapmak..

***

Gazeteciliğin evrensel tanımı ve işlevi budur.. İktidarların sırtını sıvazlamak, iktidarlara hoş görünmek değil, gerçeği yazmak, gerçeği söylemektir..

Gökçek’in izleri siliniyor,  ya İstanbul!

Ankara’nın atanmış yeni Belediye Başkanı’nın görevini anladık..

1994 yılında beri Ankara’nın patronu olan Melih Gökçek’in izlerini silmekle görevlendirilmiş..

Fıskiyeyi kaldırdı.. Devasa dinozor heykelini söktürdü.. Dev kaleci ve futbolcu heykelini de söktürecekmiş.. Gökçek’in projelerini de durdurdu..

Anlaşılan o ki; amacı, Gökçek ismini 2019 Mart’ına kadar Ankaralılara unutturmak..

***

İstanbul’un atanmış yeni Belediye Başkanı da böyle bir misyon üstlendi mi acaba?

Kadir Topbaş ismini İstanbul’un hafızasından silmek gibi..

Görevi buysa işi hem kolay hem zor..

Niye mi?

Topbaş’ın vinçle kaldırılacak simgeleri yok..

Topbaş’ın bozduğu İstanbul silüetini de düzeltecek hali yok..

Haa, Kabataş’taki martı şeklindeki iskele projesini durdurursa, molozla 20 metre doldurulan Boğaz’ı Boğaz’a geri verirse, İstanbul teşekkür eder..

Minnetle anar..