HER HÂLÜKÂRDA GÜNAH KEÇİSİ..

İddia şuydu.. Genelkurmay 42 internet sitesi aracılığıyla hükümet aleyhinde kara propaganda yaptırmıştı..Bu durum Genelkurmay’a soruldu..

Kim mi? Futbol Federasyonu.. Ne karar alırsa alsın, şike mike bir kenara bırakılacak, canı yanan Federasyon’u suçlayacak..
Niye mi?
Diyelim ki; 26 klasör tutan belgelere, bilgilere baktılar, şike yapıldığına karar verdiler..
Ne olacak?
Federasyon mahkemenin önüne geçti, daha sanık durumunda bile olmayanları mahkûm etti..
İddianamesiz infaz yaptı..
Tutukluları yaktı denilecek..
Diyelim ki; şike yok kararı çıktı..
Bu sefer tersi olacak.. Bu insanlar niye tutuklu diye sorulacak.. Savcıyı zor durumda bıraktığı iddia edilecek.. Tutukluluk kararı veren mahkemeleri hiçe saydığı söylenecek..
Ve yine diyelim ki; bize yollanan belgeler yeterli değil, bir sonuca varamadık, haksızlık yapmamak için Lig başlasın sonra bakarız derlerse..
Suçlananlar tatmin olacak, ama bu sefer de ortalık birbirine girecek..
Federasyon’un bazı takımları kolladığı kanısı tribünleri saracak.. Bu işlere bulaşmayan takımların seyircisi protesto edecek.. Maçlarda nahoş olaylar olacak..
Federasyon her hâlükârda günah keçisi demem bundan..
*
O halde ne yapmalı!
BİR: Topu taca atmamalı.. Ligi dedikodunun, şaibenin kol gezdiği, belirsizliğin diz boyu olduğu ortamda başlatmamalı..
İKİ: Şike var veya yok bir karar almalı..
O kararının arkasında sonuna kadar durmalı..

Çiçek’in ifadesi çok önemli
İddia şuydu.. Genelkurmay 42 internet sitesi aracılığıyla hükümet aleyhinde kara propaganda yaptırmıştı..
İki siteyi de İrtica Eylem Planı’nı hazırladığı iddia edilen Albay Dursan Çiçek yönetiyordu..
Bu durum Genelkurmay’a soruldu..
13 sayfalık cevapta ‘Maksadı aşan haberler varsa hukuki sorumluluğu siteyi yönetenlere aittir’ denilince ipler koptu..
Bunun anlamı şuydu..
Albay Dursun Çiçek, hükümet aleyhindeki haberleri kendi kafasına göre yaptırdı, internet sitesine koydurdu..
Çiçek, savcıya gitti, ifade verdi.. Demiş ki; bu işler emir komuta zinciri içersinde yapıldı, Genelkurmay Başkanı Başbuğ dâhil 15 komutanın haberi vardı..
*
Doğru olabilir mi?
Benim aklıma yattı.. Çiçek’in ‘madem maksadı aşan bir durum vardı, neden o zaman idari soruşturma açmadılar’ demesi beni tatmin etti..
Genelkurmay’da emir komutayla bu tür işler yapılmışsa vay halimize..
Bu soruşturma diğerlerinden daha önemli..
Çünkü ‘halkı kandırmak’ suçu işlemişler.. Bireysel değil, topluca..
Tepeden aşağı doğru emirle..

Dershane krallığına çare aranıyor..
Milli Eğitim sonunda dershanelerle ilgili rapor hazırladı..
Raporun çekici yanı dershane veya özel ders geleneğinin MÖ 5. yüzyıla kadar gitmesi, Büyük İskender’e ders veren Aristo’nun ilk dershane öğretmeni kabul edilmesi..
Vahim yanı ise, yıllık 9 milyar ciroya ulaşan 4 bin 139 dershanenin eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldırdığı..
Daha da vahimini ben söyleyeyim..
Dershaneler okulların yerine geçti..
İlköğretimde de, lisede de kimse okulunu iplemiyor.. Çünkü okul sınava hazırlamıyor, hazırlayamıyor..
E, hayatımız da sınav olunca!
Evlerde verilen özel dersleri.. Sayıları bini bulan kaçak dershaneleri de ekleyin üzerine..
*
Dün üniversite sonuçları açıklandı.. İyi okullara girenlerin kaçı dershaneden geçmiştir..
Yüzde 99’u mu?
Ben size geçen yıl dershaneye giden öğrenci sayısını vereyim, gerisini siz söyleyin..
1 milyon 234 bin öğrenci..