HER KİTABI NEDEN LİSTE BAŞI?

Prof. Karatay neredeyse üç-dört yıldır hayatımızda.. Her çıkardığı kitap yok satıyor..
Geçenlerde dördüncü kitabını çıkardı.. Yine liste başı..
Diyet yazıyor satıyor, sağlık yazıyor satıyor, yemek kitabı yazıyor satıyor, obezite, diyabet yazıyor satıyor..
Neden?
Yazdıkları doğru da ondan mı?..
İyi de nereden biliyoruz!
Hiçbirimiz bu işin uzmanı değiliz ki.. Şunun yazdığı doğru, bunun yazdığı yanlış diyelim..
Hüküm verelim.. Ona göre seçelim okuyalım..
Çok satmasını buna bağlayamayız..
*
Eğitimi çok iyi, kitapları bu sebeple tutmuştur..
Çoğunun eğitimi iyi.. Sonra Karatay’ın muhteşem akademik kariyerini kim biliyor ki..
İnsanlar; kadına bak ya, ilk kalp nakli ameliyatını gerçekleştiren Bernard’ın ekibinde bile yer almış. Bu işi iyi biliyordur. Yazdıkları mutlaka doğrudur diye kitabını kapış kapış almadı ki..
*
Peki o zaman neden?
Beslenme programı işimize gelmiş olabilir mi?
Herkes sabahları kibrit kutusu kadar peynir, 2-3 zeytin, domates, salatalıkla idare edin derken, Karatay tereyağında pastırmalı yumurta yiyebilirsiniz dedi.. Zeytin sayısını 2-3’ten 8-10’a çıkardı..
Daha ilk kitabıyla kafaları altüst etti..
Diyetisyenler üç ana üç de ara öğün verirken, o ara öğünleri kaldırdı.. Tam tersi zararlı buldu..
Hatta iki öğün önerdi.. Sıkı kahvaltı akşama kadar idare edermiş..
Millet zayıflayacağım diye öğlenleri yağsız salataya talim ederken, o kebap verdi, döner verdi, pirzola verdi..
Çoğunluk zararlı diye lahmacundan uzak dururken, o hamuru ince olan lahmacunu sağlıklı besin ilan etti..
Baktığın vakit; söyledikleri, yazdıkları çizdikleri işimize geldi.. Yağsız tuzsuz sebzeye talim ederken pastırmalı kuru fasulyeye terfi ettik.. Dürüm yapamasak da Adana kebabı ilaç gibi geldi..
*
Özü şu.. Meşhur beslenme piramidi var ya.. Onu altüst etti.. Bir anlamda ters çevirdi..
Nasıl mı?
Piramidin daralan kısmında az yememiz gerekenler vardı..
Et gibi, yumurta gibi..
En altında, en geniş kısmında da bol tüketmemiz gerekenler yazılırdı..
Ekmek, makarna, pirinç gibi..
Eti yumurtayı verdi, ekmeği makarnayı yasakladı..
Damağımıza hitap etti..
Bu sebeple mi kitapları çok tuttu dersiniz?
Zannetmem.. Yıllardır beyinlere işlenen klişe var.. Diyetisyenlerin TV’lerde söyledikleri var..
Okullarda okutulan var.. Çocuklarımızın çizdiği beslenme piramidi var..
Yazdıkları bunlara aykırıydı.. Bu sebeple de olamaz..
*
O zaman neden?
Yeni kitabı nedeniyle Ali Kırca ile yaptığı söyleşiyi izlerken meseleyi anladım..
Sahici bulundu.. Bilimselliğin ötesinde yürekten söylüyor.. Sokaktaki vatandaşın diliyle anlatıyor..
Galiba çok satma nedeni bu..
Bir de şu var..
Karatay diyetini uygulayanların sonuç aldığı görüldü.. Gerçi sekizden sonra meyve dahil her şeyin yasak olması insanları yordu ama buna da çare bulanlar yok değil..
Sekizden sonra sadece şekersiz bitki çayı ile limonlu su serbest ya..
Bir arkadaşım çözüm üretmiş:
Limonu sıkıyorum su yerine içine çaktırmadan votka atıyorum, yanında bi şey istemiyor. Diziyle, maçla iyi gidiyor.
Kime çaktırmadan diye sordum..
Kendime dedi..
Ekledi; kitapta votka koyamazsın demiyor ki..
*
İyi pazarlar!

DİĞER YENİ YAZILAR