‘HER ŞEYE RAĞMEN EVET’

Bugün pazar siyasete bulaşmayalım.. Ama pek de uzak kalmayalım, kıyısında köşesinde dolaşalım..
Veya şöyle diyelim..
Ankara mahreçli siyasete değil de, o mahreçli siyasetin yaşamımıza etkisine bakalım..
Yaşam tarzına müdahaleye.. Toplumun yaşam tarzına ayar çekildiği zaman zaman gündeme gelir..
Küçük küçük hamleler yapılır, çarşı karışır..
Kimi şiddetli tepki gösterir, kimi küçük sesle eleştirir.. Hamle yapanlara yakın duranlar ‘ne var bunda ya’ diyerek haklı kılma çabası gösterir..
Son zamanlarda onların sesi hiç çıkmıyor.. Yaşam tarzına müdahaleyi içine sindiremeyenlerle artık endişeli modern diye alay etmiyorlar..
Gerçi alay edenler muhafazakar kesimlerden çok liberal demokrat aydınlardı.. Referandumda ‘yetmez ama evet’ diyenler..
Eskiden ‘yaşam tarzım’ diyene kızarlardı.. Amma takıntılısınız, bu ülkede herkesin dilediği gibi yaşama hakkı var, iktidarın tabii ki bazı tercihleri olacak derlerdi..
Şimdi kendileri şikayet eder hale geldi..
Şikayet edilmeyecek gibi de değil ki.. Eskiden gizli gizli, yavaş yavaş, küçük küçük yapılan müdahaleler, şimdi açık açık, kanırta kanırta yapılıyor..
*
Son haftalarda olanlara bakın..
Sadece THY’nin Türkiye hava sahasına içki yasağı getirme hamlesinden bahsetmiyorum.. Üstüne TRT’nin kadının omzunu göstermeme çabasını koyun.. O bölgeyi buzlayarak sansürlemesini..
Anadolu bozkırından başlayıp, Ege kıyılarına sarkan, Akdeniz’e inen, İstanbul’u çevreleyen, Boğaz’a taht kurmaya çalışan muhafazakarlaştırma meselesine girmeyeceğim..
Uzun mevzu.. Olan biteni anlamak için ders kitaplarına bakalım yeter..
En son Edip Cansever’in şiiri sansüre uğradı.. Cansever’in ‘Masa da Masaymış ha’ şiiri lise 4. sınıfta okutulan ders kitabında yer alıyordu.. Baskıya girerken birileri elini sokmuş, iki dizeyi atıvermiş..
Tıpkı..
John Steinbeck’in 1937 yılından beri okunan kitabını ahlaki bulmadıkları gibi..
Tıpkı..
Yunus Emre’nin 13. yüzyılda yazdığı şiirin akıbeti gibi..
Birileri o şiire de elini soktu, iki satırı kaldırıp attı.. Çocuklara zararlıymış.. Peki ne demişti de 700 yıl sonra sansüre uğramıştı Koca Yunus..
Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver sen onu, bana seni gerek seni..
Şimdi gelin Edip Cansever’in dizelerine bakalım..
*
Adam yaşama sevinci içinde/ Masaya anahtarlarını koydu/ Bakır kaseye çiçekleri koydu/ Sütünü yumurtasını koydu/ Pencereden gelen ışığı koydu/ Bisiklet sesini çıkrık sesini/ Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu/ Adam masaya/ Aklında olup bitenleri koydu/ Ne yapmak istiyordu hayatta/ İşte onu koydu/ Kimi seviyordu kimi sevmiyordu / Adam masaya onları da koydu/ Üç kere üç dokuz ederdi / Adam koydu masaya dokuzu / Pencere yanındaydı gökyüzü yanında/ Uzandı masaya sonsuzu koydu/ Bir bira içmek istiyordu kaç gündür / Masaya biranın dökülüşünü koydu/ Uykusunu koydu uyanıklığını koydu/ Tokluğunu açlığını koydu// Masa da masaymış ha/ Bana mısın demedi bu kadar yüke/ Bir iki sallandı durdu/ Adam ha babam koyuyordu.
*
İçinde bira sözcüğü geçen iki dizeyi sallayan eğitimcinin şiiri anladığını söyleyebilir miyiz?
Durumumuz şimdilik bu..
Bu ortamın oluşmasına yetmez ama evetçiler de önemli katkı yaptı.. Bir kısmı şimdi şikayet ediyor.. Peki, öteki kısmı ne yapıyor?
‘Her şeye rağmen evet’ diyorlar..
Ne diyelim.. İyi pazarlar!..

DİĞER YENİ YAZILAR