Geçen hafta Meclis komisyonunda iki önemli konu ele alındı..

İkisi de önemliydi..

İkisi de sosyal hayatı etkileyecek düzeydeydi..

Ama o kadar çok mesele var ki; gündeme gelemedi.. Televizyon tartışmalarında yer bulamadı..

Barzani’nin referandumu..

Ankara-Tahran-Bağdat yakınlaşması..

Türk ve Irak askerlerinin ortak tatbikatı..

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın istifa ettirilmesi..

Sırada başka belediye başkanlarının olduğu..

Ve en son dün başlayan İdlib harekâtı..

Bu kadar sıcak gündemin arasına kafasını sokamadı..

Nedir onlar diyeceksiniz Anlatayım..

***

İktidar müftülerin de resmi nikâh kıyması için yasa tasarısı hazırladı..

Müftü nikâhına ihtiyaç nerden çıktı? Buna neden gerek duyuldu?

Soru işareti..

Sağlam açıklaması yok..

Tasarı komisyonda görüşülürken müftü kelimesi müftülük olarak değiştirildi.

Yani..

İmamlara da resmi nikâh kıyma yetkisi getirildi..

***

Bu hamle din devletine gidişin altyapısı hazırlıkları gibi görünse de; değil..

Çünkü..

İslam dininde imam nikâhı da yok, dini nikâh da yok..

İkisi de uydurma..

Nikâh iki şahitle yapılan özel ve sivil sözleşme.. Osmanlı bu görevi cami hocalarına değil, kadılara vermiş..

Resmileştirmiş..

Peki, niye yapmaya çalışıyorlar?

***

Memlekette imam nikâhı diye bir yerleşmiş anlayış var.. Gelenekselleşmiş.. Resmi nikâh yaptıran imam nikâhı da yaptırıyor..

Bir nevi birlikte yolculuğa çıkışı duayla kutsamak gibi.. (Biz de yapmıştık.)

Muhafazakâr iktidar 2019 yarışına girerken muhafazakâr camiaya, bakın, yıllarca gayri resmi olan imam nikâhını resmi hale getirdik demek istiyor..

Artık camiye gidip veya evinize çağırıp imama nikâh kıydırırsınız yasası çıkararak puan toplamaya çalışıyor..

İslam’da yeri olmasa bile algı yaratmaya çalışıyor..

(Bu arada İslam’da yeri olmadığını bilen kaç kişi var?)

***

Bu değişiklik önemli mi; önemli..

Ama daha önemli bir gelişme var.. Doğum kaydında sadece sözlü beyan yeterli sayıldı.. Şimdi de var ama resmi evrak esas alınıyor.. Resmi evrak isteniyor..

Sözlü beyan zaten sakat uygulamaydı, daha da sakat hale getirildi..

Sözlü beyan çocuk evliliklerin kapısını açan bir uygulamaydı..

Sözlü beyan ikinci, üçüncü eş almanın yolunu açıyordu..

Kaldırılması gerekirdi ama iktidar daha da yerleşik hale getirmeye çalışıyor..

Kalıcı kılmak istiyor..

Efendim, beyanın doğruluğu mülkü amirlikler tarafından araştırılacakmış..

Bu işin göz boyama tarafı.. İki üç yıl sonra beyan etti?

***

Yasa çıkarsa..

15 yaşındaki kuma evde doğum yapacak, çocuk resmi eşin üzerine sözlü beyanla kaydedilecek..

15, 14, 13 yaşında kız almalar (kötü tabir ama böyle ifade ediyorlar) çoğalacak..

***

İktidara sorum şu..

İmamlara resmi nikâh kıyma yetkisi verilmesiyle..

Sadece beyana dayalı doğum kaydı hangi ihtiyaca cevap verecek?

İyi pazarlar!.