İSLAM’I KURTARMAK MÜSLÜMANIN GÖREVİ

Brüksel’de olağan dışı günler yaşanıyor.. Kırmızı alarm verildi.. Halkın evden çıkmaması, kalabalık yerlere gitmemesi istendi.. Metro kapatıldı, tramvay seferleri durduruldu, sinemalar, tiyatrolar kapalı.. Konserler iptal.. Kafeler boş..

Neden?

İslam adına savaştığını söyleyen gözü dönmüşler yüzünden..

Sadece Belçika’da değil..

İngiltere’de de, Almanya’da da, İtalya’da da terör alarmı verildi.. Fransa’da olağanüstü hal ilan edildi..

***

İçim cız etti.. Bu acıklı durum karşısında..

Avrupa’yı tehdit edenler, Ortadoğu’dan, Afganistan’dan, Pakistan’dan gitmedi, o topraklarda yetişti diyerek kendimizi avutuyoruz..

‘İslamofobi’ninsonucu görerek teselli arıyoruz..

‘IŞİD’çilerin çoğu Batı’dan geldi, dünyanın her yerinden geldi’diyerek coğrafyayla ilişkilendirmemeye çalıştırıyoruz..

Globalleştirmek istiyoruz, herkesin sorunuymuş gibi sunmak istiyoruz..

Aslında yaptığımız şu: Bu büyük sorunla yüzleşmekten kaçmak..

***

Çünkü; siviller de, din adamları da, devlet adamları da ne yapacağını bilmiyor..

Artık, ‘terörün dini, millet, ırkı, vatanı yoktur’ sözü bir anlam ifade etmiyor.. Bırakın Belçikalıyı, bırakın İngiliz’i, bırakın Fransız’ı bu söylem bana da bir şey ifade etmiyor..

Çünkü bu adamlar İslam adınaeylem yaptıklarını söylüyor..

İslam adına Ankara’da, Beyrut’ta, Paris’te bomba patlatıyor..

***

Bu çok büyük mesele.. Öyle, Maliki (Irak’ın eski Şii başbakanı) Sünnileri dışlamasaydı, Esad hapishanelerin kapısını açıp Sünni militanları bırakmasaydı, IŞİD olmayacaktı denilecek kadar basit değil..

Bugün IŞİD var, yarın MİŞİD olur.. Örgütle değil zihniyetle mücadele etmeliyiz..

Bu görev Müslümanlara düşüyor.. Batı’ya ihale etmekle olmaz..

Hep yazıyorum;İslam Ortaçağ karanlığından kurtulmadıkça; barış gelmez, huzur olmaz, akan kan durmaz..

Muhteşem Cumartesi

Şapka çıkarılacak gündü.. Önemli karşılaşmalar tespih taneleri gibi birbiri ardına sıralanmıştı..

Akşam üstü 4’te Nadal- Djokovic maçıyla maraton başladı.. Djokovic makine gibiydi.. Kusursuz, hatasız..

Maç bitti, Fener-Mersin maçına geçtik; 36. dakikaydı.. Fener ilk defa deplasmanda iyi futbol oynadı.. Gerçi Mersin’in rahatsız etmemesinin baskı yapmamasının payı büyük..

Mersin defansı Fener ofansının yanında refakatçi gibi dolaştı..

***

Akşam 7.15’te El Clasico başladı.. 700 milyon kişi seyretmiş.. Barcelona al-ver nasıl yapılır dersi verdi.. Ufkumuz açıldı.. Galatasaray-Antalya maçının ikinci yarısını yakalayabildik.. Heyecanı da futbolu da yakalamışız.. Uzatma dakikaları aman Allah’ım.. Rize’den sonra ikinci; 90 artı travması desek mi?

***

Günün finali yine tenisleydi.. Federer-Wawrinka maçı.. Federer, kortların unutulmaz ismi Sampras ekolüne geçtiğini ilan etti..

Servis vole, derin top vole..İlk fırsatta file önü..

Sekiz saat spor keyfi.. Muhteşemdi..

Suriye parası kafa karıştırdı!..

Türkiye’de iki milyon Suriyeli var ama kamplarda kalan 280 bin kişi..

Gerisi sokaklarda.. Kimi cepten yiyor, kimi iş bulmuş çalışıyor, kimi Avrupa’daki yakınından para bekliyor, kimi dileniyor..

Devlet yardım ediyor mu?

Bilmiyoruz.. Ama kamplardaki mülteciler için harcanan parayı biliyoruz.. Çünkü Cumhurbaşkanı yeri geldiğinde açıklıyor..

Mayıs ayındaki konuşmasında; 5.5 milyar dolar harcandığını söylemişti.

Ekim ayında bu rakam 7.5 milyar dolara çıktı..

Geçen hafta sadece kampta kalanlar için 8.5 milyar dolar harcandığını söyledi..

***

Mayıstan kasıma 3 milyar dolar harcamışız; 6 ayda.. Mülteci sayısı aynı, nasıl olmuş?

Bu hesaba göre kampta kalan Suriyelilere yılda 6 milyar dolarharcıyoruz!..

Kampta kalanların sayısı değişmediğine göre; dört yılda 24 milyar dolar harcamamız gerekir..

Son altı ayda 3 milyar dolar harcamışsak..

4 yılda 5.5 milyar dolar harcamamızın izahı ne?..

Son altı ayda havyarla mı beslemeye başladık!..

Rakamlar tutmuyor..