Kitap çalan kız!

Avukat Çiğdem Hanım göndermiş.. Çok hoş, çok anlamlı bir yazı.. Paylaşmak istedim..

Avukat Çiğdem Hanım göndermiş.. Çok hoş, çok anlamlı bir yazı.. Paylaşmak istedim..
* * *
Geçen gün duruşmadan çıktım, karnım da bir hayli aç!
Sabah kahvaltı dahi yapmadan saati bir ettim.
Yol üzerinde bir köftecinin önünden geçiyordum ki, burnuma mis gibi köfte kokuları gelmeye başladı.
Adeta yüzüme yüzüme çarpmaktaydı.
Canım da ne çok köfte yemek istemiş diye geçirdim içimden.
Girdim oturdum bir masaya, bir porsiyon köfte söyledim.
Yanında da kızarmış patatesle, ayran söyledim.
Yemeğimi afiyetle yiyip, çayımı yudumlarken çantamda taşıdığım gazeteye göz atayım dedim.
Gazetenin üçüncü sayfasında ilginç bir habere takıldım kaldım.
Sivas’ta genç bir kız kitapçıdan kitap çalarken yakalanmış.
Kitapçı, kızı polise teslim etmiş.
Haberi okur okumaz, ‘’İşte bu!’’ dedim.
Birden ülkenin geleceğine dair içimde ümit doğmuştu.
Kitap çalan o kız bu ülkenin kaderini değiştirecek, altüst edecekti.
Buna çok inanmıştım.
Ne siyasi kutuplaşma, ne yeniyle eskinin iktidar kavgası.
Asıl değişimi o kızın tek kişilik ferdi bir hareketi gerçekleştirecekti.
Hukukçu biri olarak bir hırsızlık vakasını onaylamam mümkün değil ama, ben kitapçının yerinde olsam o kızı affederdim.
Ya da o olay olduğu anda orda olmak isterdim. Kitabın parasını verip, olayı orada kapatmak isterdim.
Avrupa’nın en az kitap okuyan insanı bizim insanımız.
Böyle bir ülkede okumak için kitap çalana ceza mı verelim Allah aşkına!
Yanılmıyorsam Sırrı Süreyya Önder’den işitmiştim.
‘’Ekmek çalanın değil, emek çalanın cezası olmalı!’’ demişti güzel insan.
Ben de buna ilaveten, bu ülkede ekmek-kitap çalanın cezası olmamalı diyorum.
Yıllar yılı devrim olacak da çirkefi, pisliği temizleyecek diye bekledik.
Ne devrim oldu, ne de çirkef-pislik yok oldu.
Her türlü değişime, gelişime ayak direyen bir sistemin kementiyle boğulup kaldık.
Son zamanlarda beni ikisi etkiledi:
Bir kitap çalan o kız, bir de gönlümü çalan.



O kadar kolay olsa..
Başbakan daha önce de söyledi.. Dün tekrarladı..
Dediği şu; Her TOBB üyesi, işe bir kişi alsa 1 milyon 300 bin kişi eder.. İşsizlik üç puan düşer. Otomatikman yüzde 10’a iner..
Esnaf da katılsa..
Hopp! İşsizlik yüzde beşlerde!..
Bu kadar kolay mı?
Değil..
Ekonomistler ne der, ama bana hiç de akla yatkın gelmedi..
Keşke bu kadar basit olsaydı..
Kaba taslak hesap şudur.. Bir kişinin kalıcı istihdamı için 50 ila 70 bin dolarlık yatırım gerekir..
Bu hesapla Başbakan, 1 milyon 300 bin TOBB üyesine 70’er bin dolarlık yatırım yapın demiş oluyor..
Gerçekçi değil..
Hele bu ortamda nasıl yatırım yapacaklar ki!..


Duble yol..
AKP iktidarı fırsat buldukça yaptığı duble yollarla övünür..
Övünür de Bandırma-İzmir arası yedi yıldır duble yola kavuşamadı..
Türkiye’nin en işlek yoludur..
Hele yazın İstanbul’un bütün yükünü çeker..
Ne yazık ki acınacak halde!..
Karayolları diyecek ki, görmedin mi yapıyoruz..
Yıllardır yapıyorsunuz da bitmiyor..
Bu yıl da bitecek hali de yok..